Tarih/Kültür20 Mayıs 2011 00:00

Her Devrim Tarihi Sıfırlar - Emrah Akgün

Şimdi Arap halkları ayaktadır. Aydınımız bu olaylara yanlış pencereden bakmaktadır. Belki bugün bu hareketler gerçek anlamda aydınlık ve halklara mutluluk getirmeyeceklerdir,ama yeni yetişen nesil bir gün başı sıkıştığında, dönüp bu olaylara bakacaktır. Arap ülkelerinde artık hiç bir lider “asarım-keserim” diyemeyecektir. Nasıl Fransız ihtilali’nden sonra, Napolyon gelebildiyse; nasıl, Atatürk öldükten on yıl kadar sonra karşı devrimciler iktidara gelebildiyse, Arapların bu ayaklanmalarından sonra da yine halk düşmanları iktidara gelebilecektir. Fakat tarih sıfırlanmıştır artık. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscialis walgreen coupon site cialis coupon

Her Devrim Tarihi Sıfırlar

Emrah Akgün - ASA Haber

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

20.05.2011


Aydınlarımızın öncelikle anlaması gereken konu, büyük halk hareketlerinin tarihsel önemidir.

Büyük dünya savaşlarının tarihteki önemi kadar, o savaşların içerisinde kendi varoluşsal karekterini ortaya koyan, direnen ve tarihi tırnaklarıyla yazan halkların önemi vardır.

Her halk hareketi ve devrim tarihi sıfırlar. Bir millet ne zaman zorluklarla karşılaşsa, dönüp kendini vareden tarihe bakar ve kendine ileriye fırlamak için kanıtlanmış cesaret arar.

Binlerce yıllık Türk tarihinde büyük zaferler vardır. Tarihe yön veren fetihler vardır. Dünyaya hakim olunan bir geçmiş vardır. Fakat bizler ne zaman bir zorlukla karşılaşsak Çanakkale’ye, Kurtuluş Savaşı’na bakarız. Çünkü o savaşlar zenginliğin ve gücün değil, en zor zamanında, yokedilmeye çalışılan bir ulusun direncinin, azminin, fedakarlığının, kahramanlığının göstergesidir. Milletlerin gerçek kimliklerini böyle durumlar açığa çıkarır. Bu yüzden biz ne zaman başımız sıkışsa dönüp oraya bakarız.

Bir Fransız, geçmişe baktığında Fransız İhtilali’ni, Napolyon’u, II. Dünya savaşı sırasında yaşadıkları ihanetleri görür.

Bir Rus, tarihe baktığında Çar’ı deviren Lenin’i, Stalin’i görür

Bir Amerikalı, Kuzey- Güney ve İngilizlere karşı verilen bağımsızlık savaşını

Bir Çinli, uzun yürüyüşte Mao’yu

Bu örneklerle doludur dünya tarihi ve bunların hepsi o ulusların tarihini sıfırlayan, milletlerinin sırtını yasladıkları, cesaret duvarlarıdır.

Şimdi Arap halkları ayaktadır. Aydınımız bu olaylara yanlış pencereden bakmaktadır. Belki bugün bu hareketler gerçek anlamda aydınlık ve halklara mutluluk getirmeyeceklerdir,ama yeni yetişen nesil bir gün başı sıkıştığında, dönüp bu olaylara bakacaktır. Arap ülkelerinde artık hiç bir lider “asarım-keserim” diyemeyecektir.

Nasıl Fransız ihtilali’nden sonra, Napolyon gelebildiyse; nasıl, Atatürk öldükten on yıl kadar sonra karşı devrimciler iktidara gelebildiyse, Arapların bu ayaklanmalarından sonra da yine halk düşmanları iktidara gelebilecektir. Fakat tarih sıfırlanmıştır artık.

“Tarihin tekerleği hep iyiye döner”

Biz demokrasimizi bu şekilde kazanmadık. Biz bağımsızlığımızı dövüşerek kazandık, demokrasimizi Mustafa Kemal hediye etti. Belki de hazıra konmuş olmamızdandır değerini bilemiyor olmamız. Belki bu yüzden demokrasinin ne olduğunu bilmiyoruz ve bu yüzden sahte demokrasilerle kandırılabiliyoruz.

Fakat dünya tarihinde halklar özgürlüklerini ve haklarını hep dövüşerek kazanmıştır. Ve buna rağen yine de kandırılabiliyorlar. Ama dediğimiz gibi tarih bir kere sıfırlandımı, kim omzunun üstünden biraz geriye baktımı, bu büyük tarihsel kırılmayı görecek ve ne istemesi gerektiğini bilecektir.

Emperyalizmin en korktuğu şey, halk hareketleridir.

1. Dünya savaşı sırasında Avrupalı Generaller ve ajanlar kendi ülkelerine “savaşı bitirin ve Avrupa tarihinin en büyük tehlikesi Sovyetler’e karşı Haçlı Orduları toplayın” diye yalvarıyordu. Ve savaş akıl almaz derecede kısa bir sürede bitiverdi.

Batılı ajanlar kendi anılarında bu durumu anlatabilmek için “barış patlak verdi” ifadesini kullanmak zorunda kalıyordu. Emperyalizmi Bolşevik hareketi öyle bir korkutmuştu ki, kendi aralarındaki anlaşmazlıkları hemen unutuverdiler. Çünkü bu halk hareketi kendi sokaklarına da yansımaya başlamıştı.

Savaştan yenik ayrılan Almanya kendisine savaş tazminatlarını yükleyecek ve hakimiyeti altına alacak müttefiklere bu kozu çok güzel oynamıştı.

“ Eğer Alman devletini güçsüz duruma düşürürseniz, sokaklarımızdaki Bolşevik hareketleriyle başedemeyiz ve Avrupanın göbeğinde bir Bolşevik devleti kurulmasını engelleyemeyiz”

bu tehdit müttefiklerin Almanya üzerine gitmesini engellemişti.

II. Dünya savaşı, yine bu korku üzerine, çok tehlikeli oyunların sebebiyle ve Hitler’in finanse edilmesiyle başladı. Her ne kadar savaş 1931 de Japonların Mançurya’ya girmesiyle başlamış gibi görünse de, batı için gerçek savaş Bolşevizme karşı yapılacaktı ve ABD’li Ford’dan, Shell’in sahibi Sir Detering’e kadar bütün para babaları Hitler’e para yağdırmaya başlamıştı.

Ne olursa olsun bu “ayaktakımı ve çapulcu” ayaklanmalarıyla kurulan devlet, Batı halklarına ve dünyanın geri kalanına “kötü örnek” olmadan yıkılmalıydı. Bu aptalca hırs, elli milyona yakın insanın savaştan etkilenmesine ölmesine, sakat kalmasına, göç etmesine sebep oldu.

Bunları neden yazdım?

Emperyalizm, halk hareketlerine her zaman bu gözle bakar. Bundan korkar. Onlar, hiçbir zaman “hakimiyet milletin” olsun istemezler. “kontrolsüz güç” daha doğrusu onların kontrolünde olmayan güç, düşmandır.

Onlar için bir halkın edineceği en kötü kültür; isyan kültürüdür.

Onlar için bir halkın edineceği en kötü bilgi; isyan ederek kazanılacak hakların olduğu bilgisidir.
Bu yüzden kimse bana, “emperyalizm halk ayaklanması başlattı” demesin, en azından biraz tarih okusun, ama doğru okusun.



Açık İstihbarat @ 2011