|
|
Banu Güven'in Başbakan Tayyip Erdoğan'a yazdığı mektuba yer vermiştik.
Bu sefer, bir Açık İstihbarat okurunun Banu Güven'e mektubu var.
Facebook sayfamızda "Maske Düşüren" rumuzu ile yazan okurumuzun Banu
Güven'e mektubunu aynen yayınlıyoruz :
Açık
İstihbarat
-----------------------------------------------------------------------------------------
Sevgili Banu;
Sen beni tanımazsın ama ben seni iyi tanırım. Şöyle açıklayayım.
Medyanın görünen yüzündeki kahramanlar (!!!)siz siniz, görünmeyen
yüzündeki gerçek kahramanlarda kurumda çalışanlar olarak bizleriz.
Bizler gece gündüz demeden ç......alışır dururuz.
Kimi zaman bir kameramanla yan yana, kimi zaman bir muhabirle sırt
sırta. Kimi zamanda senin gibi medyatik, gazeteciliğinden çok fiziki
güzelliğini ön plana çıkartmak için saatlerce kanalın kuaföründen
çıkmayan tiplerle aynı araçta.
Malum güzellik dedik devam edelim son naktayı bu kısım için koyalım.
Kısa boyunu göremeyen televizyondan bakan kişiler seninle tanışmak için
can atıyorlar ya buna şaşıyorum. Her neyse. Yüz güzelliğini açığa
çıkarmak değil amacım. Aksine ruhundaki çirkinlikleri sıralamak.
Duydumki başbakana mektup yollamışsın.
Aynı şuna benzedi senin olay. Emekli
olduktan sonra TSK içindeki gizli kalmış bazı olayları ifşaa eden
paşalara. Sende EN Tİ Vİ den zorunlu emekli edildikten
sonra başlamışsın feryad-ü figana.
Eh be Banu, ah be benim meşrebi geniş ablacığım. Doğruları demen için
illa işsiz kalmanmı gerekirdi. RTE ye illa işsiz kaldıktan sonramı
veryansın etmeliydin ha ? Kaç
kere söyledik AKP döneminde gazetecilik mesleği iğfal edildi diye, sen
ve gibiler sustunuz.
Meslek meslek olmaktan çıktı cıvık cıvık kaygan, omurgasızların elinde
iki paralık oldu dedik yine sustunuz suskunlar ordusu oldunuz. EN Tİ Vİ
gibi ulusal bir kanalda çalışarak kariyerini ilerletmek için ne kadar
yalan haberler yazdın, ne kadar asılsız iddialarla suçsuz insanların
günahına girdin ?
Hiç düşündünmü Ferit Şahenk Sabetayının ticari kaygılarını Türk devlet
ve milletin çıkarlarının önünde tuttunuz hep. Mesleki kavramların
iğfale uğrarken sessiz sessiz koyun gibi bakıyordun, biz ise sen ve
gibilerini uyarmak için olmadık taklalar atmaya çabalıyorduk.
Ne çare ?
Siz mangalda kül koymuyordunuz, bizler ise size göre paranoyak şizofren
bir takım marjinal sürülerdik. Sandınki bu kervan hep yürüyecek
ürdüğünüz sürece öylemi ?
Ah be benim güzel ablam. Eh be meşrebi geniş Banu ablam. Sistem bu. Kullanılırsın,
kullanılırsın işin bitince bir paçavra gibi çöp tenekesine yollanırsın.
Sahibinin sesi olmanın getirisi parasal yönde bir yere kadardır. Ama
bir zaman sonra popondan yediğin tekmenin acısını oturduğun Taksim deki
evinin kirasını ödeyemediğinde anlarsın.
Sonra da bas bas bağırırsın, sağa sola olmayacak seni duymayacak, asla
sana itibar etmeyecek hemde RTE ye mektup yollarsın.
Hak bela vermez, kul azmayınca demiş atalarımız. Azdın, azdın, azdın.
Sahibin Ferit
RTE'te Masonik SELAM ÇAKACAK, sende absürd sorular sorup gazeteci
olduğunu hatırlayacaksın öylemi ? O selamın acısı birilerinden
çıkacaktır. İlk senden çıkmadı. Ağır olanı sana patladı.
İlki Mirgün Cabas'a patladı. Şimdi yapmış olduğu dalkavuklukların
hatırına bir yere kadar EN Tİ Vİ de PROGRAM YAPIYOR. ÇİÇEK BÖCEK
TÜRÜNDEN.
Haa ben neden ikidir meşrebi geniş diyorum onuda derdim ama hayatın
beni ilgilendirmez. Kaldıki Açıkistihbarat bunu yayınlamaz. ÖĞRENMEK
İSTEYEN BANA ÖZEL MESAJ YOLLASIN.
Şimdi işsiz kalmışsın, ağlamaya az kalmış, oynatmaya az kalmış doktorum
nerde diye zırvalıyorsun. Fatma Sibel Yüksek gibiler, Murat İde
gibiler, Nedim Şenerler, Ahmet Şıklar ve neleeer kimler yok edilirkende
keşke böyle sessizliğini bozsaydın.
Kitleler senden son osmanlı torunlarından Büyük Hakan Abdülhamit'in
torunu Adile Osmanoğluna canlı yayında yapmış olduğun hakaretleri
unutmadı.
Unutmaaaaz, unutmayız. Yukarıda da dedim ya. Azdında azdın. İşi
Osmanlıya hakarete varana kadsar ilerlettin. Sahibinin soyu Osmanlı
zamanında burjuva olmuştu ama yinede Türk milletine olan kinlerini
sizin gibi meşrebi kazan sözde gazetecilerle alıyorlar.
Siz hiç bir zaman bunu anlayamayacaksınız. Ama daha dur.. Daha çoook
böyle mektuplar yazacaksın çok. Layık olduğun gibi yaşayacaksın...
Burada mektubuma son veriyor yanaklarından öpüyorum..
|