Siyaset18 Mayıs 2011 00:00

Ötekileştirmenin Başbakanı'ndan Yeni Algı Üretmek : Anti-Alevilik

Bu güne kadar girdiği her seçimde kendince bir ‘mağdur’ algısı üreten ve onun üzerinden giden AKP ve onun genel başkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran 2010 seçimleri için yeni malzemesini buldu; Aleviler. 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum öncesi meydanlarda konuyu CHP Genel Başkanı’nın Alevi olmasına getiren Sn. Erdoğan, “Soyun ne?” çıkışına yeterli yanıt bulamayınca bu kez de yüksek yargının Alevilerin denetiminde olduğu iddiasını ortaya atmıştı. “Dedelerden icazet alma dönemi bitti” demiş, bu kesmeyince de “Yargıyı belirli bir mezhebin etkisinden kurtaracağız” türünden süpermenvari (!) çıkışını yapmıştı. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardnaproxennatrium site naproxen kruidvatoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin

Ötekileştirmenin Başbakanı'ndan Yeni Algı Üretmek : Anti-Alevilik

Murat Kantekin - Habercem

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

18.05.2011


Bu güne kadar girdiği her seçimde kendince bir ‘mağdur’ algısı üreten ve onun üzerinden giden AKP ve onun genel başkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, 12 Haziran 2010 seçimleri için yeni malzemesini buldu; Aleviler.

12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandum öncesi meydanlarda konuyu CHP Genel Başkanı’nın Alevi olmasına getiren Sn. Erdoğan, “Soyun ne?” çıkışına yeterli yanıt bulamayınca bu kez de yüksek yargının Alevilerin denetiminde olduğu iddiasını ortaya atmıştı. “Dedelerden icazet alma dönemi bitti” demiş, bu kesmeyince de “Yargıyı belirli bir mezhebin etkisinden kurtaracağız” türünden süpermenvari (!) çıkışını yapmıştı.

İşte bu noktada insanın aklına en temel soru geliyor; Yargı Alevilerin elindeyse Sivas Katliamı, Gazi Davası, Din Dersleri, bütçeden Aleviliğe de ödenek ayrılması gibi Alevi yurttaşlar açısından hayati önem taşıyan davalar neden bir türlü Alevilerin lehine sonuçlanmıyor? 


Neyse…

Zaten o süreçte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Amasya ve İzmir’de yaptığı konuşmalarda

“AKP, referandum sürecini Alevi kardeşlerimiz üzerinden yürütüyor. Anadolu’nun köylerinde ‘Yargıyı Alevilerden kurtaracağız’ diye alçakça siyaset yapıyorlar”

demişti.

Başbakan Erdoğan 12 Haziran seçimleri arifesinde Alevilik konusuna derinden bir giriş yapma amacında. Sn. Kılıçdaroğlu’na dönük ‘Alevi’ etiketlemesini sürdürüyor. En son Amasya’da

“Biliyorsunuz kendisi Hacı Bektaş Veli’nin Alevilik kültüründendir…”

gibi bir çıkış yaptı. Sonra gittiği her yerde Alevi büyüklerinin sözlerine atıfta bulundu. (Bknz: Doğan Bermek HABERCEM ‘Dilden Hâle’) Kılıçdaroğlu’na yönelik olarak

“Bizim abdest konusunda içimiz rahat, sen kendine bak!”


türünden şeyler söyledi. CHP liderinin Alevi olmasını meydanlarda sık sık diline doladı.

Yani alenen ‘Anti-Alevi’ bir propoganda yürütüyor.

Buraya bir de Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Bursa’da söylediği,

“…ne İslam'dan ne abdestten, ne Kuran'dan habersiz olan insanlar Türkiye'de iktidar olmaya kalkıyorlar.”


sözünü ekleyelim. Etrafa alenen bir Alevi düşmanlığı saçılmıyor mu?

Neden mi?

Çok basit; çünkü geride kalan 9 yılda her şeyi kullanıldı, söylendi, edebiyatını yapıldı. Kala kala ellerinde bir Alevilik meselesi kaldı. Şimdi oradan seçmene ileti yolluyorlar;

“Ey seçmen, Kılıçdaroğlu Alevidir. Haa…!”

Bir ülke düşünün ki anayasanın başlangıç maddesi ‘laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir’ desin. Ama uygulama da ne laiklik, ne demokrasi, ne hukuk, ne de sosyal devlet olsun.

Ayrışımdan, ötekileştirmeden, 1.400 yıllık iftiradan medet umarak siyaset yapılsın.

12 Eylül’le başlayan süreç, 12 Haziran’la devam ediyor.

Ne diyelim; 12 İmam’lar hesap sorsun.



Açık İstihbarat @ 2011