Siyaset7 Haziran 2011 00:00

Siz Ey Zavallılar, Sonunuzu Düşünün - Mustafa Hasan Öz

“Partiler sadece seçim irtibat bürolarına bayrak asacaklar ve diğer bayraklar indirilecek, buna göre siz kendi bayraklarınızı toplayın yoksa biz toplatacağız” demesin mi? Tabi Hüseyin Oruç Bey de “ O halde önce AKP bayrakları ve yollardaki robotları kaldırılsın, görelim; biz o zaman kendimiz bayraklarımızı indiririz” dedi.   Şu işe bakın ki, Sayın Vali ve emniyet hükümetin diktatör baskısı ile dün dediğini uygulayamadı ve siyasete alet ediliverdi. claritin mazilo claritinekombo claritin mazilobuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus

Siz Ey Zavallılar, Sonunuzu Düşünün

Mustafa Hasan Öz - Ajans 5

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

07.06.2011



Seçim çalışmaları başlangıcında İstanbul Valisi Sayın Hüseyin Avni Mutlu ile partilerin SKM başkanları olarak makamında bir toplantı yaptık.

Toplantıya Vali Yardımcısı Valilik SKM Başkanı Yıldırım Kadıoğlu ve Emniyet Müdür Yardımcısı da vardı.


Sayın Vali konuşmasına:

“Seçim yasakları hepinizce malumdur, ama biliyoruz ki bayrakların asılması konusunda ülkemizde bir gelenek var. Herkes her yere bayrak asıyor. Buna çok engel olmak doğru değil. Bir şenlik havasında bu işler giderken sizler de birbirinize tahammül edin ve bayrakları indirmeyin, kesmeyin, engel olmayın ve gerginliklere meydan vermeyin. Hatta böyle yapan olursa bize haber verin ve biz kolluk kuvvetleri ile sizin yeniden asmanıza bizzat yardımcı olalım.”

Diyerek başladı. Sonra diğer konular da görüşüldü.

Bu bizim de hoşumuza gitti, çünkü her seçimde bayraklarımızın kesilmesi yüzünden kargaşa yaşıyorduk. Parti SKM başkanları da orada söz verdi ve müdahaleler olmayacak dediler. En çok da AKP SKM Başkanı Haydar Ali Yılmaz Bey’in söz vermesini istedik ve kendisinden söz aldık. Toplantıya katılanlar telefonlarını yazdılar, bu liste herkese dağıtıldı.

Sonra bendeniz bayraklarımızın kesileceği ihbarını aldım ve hemen AKP SKM başkanını ve Vali Yardımcımızı aradım ve endişelerimi dile getirdim. Böyle bir şeyin olmayacağını ve tedbir alacaklarını söylediler. Ama birkaç gün sonra bütün ilçelerde bayraklarımız kesilmeye, indirilmeye başlandı.

Sonra Sayın Vali 4 il başkanı ile bir toplantı daha yaptı. Saadet Partisi adına bu sefer İl Başkan Yardımcımız Hüseyin Oruç Bey katıldı. Sanki ilk toplantı yapılmamış ve görüşülmemiş gibi Sayın Vali

“Partiler sadece seçim irtibat bürolarına bayrak asacaklar ve diğer bayraklar indirilecek, buna göre siz kendi bayraklarınızı toplayın yoksa biz toplatacağız”

demesin mi?

Tabi Hüseyin Oruç Bey de “ O halde önce AKP bayrakları ve yollardaki robotları kaldırılsın, görelim; biz o zaman kendimiz bayraklarımızı indiririz” dedi.

Şu işe bakın ki, Sayın Vali ve emniyet hükümetin diktatör baskısı ile dün dediğini uygulayamadı ve siyasete alet ediliverdi.

Sonra ilçe belediyeleri bir taraftan, Büyükşehir Belediyesi bir taraftan yanlarına emniyet güçlerini de alarak sadece Saadet Partisi bayraklarını indirmeye başladılar. Bir sürü kriz yaşadık, kavgalar oldu, tahrikler oldu, kışkırtmalar oldu, gözaltılar oldu ve ortalık iyice gerildi.

Üstelik bunu da Milli Görüşçülere yapanlar, Milli Görüş ve lideri Cennetmekân Muhterem Erbakan Hocamızın vesilesi ile yetkili makamlara gelenler. Akıl alır gibi değil.

Ve son olarak gençler Haliç’e Merhum Hocamızın 600 metrekarelik bir resmini ve aynı ölçüde parti bayrağını 2 kilometre çelik halatla asıverdiler.

Türkiye’nin en büyük bayrağı ve posteri Haliç’te dalgalanırken ne yazık ki Belediye zabıtaları, itfaiye ekipleri yanlarına polisleri alarak bu bayrakları indirdiler.

Bu bayrak ve resim inerken İstanbul’un her tarafında AKP bayrakları asılı duruyor ve hiçbir başka partinin de bayrakları indirilmiyor. Üstelik Vatan Caddesinde Emniyet Müdürlüğü yanında AKP bayrakları dalgalanmaya devam ediyor.


Tabi bütün teşkilatlar infiale kapıldı ve Haliç’e yığıldılar.

Gece gündüz işinden, zamanından, parasından, sağlığından büyük fedakarlıklar yaparak bu çalışmaları yürüten Milli Görüşçülerin, devlet desteği, rantiye ve dış güçlerin desteği ile orantısız bir güçle ülkenin her tarafını bayrak, afiş ve bina giydirmeleri ile dolduran AKP’nin bu yaptığı diktatörlük uygulamasına tahammül etmesi mümkün değildi.


Saatlerce olay yerinde toplanan Saadet Partililer haksız uygulamanın ortadan kalkması için çaba gösterdiler. Büyük gerginlikler yaşandı, zapdetmede zorluk çektik teşkilat mensuplarını.

O Resim ve Bayrak gerekli tedbirler alınarak saatlerce uğraş sonucu asıldı, belediye ise hiç tedbir almadan kesiverdi ve halat koparıldı, elektrik direklerine çarptı, elektrikler kesildi, binalara zarar verildi. Şu işe bakın Allah aşkına. Bu ne küstahlık, ne aymazlık, ne rezalet.

Siz kimsiniz be!

Erbakan olmasa idi siz birer hiçtiniz.

O olmasaydı ne belediye başkanı, ne başbakan ne de cumhurbaşkanı olabilirdiniz.

O olmasaydı bu ülke çoktan müstemleke ülke olmuştu ve siz sürünüyor olacaktınız.

Dün O’nun elini öpüp bir yerlere gelmek için kırk takla atarken bugün bir resmine bile tahammül edemiyorsunuz.

Allah hepinizin cezasını verecek.

Bu millet de verecek.

Yazıklar osun size.

Siz bir gün yok olacaksınız ve Milli Görüş yine hep var olacak.

Bütün bunların hesabı da bir bir sorulacak.

Korktuğunuz da başınıza gelecek.

Biz Milli Görüşü ve Hocamızı asla size kurban etmeyeceğiz.

Allah bizimledir. Siz ey zavallılar, siz kendi sonunuzu düşünün!


                                                                 
Açık İstihbarat @ 2011