Siyaset16 Mayıs 2005 00:00
Apo'ya AB işi - BEHİÇ KILIÇ
Bilmem hatırlıyor muyuz, birkaç gün önce Abdullah Öcalan ve müritlerini neşelendiren bir karar geldi AB (miz) den!?. Hani yani Fener-GS durumları gibi ciddi meseleler tırmanmışken Apo-mapo kimin ipindedir de..! Cumartesi Akşamı Hulki Cevizoğlu, ekranda millete bir takım durumları anlatmak için kendini yırtıyordu da bu arada “Bu saatte halkımız öbür kanallarda kim kimin kaynanasını beceriyor programlarına yoğunlaşmıştır“ gibisinden serzenişte bulundu. Biz de yazının girişini o bakımdan yani..!Neyse, gene de diyeceğimizi diyelim.. cleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgbuscopan link buscopan pluscialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
Bu Apo meselesinde,taa en başından beri “gıllı gışlı” iş hep vardır!. Ortaya çıktığı 12 Mart dönemleri, ortadan kaybolduğu 12 Eylül dönemleri, Devleti kurşunlattırmaya başladığı 80 li dönemler, yakalanışı İmralı’ya postalanışı falan hep “Kurtlar Vadisi” ilgi alanında gibidir.
Devrin Cumhurbaşkanı;
“Bunu bize Amerikalılar verdi” diyor...
Amerikalılar “bunu bize verirken” ne dediler “emanete alın,sonra sizden alıp başınıza siyasetçi yapacağız !” dediler mi!?
Amerikalılar “bunu bize verirken” memleketimize, dolaylı olarak Ecevit, Bahçeli, Yılmaz Koalisyonu’nu da hediye ettiler. Aziz milletimiz Ecevit’i, birazcık da Bahçeli’yi “Apo kahramanları” olarak sandıktan çıkarıverdi. Onlarda koalisyonun topal bacağını Mesut Yılmaz’ı bağırlarına basarak tamamladılar.! Böylece ulusal-milli birliktelikte, AB’ye giden yolun Diyarbakır’dan geçtiği inancı ile kol kola yürümeye başladılar. Bu yönetimde ekonomik krizlerle sersem sepelek hale gelen, milyarlık hortumlarla perişan olan milletimiz, süklüm büklüm tıkıldığı İmralı’da rahata erip çetesine yeniden hükmetmeye başlayan Apo’nun semirmesini farkedemedi ve farketse bile yapacağı fazla bir şey yoktu..
Memleketin efendileri AB diyor peygamber demiyorlardı, efendiler, AB’den gelen taleplere kayıtsız şartsız uyulması için, kontrolde tuttukları siyasilere bastırıyorlar, medyanın yularını toplumu bu yönde etkiletecek biçimde çekiştiriyorlardı.Ve Abdullah Öcalan Avrupalıların koruma zırhına sahipti. O artık kelleyi kurtarmanın ötesinde, serbest kalıp Türkiye’yi nasıl yöneteceğinin hesaplarını yapıyordu.!
Yeniden yargılanması ne demek?..
Baykal, Gazeteci Fikret Bila’ya bunu şöyle anlatıyor “AİHM Büyük Dairesi bu yönde karar verse bile Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi aşamasında, hükümetin yeniden yargılamaya yol açmayacak bir karar alınması için etkin faaliyet göstermesi gerekir. Yeniden yargılama Türk halkı için kırıcı, rencide edici olur. Bunu hükümet de biliyor ama karşı tutum alamıyor. Bu nedenle konuyu özünden koparıp şekil şartıymış gibi göstermeye çalışıyor. Oysa kararın özü siyasidir. Öcalan, bütün dünyanın gözü önünde, şeffaf biçimde yargılanmıştır.
Öcalan, suçlu olduğunu mahkemede söylemiş, özür dilemiş durumda. Şimdi kararı değiştirecek yeni delil mi ortaya çıktı ki yeniden yargılama için baskı yapılıyor? Kararın esasını değiştirecek bir durum yok. Ama, yeniden yargılanırsa, bu ortamı istismar edeceği kaygısını taşıyoruz. Avukatları aracılığıyla göndermeye çalıştığı mesajları mahkeme sırasında doğrudan iletme olanağı bulacak. Savunma diye siyasi propaganda yapacak. Öcalan lehine gösteriler, mitingler tertip edilecektir. Af kampanyaları başlatılacaktır. Türkiye'ye baskı artırılacaktır. Türkiye'nin tartışmayacak biçimde haklı olduğu bir konuda salt AB baskıları yüzünden boyun eğmesi kabul edilemez.
Ne var bunda canım yaklaşımı esas alınırsa taleplerin arkası da kesilmez."
Aynen öyle,talepler bitmeyecek...
PKK çetesi yeniden yargılama sonucu Abdullah Öcalan’ın serbest kalacağını, bütün çeteye af geleceğini ve Türkiye’ye el koyacaklarına inanıyorlar! Avrupa’da beslendikleri odaklarda bu yönde açıklamalar yapıyorlar.
Tehditlerle ortaya çıkıyorlar.. Militanlara şu mesajlar veriliyor...
“Bu davayı APO'ya özgürlük mücadelesi haline getireceğiz. Ve
bu hedefi başarana kadar Kürdistan'ın dört parçasında(Türkiye, Irak, İran, Suriye topraklarından bahsediyorlar) ve yurtdışında diplomasiden, serhildana (ayaklanma) kadar her türlü direniş mücadelesini yükselteceğiz. Bu temelde, başta gençler ve kadınlar (Kadın ve çocukları öne düşürecekler) olmak üzere halkımızı ve dostlarımızı, süreç karşısında duyarlı olmaya, Önder APO ile daha çok bütünleşmeye, AİHM kararını k büyük ve tarihsel bir halk mücadelesinin başlangıcı yapmaya çağırıyoruz”
11-12 yaşındaki çocukları bayrak yakacak şekilde, Türk düşmanlığı ile bileyen milis ailelere sahip olan, bu aile görünümlü milis hücreleri varoşlara yerleştiren, şehir menkezlerine kapkaçla, mafya ile kontrol altına alan silahlı çete, İmralı seferberliği başlatmış durumda...
Merak ediyorum, acaba bu kırmızı alarmlık durumun değerli gençlerimiz başta olmak üzere milletimizin ne kadar ilgi alanında bulunuyor..
Bu işlerin Fener-GS tepişmesi yanında hiç kıymeti harbiyesi var mı?..
Memleket elden gitmiyor mu?..
Bize “bişii” olmaz mı!!?
Devrin Cumhurbaşkanı;
“Bunu bize Amerikalılar verdi” diyor...
Amerikalılar “bunu bize verirken” ne dediler “emanete alın,sonra sizden alıp başınıza siyasetçi yapacağız !” dediler mi!?
Amerikalılar “bunu bize verirken” memleketimize, dolaylı olarak Ecevit, Bahçeli, Yılmaz Koalisyonu’nu da hediye ettiler. Aziz milletimiz Ecevit’i, birazcık da Bahçeli’yi “Apo kahramanları” olarak sandıktan çıkarıverdi. Onlarda koalisyonun topal bacağını Mesut Yılmaz’ı bağırlarına basarak tamamladılar.! Böylece ulusal-milli birliktelikte, AB’ye giden yolun Diyarbakır’dan geçtiği inancı ile kol kola yürümeye başladılar. Bu yönetimde ekonomik krizlerle sersem sepelek hale gelen, milyarlık hortumlarla perişan olan milletimiz, süklüm büklüm tıkıldığı İmralı’da rahata erip çetesine yeniden hükmetmeye başlayan Apo’nun semirmesini farkedemedi ve farketse bile yapacağı fazla bir şey yoktu..
Memleketin efendileri AB diyor peygamber demiyorlardı, efendiler, AB’den gelen taleplere kayıtsız şartsız uyulması için, kontrolde tuttukları siyasilere bastırıyorlar, medyanın yularını toplumu bu yönde etkiletecek biçimde çekiştiriyorlardı.Ve Abdullah Öcalan Avrupalıların koruma zırhına sahipti. O artık kelleyi kurtarmanın ötesinde, serbest kalıp Türkiye’yi nasıl yöneteceğinin hesaplarını yapıyordu.!
Yeniden yargılanması ne demek?..
Baykal, Gazeteci Fikret Bila’ya bunu şöyle anlatıyor “AİHM Büyük Dairesi bu yönde karar verse bile Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi aşamasında, hükümetin yeniden yargılamaya yol açmayacak bir karar alınması için etkin faaliyet göstermesi gerekir. Yeniden yargılama Türk halkı için kırıcı, rencide edici olur. Bunu hükümet de biliyor ama karşı tutum alamıyor. Bu nedenle konuyu özünden koparıp şekil şartıymış gibi göstermeye çalışıyor. Oysa kararın özü siyasidir. Öcalan, bütün dünyanın gözü önünde, şeffaf biçimde yargılanmıştır.
Öcalan, suçlu olduğunu mahkemede söylemiş, özür dilemiş durumda. Şimdi kararı değiştirecek yeni delil mi ortaya çıktı ki yeniden yargılama için baskı yapılıyor? Kararın esasını değiştirecek bir durum yok. Ama, yeniden yargılanırsa, bu ortamı istismar edeceği kaygısını taşıyoruz. Avukatları aracılığıyla göndermeye çalıştığı mesajları mahkeme sırasında doğrudan iletme olanağı bulacak. Savunma diye siyasi propaganda yapacak. Öcalan lehine gösteriler, mitingler tertip edilecektir. Af kampanyaları başlatılacaktır. Türkiye'ye baskı artırılacaktır. Türkiye'nin tartışmayacak biçimde haklı olduğu bir konuda salt AB baskıları yüzünden boyun eğmesi kabul edilemez.
Ne var bunda canım yaklaşımı esas alınırsa taleplerin arkası da kesilmez."
Aynen öyle,talepler bitmeyecek...
PKK çetesi yeniden yargılama sonucu Abdullah Öcalan’ın serbest kalacağını, bütün çeteye af geleceğini ve Türkiye’ye el koyacaklarına inanıyorlar! Avrupa’da beslendikleri odaklarda bu yönde açıklamalar yapıyorlar.
Tehditlerle ortaya çıkıyorlar.. Militanlara şu mesajlar veriliyor...
“Bu davayı APO'ya özgürlük mücadelesi haline getireceğiz. Ve
bu hedefi başarana kadar Kürdistan'ın dört parçasında(Türkiye, Irak, İran, Suriye topraklarından bahsediyorlar) ve yurtdışında diplomasiden, serhildana (ayaklanma) kadar her türlü direniş mücadelesini yükselteceğiz. Bu temelde, başta gençler ve kadınlar (Kadın ve çocukları öne düşürecekler) olmak üzere halkımızı ve dostlarımızı, süreç karşısında duyarlı olmaya, Önder APO ile daha çok bütünleşmeye, AİHM kararını k büyük ve tarihsel bir halk mücadelesinin başlangıcı yapmaya çağırıyoruz”
11-12 yaşındaki çocukları bayrak yakacak şekilde, Türk düşmanlığı ile bileyen milis ailelere sahip olan, bu aile görünümlü milis hücreleri varoşlara yerleştiren, şehir menkezlerine kapkaçla, mafya ile kontrol altına alan silahlı çete, İmralı seferberliği başlatmış durumda...
Merak ediyorum, acaba bu kırmızı alarmlık durumun değerli gençlerimiz başta olmak üzere milletimizin ne kadar ilgi alanında bulunuyor..
Bu işlerin Fener-GS tepişmesi yanında hiç kıymeti harbiyesi var mı?..
Memleket elden gitmiyor mu?..
Bize “bişii” olmaz mı!!?