Nagehan Alçı'nın "Ergenekon"cu Olduğunun Kanıtı - Açık İstihbarat Özel
Ülkede "ileri demokrasiye" geçildikçe , suçludan delile değil, delilden suçluya gidilmesi dönemi başladı diye sevindik halkça. Timsaha suçlu olduğunu itiraf ettiren yetenekli Türk polisi ve "önce asalım da sonra aklanırsın" şeklindeki yargı kara mizahı son bulacaktı netekim. Fakat görüldü ki; FBI ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından özenle eğitilen kadrolar artık suçludan delile gitmiyordu gitmesine de farklı ve çok ilginç bir yöntem geliştirmişlerdi. Biz bunun ismini 2008 yılında yazdığımız yazıda "Facebook Kriminolojisi" koyduk. cialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilodiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards
|
Ülkede "ileri demokrasiye" geçildikçe , suçludan delile değil, delilden suçluya gidilmesi dönemi başladı diye sevindik halkça. Timsaha suçlu olduğunu itiraf ettiren yetenekli Türk polisi ve "önce asalım da sonra aklanırsın" şeklindeki yargı kara mizahı son bulacaktı netekim. Fakat görüldü ki; FBI ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından özenle eğitilen kadrolar artık suçludan delile gitmiyordu gitmesine de farklı ve çok ilginç bir yöntem geliştirmişlerdi. Biz bunun ismini 2008 yılında yazdığımız yazıda "Facebook Kriminolojisi" koyduk. FBI'ın bu işler için özel olarak ilgili birimlere pazarladığı yazılımlar üzerinden şekillenen bu metodoloji, örgütsel ilişkiyi delillendirmek için bir fotoğrafı yeterli gören bir zihniyetin de teknik meşruiyetini sağladı. "Ergenekon" süreci boyunca insanlar sırf bir fotoğraf karesinde biriler ile beraber göründükleri için aylarca, yıllarca içeride yattı ve yatmaya devam ediyor. Rasim Görüm, o gün amcasının dükkanında verilen yemekte arkada yürürken göründüğü için aylarca o isimlerle "örgütsel ilişki" içinde olmakla suçlandı. Şile'de düzenlenen bir pilav gününde beraber pilav yenerken çekilen pozlar üzerinden Fikri Karadağ ile diğer sanıkların "örgütsel ilişkisi" belgelendi. Kemal Kerinçsiz, Muzaffer Tekin ve Sevgi Erenerol'un "örgütsel ilişkisinin" en önemli delillerinden biri olarak dosyada, bu üçlünün aileleri ile birlikte piknik sofrasında çekilmiş görüntüleri duruyor. Keza; Türk Ortodoks Kilisesi'nin senelik olarak dini bayramları vesilesi ile verdikleri yemeğe Sevgi Erenerol'u tanıdıkları için nezaketen icabet etmiş insanlar , bir kilisede "gizli toplantı" yapmakla suçlandılar. Delil, bir odada uzun masada oturmuş yemek yiyen insanların fotoğrafıydı. Veli Küçük ile Alparslan Arslan'ın bağlantısına dair kanıt olarak dosyada bulunan fotoğraftakinin ise Alparslan Arslan olmadığı , Azerbaycan Kongresindeki bir genç olduğu kanıtlandı. Ama bu fotoğraf üzerinden hizmet ettikleri odaklar için aylarca propaganda yapan "Ergenekon" vakanüvistleri (Bkz. Şamil Tayyar, Taraf görevlileri, vs.) fotoğraftakinin Alparslan Arslan olmadığı ortaya çıkan bu yalanları için tek satır özür dilemediler. Velhasıl; "Ergenekon" sürecinde sırf aynı fotoğraf karesinde yeraldıkları için çok insanın canı yandı, yanmaya devam ediyor. Eğer bir fotoğraf karesi bir insanın "örgüt üyeliği" için yeterli kanıt oluşturuyorsa , aşağıda , kendini demokrat olarak pazarlayan ve sabah akşam kocası ile birlikte çıkarıldıkları ekranlardan "Ergenekon" sanıklarına içi boş yüzlerce iftirada bulunan Nagehan Alçı'nın "Ergenekon" üyeliğinin kanıtını sunuyoruz. Aşağıda Nagehan Alçı, 2005 yılında "Ergenekon" sanığı Fatma Sibel Gürcihan'la samimi bir ortamda görülüyor. Tecrübe ile sabit olduğu üzere, bu fotoğraf ortaya çıktıktan sonra , "Ergenekon" savcılarının, Nagehan Alçı'yı çağırıp, "O masada niye oturdunuz?" ; "Fatma Sibel Gürcihan'la örgütsel ilişkiniz nedir?" tarzı sorular sorması içten bile değil . Star'ın "Ergenekon sürecinde atttığı yüz karası manşetlere benzer bir manşetle özetlememiz gerekirse: "Nagehan Alçı'nın Ergenekon'la bağlantı olduğunun iddia edilmesinden şüphelenildiği belirtiliyor" Geçen televizyon ekranlarında, Bedri Baykam'ı, Orhan Pamuk'u protesto gösterisi sırasında aynı kaldırımda bulunduğu için Kemal Kerinçsiz ve "ekibi" ile ilişki içinde olmakla suçlayan Nagehan Alçı'ydı. Veli Küçük - Kemal Kerinçsiz ilişkisine dair yüksek perdeden üfürüp, Veli Küçük'ün kızı Zeynep Küçük yayına bağlanıp yalanlarını tek tek yüzüne vurunca "ben öyle demedim" diye kıvıran da Nagehan Alçı'ydı. Utanmazlara sormak lazım.... "Ergenekon"la ilişkisinin uzun yıllar öncesine dayandığı ve örgütün Nagehan Alçı'yı o yıllardan liberal kanadın içine sızması için, "stay behind" propagandist olarak yetiştirdiği öne sürülür... "Kıyamet Alameti" kod adlı bir gizli tanık çıkıp bunla ilgili bir ihbar mektubu yazar... Ve savcılar bunu ciddiye alırsa ne olur acaba? Olmaz di mi Nagehan Alçı? Yeni derin devletin kalemşörlüğünü yapanlara hiç bir şey olmaz netekim. Ekranlardan sallamaya, resmi ağızdan konuşup bir de kendini utanmadan "liberal demokrat" diye satmaya devam. Biz yine de ne olur ne olmaz diye, bir gün gelip senin nasıl bir "Ergenekoncu" olduğunu kanıtlamak için kullanılır diye yayınlıyoruz.... Açık İstihbarat ![]()
|
||||
