Öcalan Davası ve Unutulanlar - Neval Kavcar
“…Bazıları bu savaşın hoşnutsuzluk yarattığını, zorluklar doğurduğunu söylüyorlar. Peki halkı için ne kadar kan dökmüş, sen özgürlüğün için kan dökmezsen kim sana ülke verir, kim sana şeref verir?” (Abdullah Öcalan ME.D-TV’nin 31.12.1997 günlü Yılbaşı Özel Programında yaptığı konuşma) * * Abdullah Öcalan’ın bu konuşması, amacının Devleti hakimiyeti altındaki bir kısım topraklar üzerinde müstakil bir Kürdistan Devleti kurmak olduğunu göstermektedir. sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cena
|
Abdullah Öcalan davasının satır başları
aşağıda. Olup bitene “kültürel haklar” bağlamında bakan ve “PKK ile müzakere edilmeli”
diyenlerin dikkatine sunuyorum. * * PKK’nın kuruluş amacı “Bağımsız Kürdistan’ı” kurmaktır. 1980 sonrası, Suriye’ye geçen PKK lideri Öcalan, Filistin Halk Kurtuluş örgütü desteği ile Lübnan Bekaa’da PKK kampı kurar. 1983 yılında yine Suriye’nin yardımıyla Barzani ile
anlaşır. Suriye, Irak ve Lübnan’da eğitim tamamlanınca, 15 Ağustos 1984
günü Eruh ve Şemdinli’ye yapılan baskınla, Türkiye’ye karşı saldırıları
başlatırlar. Öcalan iddianamesine göre 1984’den, Öcalan yakalanana kadar PKK “6036 saldırı yapmış, 388 gasp suçu işlemiş, 1046 kişiyi kaçırmıştır.” “PKK çeteleri, sivillere yönelik saldırılarında tam bir vahşet sergilemiş; kadın, erkek, yaşlı, genç, bebek ayırt etmeden rasgele öldürmüşlerdir. Bazı vatandaşlarımız evlerinin içinde yanarak can vermiştir.” Eylemlerden örnekler: “11.09.1994 günü saat 22.15 sıralarında kalabalık bir PKK grubunun Tunceli İli Mazgirt ilçesi Darıkent Beldesine baskın düzenlediği, beldede bulunan Jandarma Karakolu’nu yoğun ateş altında etkisiz hale getirdikten sonra beldenin PTT ve belediye binalarına, sağlık ocağına girdikleri, PTT binasında bütün eşya ve evrakı yaktıkları, belediye binasının bütün kapı ve pencerelerini kırdıkları, sağlık ocağı içinde yangın çıkardıkları, ocakta bulunan sağlık malzemelerini aldıkları, Darıkent Beldesi İlköğretim Müdürlüğünde görevli öğretmenler Ali İhsan Çetinkaya, Metin Kaynar, Buminhan Temizkan, Mustafa Karınca, Rüstem Şen ve Vedat İnan’ı evlerinden çıkardıktan sonra kaleşnikof silahla tarayarak öldürdükleri, sağlık memurları Mesut Demirtaş, Kazım Kılıç ve Hüseyin Vural’ı kaçırdıkları, ilköğretim okulunun bir kısmını yaktıkları..” * * ”..Kurtuluş güçlerimizin en önemli
hedeflerinden birisi de koruculuğu tümden tasfiye etmektir. Bu
başarıldığı takdirde düşmana tamamen yenilgi psikolojisi hakim olacaktır.”
* * “Savaşta
acıma yoktur. İnsan insana acır, denilir. Doğru, insan hayvanlara da
acır. Ama, canavarlara, canavarlaşan insanlara acımak, acıyanın sonunu
getirir. Bunun tasfiye olmayı getirmekten başka bir sonucu da yoktur. Daha da öteye gidiyoruz ve
diyoruz ki, düşmana gözü karaca vurulmalı, her vuruşta kinimiz
fışkırmalıdır.” * * Terör örgütünün 1994 yılında yapılan III. Ulusal Konferansı’nda belirlenen eylem hedefleri: “T.C.’nin
eğitim ve kültür kurumlarının çeşitli birimlerde tasfiye edilmesi,
T.C.’nin yargı sistemini işlemez hale getirerek tasfiye edilmesi, Ordu
bir bütün olarak hedeftir. Ordu, özel tim, korucular, polis. mit, sivil
savunma hedeftir. Turizm işletmeleri, maden işletmeleri, petrol boru
hatları, petrol işletmeleri, enerji kaynakları, fabrikalar, termik
santraller, silah sanayi, ulaşım ve haberleşme sistemleri… Bunların
tahrip edilmesi, işlemez hale getirilmesi ve kamulaştırılması esastır’ * * Sivas-Tokat bölgelerinde DHKP/C ve TİKKO
adlı terör örgütleriyle işbirliği yaparak “Birleşik Kuvvet” adı altında
ittifak oluşturmuş, bu oluşum içinde yol kesme, adam öldürme, gasp,
soygun gibi terörist eylemlerini sürdürmüştür. * * “…Savaşa yaklaşmanızda düşmanın dayatma istediği koşullar olmamalıdır. Ne kadar dayatırsa o kadar her zaman dediğim gibi beklenmediği ve bilmediği noktalardan sonrasında biz dayatmalıyız. Gerilla
her zaman bunun için inisiyatifini elinde bulundurur. Düşmanın değil,
bizim dayatmalarımız esas olmalıdır. Düşmanı her zaman kontrol altına
bizim almamız lazımdır.” * * “…Zafere kadardır bu yürüyüş. Zaferi tam sağlamayıncaya kadar bu yürüyüşün durdurulması imkansızdır. Taktik geri çekilmeler olabilir. Bir adım geri, üç adım ileri olabilir. Bunlar taktiktir olabilir. Fakat yürüyüş kesintisiz. PKK adına her kim ki, ortaya çıkarsa erteleyelim diyorsa yalan söylüyor, sahtekardır. Siyasi görüşme de olsa bu özgürlük yürüyüşü devam edecektir. Ucunda tam bağımsızlık, özgürlük hedefi vardır. Ona ulaşmak içindir her şey. Savaşta, barışta, görüşmede başka türlü PKK adına kimse politika yapamaz…” ( Abdullah Öcalan – 16.04.1992 günü Lübnan Bekaa
Vadisinde PKK elemanlarına yaptığı konuşma) “…Bazıları
bu savaşın hoşnutsuzluk yarattığını, zorluklar doğurduğunu söylüyorlar.
Peki halkı için ne kadar kan dökmüş, sen özgürlüğün için kan
dökmezsen kim sana ülke verir, kim sana şeref verir?” * * Abdullah Öcalan’ın bu konuşması, amacının Devleti hakimiyeti altındaki bir kısım topraklar üzerinde müstakil bir Kürdistan Devleti kurmak olduğunu göstermektedir. 1999’da devlet kayıtlarına geçen, Abdullah
Öcalan davasından bazı satırları okudunuz. “Ucunda tam bağımsızlık” hedefi olan kanlı
örgütün isteklerine göz yumulması, siyasetin açılımı ve bir kısım
yandaş yazarların “PKK ile masaya oturulması” teklifini kabul edecek
misin?
|