Ötekileştirmenin Başbakanı'ndan Yeni Algı Üretmek : Anti-Alevilik
Bu güne kadar girdiği her seçimde kendince bir ‘mağdur’ algısı üreten ve onun üzerinden giden AKP ve onun genel başkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran 2010 seçimleri için yeni malzemesini buldu; Aleviler. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum öncesi meydanlarda konuyu CHP Genel Başkanı’nın Alevi olmasına getiren Sn. Erdoğan, “Soyun ne?” çıkışına yeterli yanıt bulamayınca bu kez de yüksek yargının Alevilerin denetiminde olduğu iddiasını ortaya atmıştı. “Dedelerden icazet alma dönemi bitti” demiş, bu kesmeyince de “Yargıyı belirli bir mezhebin etkisinden kurtaracağız” türünden süpermenvari (!) çıkışını yapmıştı. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardnaproxennatrium site naproxen kruidvatoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin
|
Bu güne kadar girdiği her seçimde kendince bir ‘mağdur’ algısı üreten ve onun üzerinden giden AKP ve onun genel başkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran 2010 seçimleri için yeni malzemesini buldu; Aleviler. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum öncesi meydanlarda konuyu CHP Genel Başkanı’nın Alevi olmasına getiren Sn. Erdoğan, “Soyun ne?” çıkışına yeterli yanıt bulamayınca bu kez de yüksek yargının Alevilerin denetiminde olduğu iddiasını ortaya atmıştı. “Dedelerden icazet alma dönemi bitti” demiş, bu kesmeyince de “Yargıyı belirli bir mezhebin etkisinden kurtaracağız” türünden süpermenvari (!) çıkışını yapmıştı. İşte bu noktada insanın aklına en temel soru geliyor; Yargı Alevilerin elindeyse Sivas Katliamı, Gazi Davası, Din Dersleri, bütçeden Aleviliğe de ödenek ayrılması gibi Alevi yurttaşlar açısından hayati önem taşıyan davalar neden bir türlü Alevilerin lehine sonuçlanmıyor?
Zaten o süreçte MHP
Genel Başkanı Devlet Bahçeli
Amasya ve İzmir’de yaptığı konuşmalarda Başbakan Erdoğan 12 Haziran
seçimleri arifesinde Alevilik konusuna derinden bir giriş yapma
amacında. Sn. Kılıçdaroğlu’na dönük ‘Alevi’
etiketlemesini sürdürüyor. En son Amasya’da Yani alenen ‘Anti-Alevi’ bir propoganda yürütüyor. Buraya bir de Başbakan
Yardımcısı Bülent Arınç’ın
Bursa’da
söylediği, Neden mi? Çok basit; çünkü geride kalan 9
yılda her şeyi kullanıldı, söylendi, edebiyatını yapıldı. Kala kala
ellerinde bir Alevilik meselesi kaldı. Şimdi oradan seçmene ileti
yolluyorlar; Bir ülke düşünün ki anayasanın başlangıç maddesi ‘laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir’ desin. Ama uygulama da ne laiklik, ne demokrasi, ne hukuk, ne de sosyal devlet olsun. Ayrışımdan, ötekileştirmeden, 1.400 yıllık iftiradan medet umarak siyaset yapılsın. 12 Eylül’le başlayan süreç, 12 Haziran’la devam ediyor. Ne diyelim; 12 İmam’lar hesap sorsun.
|
||||