Güle Güle Amerika (Bin Ladin Operasyonunun Satır Araları) - Ali Aslan Dumanol
Operasyon her yönü ile bir fiyasko, bir ucube ve şapşallık örneğidir. Başta Irak’ın bombalanması olmak üzere başarılarını(!) dünyeye naklen izletmeye pek meraklı olan Coni’ler bu sefer on-line faciayı yalnızca kendileri izlemişlerdir. (Fotoğrafını aşağıda veriyorum)Salaklıklarını ve acizliklerini kendi kameraları ile tespit etmiş olan Amerikalıların bu komediyi dünya basınıyla paylaşamaması ise kendi açılarından elbette doğaldır. Her yönü ile bir muamma haline gelmiş ve Kızılderili kahramanı Gerenimo adı verilmiş bu ucube operasyon neyin başarısıymış bir bakalım. cialis coupons printable link discount prescription drug cardcialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan pluscialis walgreen coupon cheap cialis cialis coupondiscount card prescription discount coupon for cialis prescription drugs discount cardsoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
|
Amerikalılar
Usama Bin Ladin’i öldürdüklerini iddia ettikleri operasyona GERENIMO
kod adını koymuşlar.
İlk
başta “Amerikalı gibi” görünen bu kod ad aslında çok derin sırlar,
bilgiler, gerçekler, itiraflar ve korkular da içermekte… GERENIMO,
Amerika topraklarının gerçek sahipleri olan Kızılderi’lerin Apachi
Kabilesine mensup gerçek bir kahramanın adıdır.
Amerika’da,
istilacı yabancı katiller tarafından işgal edilen topraklarına karşı
cesurca mücadele vermiş ölümsüzlüğe ulaşmış bir kişilik. Tek başına kök
söktürmüş Amerikan askerlerine ve devletine… Uzun süre yok edilememiş,
aynı Usama Bin Laden gibi. Yaptığı eylemler ve savaşlar ile haklı bir
üne kavuşmuş. Yalnızca kendi kabilesi ve Kızılderililer arasında değil,
bir çok demokrat ve özgürlükçü Amerikalılar arasında da itibar sahibi
olmuş ve taraftar toplamış.
Kısaca
ve özetle; Emperyalizme ve faşizme karşı çok başarılı ve gerçekten
kahramanca bir savaş vermiş hakiki bir devrimci. Sanal olmayan hakiki bir halk
kahramanı GERENIMO... Daha da açık bir ifade ile;
Amerika’ya İllallah dedirtmiş tek kişilik bir ordu ve büyük Amerikan
faşizmine direnen son kale…
Dolayısı
ile bu isimin çok büyük bir önemi var Amerikalılar adına…
O da;
Son gerçek direnişin kırılması !
“Kod
adı Gerenimo” operasyonun işte bu anlamda değerlendirilmesi ve
algılanması gerekir. Bu ucube operasyon ile
Amerika Devletine karşı son direnişin efsanesi sembolik anlamda da sona
erdirilmiştir.
Sık
dokulu örümcek ağlarından aydınlığın pek sızamadığı ulu(!) Amerikan
kafalarının içinde Gerenimo adı yerli bir tehdidin, Usama adı ise
küresel bir tehdidin adıdır. Simge olmuş bu isimlerin korku adına
fonksiyelliği ise zamanlar üstüdür…
Bu
sinsi korku, Amerikan DNA’larının içine bilgi proteinleri ile birleşen
suçluluk amino-asitleri ile sentezlenerek geleceklerine miras olmuştur.
Olmaya da devam edecektir.
Operasyon
her yönü ile bir fiyasko, bir ucube ve şapşallık örneğidir. Başta
Irak’ın bombalanması olmak üzere başarılarını(!) dünyeye naklen
izletmeye pek meraklı olan Coni’ler bu sefer on-line faciayı yalnızca
kendileri izlemişlerdir. (Fotoğrafını aşağıda veriyorum)Salaklıklarını
ve acizliklerini kendi kameraları ile tespit etmiş olan Amerikalıların
bu komediyi dünya basınıyla paylaşamaması ise kendi açılarından elbette
doğaldır.
Her yönü ile bir muamma haline
gelmiş ve Kızılderili kahramanı Gerenimo adı verilmiş bu ucube
operasyon neyin başarısıymış bir bakalım.
OPERASYONA
AİT GENEL SORULAR:
(TÜRKİYE İLE DE İLİŞKİLENDİRİLMİŞ)
01. Operasyonun
yapıldığı ev’i CIA ile yıllarca izlediklerini söylüyorlar. O halde
operasyon için bu güne kadar beklenmesinin sebebi nedir?
02. Yıllarca
izlenerek silah taşımadığı belli olan Usame neden Saddam gibi canlı
olarak teslim alınmamıştır?
03. Koca
bir ülkeye sadece bir Rambo göndermeyi pek seven Amerika, bu sefer
gerçekten minik boyutlardaki bir ev’e dünyanın en iyileri olduğu iddia
edilen özel komandolardan yani 80 adet Rambo indirmesinin sebebi nasıl
bir korkunun sonucudur?
04. Bu
baskın sırasında insanlıktan saklanan sır nedir… Bir Rambo fiyaskosu ve
facia olacak bir kadın, çocuk katliamı olmasın sakın?
05. Baskın
sonrası görüntülen evin dış duvarlarında neden hiçbir kurşun deliği,
bomba izi, roket hasarları yoktur! Yoksa
Rambo’lar eve helikopter yerine lağımdan mı girmişlerdir? Basından
saklanmasının sebebi kakaya bulanmış karlermidir?
06. 47
dakika sürdüğü iddia edilen baskından gösterilebilecek bir 10 sn.’lik
bile bir görüntünün verilememesi yoksa ağır
bir fiyaskoyu kapatma çabasımıdır ?
07. Operasyonda
yaralanan ve ölen Rambo’ların sayıları kaçtır?
08. Operasyona
Amerikalı olmayan müttefik devletlerin Askerleri de katılmışmıdır? Katıldılar ise Aralarında
Pakistanlı, Afganistanlı, İsrailli, Türkiyeli ve başka milletlerden
özel kuvvetler de var mıdır?
08. Operasyona
evin içini çok iyi bilen kişi(ler) de katılmışmıdır?
09. Düşürülen
helikopterin gerçeği nedir? Saldırı sırasında rütbeli subay(lar)
da öldürülmüşmüdür?
10. Usame’nın
öldürüldükten sonra açıklanmasını istediği bilgiler olması ve bunları
dünyanın dört bir köşesine dağıtmış olması olasıdır. Hal böyle ise
hangi karşı hangi tedbirler alınmıştır?
11. Operasyon
öncesi CIA yetkilisinin Ankara ziyaretinin bu operasyonla alakası
nedir? Türkiye, halkından gizli olarak pazarlıklı ve tehditli bir
tuzağın içine mi çekilmek istenmektedir?
12. Bu
ziyarette eğer bazı kozlar kullanılmış ise, Türkiye’den hangi
taleplerde bulunulmuştur?
13. Libya,
Mısır, Tunus, Yemen ve Suriye kalkışmaları ile eş zamanlı olması bir
tesadüfmüdür?
14. Bahse
konu Ülkelerle Türkiye arasında vizelerin kaldırılması girişimi bir
sadece bir rastlantımıdır?
15. Türk
derin yapılarındaki Amerikancılık ve karşı Amerikancılık polarizasyonun
bu operasyona öncesinde ve sonrasında ki etkileri nelerdir? Güçlü olan
ve ağır basan taraf hangisidir?
16. Bu
operasyon ileride bölünmesi düşünülen ve planlanan Pakistan için
bölünmenin başlangıcını tetikleyecek bir kırmızı düğmemidir?
17. Operasyon
için Pakistan’ın onayı alınmışmıdır ve Pakistan operasyona
katılmışmıdır? Dolayısı ile, artık Pakistan da bir El-Kaide
hedefimidir.
18. Yoksa, Amerika
en değerli ajanlarından biri olan Usame’ye yeni bir yaşam kapısı mı
açmıştır?
OPERASYONA
AİT GENEL YORUMLAR:
(TÜRKİYE İLE DE İLİŞKİLENDİRİLMİŞ)
Bu
gürültüler açıkça çöken bir tepegözlü devin çıkardığı duyulabilir hale
gelmiş acıklı iniltisinden başka bir şey değildir. Kocaoğlan artık
ayakta durmakta bile zorlanmaktadır. Bu durum o’nu daha da saldırgan ve
acımasız yapmaktadır. Sahip olduğu tepesindeki tek gözün nur’u da
giderek karamaktadır!
Açtır, kimsesizdir ve hiç dostu yoktur. Kendi bağında yayılıp şen şakrak cikleyen cüceleri ise durumdan tamamen bi-haberdir. Dev bir vampire dönüşmüş Tepegözlerini salya sümük bir coşku ile alkışlamaya ve kutsal kaseden kutsal kan içmeye devam etmektedirler…. Görünen o dur ki, henüz
içlerindeki Kızılderili korkusunu bile atamamışlardır. Hal
böyle iken hadleri olmadan daldıkları yeni Amerikalardaki
Kızılderililer (yerli halk – yerliler) fena halde canlarını sıkmakta ve
her yeni gece yeni bir karabasana dönüşmektedir. Ama geleneksel sevgili
karabasan kovucuları olan tepegöz’lerinin her iki ayağı da bataklığa
saplanmıştır. Durumun
farkındaki dev dadıları ise, bu yüksek tonajlı öksüz ve yetim
kocaoğlanı leş tüccarlarına çoktan pazarlamışlardır. Çünkü yeni devleri
hazırdır tarihin ve zamanın planlamacıları için….
Gittikçe
büyütülmekte ve şişirilmektedir yeni tepegöz…. Daha çabuk irileşmesi
içim sürekli hormon takviyeleri yapılmaktadır. Yeni dev yeni dünyada
değil kadim topraklardadır. Anadolu’dadır….. !!!
Yalnız
bu kadim coğrafyadaki yaşayan ulu gelenek, yeni kıta Amerika’daki
toplamalara hiç benzememektedir.
Çünkü bu topraklarda dev’lere tapmazlar… Dev’leri avlarlar !
Bu
insanlar; Gılgamış bilgeliğinden gelen algı berraklığına, ejder sütüyle
ve dev etiyle beslenen yiğitlik kültürüne, Ergenekondan
çıkış için demir dağları eritecek derinliğe, Uygurlardan
gelen medeniyete, Metehan’dan gelen ordu
disiplinine, Dünyayı fetheden cengaverlere, Bizans surlarını yerle bir
eden teknolojiye ve en önemlisi daha bir çok kabiliyeti koordineli
kullanabilecek genetik bir akla sahiptir.
Bu
kadim topraklarda Türkler yaşamaktadır. Türkler burada ki yeni(!)
Kızılderililerdir. Ama eski Kızılderililer gibi sadece ok, yay ve
mızraklarla değil modern (bilinmeyenler de dahil) savaş aletlerine
sahiptir ve çok ustaca kullanmaktadır. Daha
da kötüsü, bu çağdaş ateş boruları için (Kızılderili dilinde
ateşli silah / tüfek) soluk benizlilere de muhtaç değildir.
Fevkalade yetenekli, cesur ve girişimci kahramanlara sahiptir bu
teknolojileri üretebilen… Hatta diğer soluk benizlilere satabilen ve
dahi ki onlara da kullanmayı da öğreten çağdaş yiğitlere. !
Bu
yiğitlerin yaşam alanlarını yaydıkları coğrafya neredeyse dünyanın her
yeridir.!
Anayurt Asya, Sibirya, Kuzey Kutbu, Kuzey Avrupa, Balkanlar, Güney Doğu Avrupa, Anadolu, Orta Doğu, Kafkasya, KuzeyAfrika, Alaska, Kanada, Amerika… Hem de az değişiklikle özünü muhafaza eden ana dilerliye, TÜRKÇE ile… Gel de sen “operator” (!) ol ve salaklaşma…. Afganistan’da
operasyon,Türkçe lazım, Kafkaslarda operasyon, Türkçe lazım,
Ortadoğu’da operasyon,Türkçe lazım, Suriye’de operasyon, Türkçe lazım,
İran’da operasyon, Türkçe lazım, İsrail’de operasyon, Türkçe lazım,
Rusya’da operasyon, Türkçe lazım, Çin’de operasyon,
Türkçe lazım, Yugoslavya’da (eski) operasyon, Türkçe lazım,
Bulgaristan’da operasyon, Türkçe lazım, Yunanistan’da operasyon, Türkçe
lazım, Makedonya’da operasyon, Türkçe
lazım, Arnavutluk’ta yapacaksınız, Türkçe lazım, Kıbrıs’ta operasyon,
Türkçe lazım….
Amerika’daki
yerli halk direnişinin sembol ismi GERENIMO adını Usame Bin Ladin
operasyonuna kod adı olarak koyarak El-Kaide direnişi ile beraber gizli
korkularınızı da kapatmak istediniz anlaşılan.
Bir
kod adı, bir operasyon, toptan ve defaten kurtuluş…
Kusura
bakmayın ama çok cılız bir kurgu…
Biliniz
ki, son zamanlarda yaptığınız her girişim bir son değil bir başlangıç
oluyor yerli halklar için ve zamanı gelmiş hakiki kurtuluş için.
Ve bir son değil bir başlangıç oluyor korkularınız
kaynağı olan ebedi yok oluş için…
Güle
güle Amerika, uğurlar olmasın…
Seni
hiç özlemeyeceğiz!
Güle
güle…..
OPERASYON
VE KIZILDERİLİLER
KOD
ADI GERENIMO
Amerikan
yönetimi Ladinin öldürülmesini(!) işte böyle izlendi …..
Usame
Bin Ladin’in operasyon sırasında kod adı olarak ‘Geronimo” verildiği
açıklandı.
Bu
isim ABD’de sadece tek anlama geliyor, efsane Kızılderili lider,
Geronimo…O beyazlara karşı savaşan bir kahraman ve son Apaçi şefi… On
dokuzuncu yüzyılda yaşamış Amerikan kızılderili lideri. Beyazlara karşı
mücadele veren kahraman ve son Kızılderili olarak tanınmıştır.
GERENIMO
(1829-1909) KİMDİR ?
Geronimo
(jur-ahn`’-moh) veya diğer adıyla Goyathlay
olarak adlandırılan bölgede, günümüzde Yeni Meksika1829 yılında
doğmuştu. Şef Mahko’nun torunu olan Geronimo, bir Bedonkohe Apache
yerlisiydi. Meksikalı askerler ona Geronimo, İspanyollar ise Jerome
derlerdi. İsmi bu nedenle, sonradan Geronimo olarak bilinecekti.
Geronimo’nun
doğum yılı kimi tarihçilere göre 1829 olarak belirtilmektedir. Doğum
yeri konusunda da çelişkiler vardır. Tarihçilere göre New Mexico’dur.
Ancak Apache kültüründe doğum yerinin bir gizemi vardır. Geronimo
kendisinin Arizona ‘da No-doyohn Kanyonunda doğduğunu söyler
.Dolayısıyla Geronimo’da bunu ifade ederken toprağına , yöresine
bağlılığının altını çizer. İnanışa göre yüce ruh onları bir amaç
doğrultusunda doğdukları yere yerleştirmektedir. Dolayısıyla doğum
olayının onlar açısından bir ruhani yönü ve ritüeli vardır.
Sonora-Arispe’deki
Apache yerlileri için, aslında o bir lider olarak görülüyordu.
Geronimo’nun savaş kariyeri bir Chiricahua (Apacheler
arasında en çok saygı duyulan Apacheler) ve aynı zamanda şefi
olan kayınbiraderiyle de bağlantılıydı. Juh adındaki bu şefin, sözcüsü
olarak beyazlarla ilişki kurmuştu.
Geronimo
Amerikan hükümetine karşı savaşan son liderlerden biriydi.
Apacheler
arasında ise son savaşçıydı. O sıralar Amerikalı yerleşimcilerin yanı
sıra İspanyollarda bu bölgeye akın etmeye başlamıştı. Geronimo’nun
hayatındaki en kötü anı da bu dönemde gerçekleşti.
1858
yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve 3 çocuğunu İspanyollar
tarafından öldürülmüş olarak buldu.
Anlatılanlara
göre Geronimo, beyaz olan herkese karşı nefret duymuş ve elinden
geldiği kadar beyaz öldürmeye çalışmıştı. Onun bu intikam ateşi
Apacheler arasında bir üne sahip olmasını sağlamıştı.
Arizona
ve New Mexico’da yaşayan beyaz yerleşimcilere suratındaki agresif
ifadesi ve vücudundaki Apache kanından dolayı hep korku saçacaktı.
Geronimo
(en sağda) ve savaşcıları, 1886
Geronimo,
aslında bir şef değildi; ama bir şamandı (şaman: tıp adamı –
şifacı – büyücü) ve bu yönü diğer özellikleri ile de
birleşmiş, sonuçta ruhsal ve entellektüel bir lider olmasını sağlamıştı.
Apache
şeflerinin hepsi, onun görüşlerine ve gücüne saygı duydu. 1870’de
rezervasyon bölgesine (San Carlos) yerleştirilen
Geronimo, buradan kaçmaya çalışacak; fakat tutuklanıp bölgeye geri
gönderilecekti. Üç kez daha kaçmayı deneyen Geronimo, dördüncü
kaçışında başarılı oldu ve yakalanamayınca, 500 izci ve 3000 Meksikalı
asker onun peşine düştü. İzciler sonunda onu buldu ve rezervasyon
bölgesine geri götürüldü.
Ancak
özgür ruhlu Geronimo bir yıl sonra 35 savaşçı, 109 kadın, çocuk ve
gençle bu bölgeden de kaçmayı başardı. 1885’teki bu kaçışından 1894’
yılına kadar Geronimo bulunamadı.
Bir
keresinde 24 adamı ile 5000 süvariden kaçan Geronimo Dumanlı Dağlar’a
sığınmış ve dağları didik, didik arayan süvariler ilginçtir ki
Geronimo’nun izine bile rastlayamamıştı. Geronimo’yu yakalayamayan
süvariler köylere saldırıp kadın ve çocukları öldürmeye başlamışlardı.
Bunu duyan Geronimo sonunda dayanamadı ve halkına zarar gelmemesi için
teslim oldu ve Oklahoma’daki Fort Sill’e yerleştirildi. Geronimo teslim
olduğunda yanında en son 16 savaşçı 12 kadın ve 6 çocuk kalmıştı.
Lawton’daki
okul müdürü S.M. Barrett’a yerli bir çevirmen aracılığı ile hayatını
kaydettirdi. Geronimo bir savaş suçlusu olduğundan müdür Barrett,
dönemin başkanı Teddy Roosevelt’e varıncaya dek, her makama yazarak “Sürgündeki
Kızılderili’nin sözlerini” kaydetmek için izin istemişti.
Geronimo
anılarını anlatmaya Apache’lerin yer yüzüne geliş hikayesinden
başlamıştı. İlk söyleşinin sonuna gelip, Barrett bir soru sorduğunda
alacağı cevap şu oluyordu, “Ne söylüyorsam onu yaz.”
Ölümünden önce son günlerini geçirmek için Arizona’daki evine dönmek
istemiş ancak izin verilmemişti. Ve 1909 yılında bir savaş mahkumu
olarak Oklahoma’da öldü.
Kimilerine
göre Geronimo işkence yapılarak öldürülmüştü.
Öldükten
sonra Geronimo rezervasyon bölgesinin arka tarafına gömülmüştü fakat
ertesi gün Geronimo gömüldüğü yerde değildi. Çünkü o bir efsaneydi ve
efsaneler ölmezdi. Geronimo’nun sembolik mezarı Fort Sill – Oklahoma
bölgesindedir. Apachelere göre Geronimo kutsal topraklar olan dumanlı
dağlardadır.
Apache
Yaşamına Dair:
Moris
Opler isimli tarihçi Apche’leri 4 ana kabileye göre ayırmıştır;
Mescalerolar,
Lipanlar,
Jicarillalar
Chiricahua’lar.
Geronimo
da Chiricahua’ların bir alt kolu olan Bedokohe grubunun bir üyesi
olarak doğmuştur. Apache’lerin yaşam alanlarında belli eşyaları yoktu .
En beligin özellikleri ördükleri değerli sepetlerdi, yanlarında kamış,
ok ve yay bulunurdu. Normal yaşatılarında ok, yay
ve mızrakla avlanırlardı.
Meksikalıların
onları köleleştirmek için giriştikleri saldırılarla onların savaşçı
yönü ortaya çıkması onlar için en belirleyici tanımlardan biridir.
Geronimo’da
bu durum için şöyle bir saptama yapmaktadır: “Biri
öldürüldüğünde Chiricahua kültüründe onun
intikamının alınması gerekmektedir.”
Göçer
bir yaşam biçimleri olması dolayısıyla reservasyon yaşamını asla
benimseyememişlerdir. Çiftçilik ve tarım asla onlara göre değildir. Bu
yüzdendir ki en son teslim olanlar onlar olmuş ve özgürlük
mücadelesinin en önemli ve inatçı savaşçıları olarak anılmışlardır.
(Ancak
teslim oluşlarından sonra yaşadıkları rezervasyonda Geronimo’nun bile
tarımla uğraştığını , elinde karpuzla çekilmiş fotoğraflarından
görüyoruz maalesef.)
Çocukluktan
itibaren bir Apache erkeği savaşçı olarak yetiştirilir. (Ağızlarına
aldıkları bir yudum su ile onu yutmadan 4 mil koşmak gibi bir eğitimde
bu işin parçalarından biridir.)
Kısa
Kısa, Geronimo ve Apache’lerin mücadelesi:
İlk
Apache 1837’ de öldürülür.
Savaş
1860 ‘da başladı ve 1886’ da Geronimo ve Naiche’nin teslim olmalaraına
kadar sürdü.
1863’de
Mongas Colorado’nun ölümü için Geronimo “Yerlilere yapılan gelmiş,
geçmiş en büyük yanlıştır” demiştir. Bud a Geronimo’nun savaşını
sebeplerinden biri olmasının önemli bir sebebi olarak düşünülebilinir.
1860-1870’de
Chiricahua’ların yaşam alanlarının saldırıya uğraması savaşçıları
öne çıkardı. Geronimo’da bu savaşlarda öne çıktı. Savaş liderliği
kabile şefliğine eşdeğerdi. Geronimo hiçbirzaman kabile şefi olmasada o
savaş lideriydi. Geronimo halkına kültürüne
olan aşırı bağlılığından dolayı uzlaşmaz ve sert bir kişiliğe sahipti.
Bu tavrıyla halkı arasında bile tepki görüyordu. Hatta halkının yaşam
alanını ve biçimini korumak adına gerçekleri saklayabildiği bile
söylenmektedir.
Geronimo’nun
Özgürlük Savaşı:
1876’
da San Carlos’dan kaçışında Arizona Citizen Gazetesi’ nin
Chiricahua’ların yok edilmesi gerektiğine yönelik yaptığı bilinçli,
kasti ve taraflı yayınının etkisi büyüktür. Bunun asıl nedeni
reservasyon bölgesinde maden bulunmasıydı.Çeşitli yağmalama
eylemlerinde bulundu.
21
Nisan 1877’ de John Clum ve Apache Polisi tarafından Ojo Caliente’ de
tuzağa düşürülüp tutuklandı ve San Carlos’ a geri götürüldü.
1881’
e dek aklında daima kaçış planı ile kendini kamufle etti, çiftçilik
yaptı, hayvan yetiştirdi.
1881
Eylül’ünde güneydeki Sierra Madre’ ye kaçtı. (Burası
onun kendini özgür hissettiği ve gizlenebildiği en özel yerlerden
biriydi.)
1883’
de General George Crook onu buldu ikna etti ve yeniden San Carlos’a
geri dönmesini sağladı.
1885
Mayıs . Geronimo hiç aklından çıkarmadığı yeni bir kaçış planını
uyguladı. Chato ve dost teğmen Britton Davis’in içinde olduğu bir
yalanı şefler Naiche ve Chihuahua’ ya söyledi ve adamlarıyla beraber
rezervasyondan kaçmayı başardı. Yalan ortaya çıktığında aralarında
ciddi bir husumet oluştu.
25-27
Mart 1986‘ da General Crook, Geronimo ve diğer şefler yapılan meşhur
toplantıda son savaşçıda görünürde ebediyete kadar teslim oldu.
Orada şunları söyledi Geronimo :
“İki , üç kelime yeterli ... Kendimi size
bırakıyorum.Bana ne isterseniz yapın. Teslim oluyorum. Bir zamanlar
etrafta rüzgar gibi dolaşırdım. Şimdi size teslim oluyorum ve hepsi
bu.”
Geronimo
bir kez daha özgürlüğünü yitirmiş hislerle kamptadır. Ancak
olaylar onun peşini Fort Bowie’ de de bırakmaz. O
gece kampta yaşanan içkili gecenin ve Tribilot adlı içki satıcısının da
etkisiyle, geri götürülürse öldürüleceğine inandırılır ve 38 kişilik
(kimi kaynaklarda 24-39 kişi arası geçer) grubu ile kamptan
ayrılır.
Bu
olaydan sonra Crook görevden çekilir ve yerine General Nelson A. Miles
getirilir.
Miles’ın
ilk açıklaması anlaşma, görüşme olmayacağı ve ölü yada diri Geronimo ve
adamlarının geri getirilecekleridir. Bundan sonra belki de tarihin en
çarpıcı gerilla savaşlarından biri yaşanır.
Tüm
Amerikan ordusunun 3. Taburu 5000 asker 1000 kadarda
yerli askerden oluşan 6000 kişilik güç 24 savaşçısı ile Geronimo’nun
izini sürmeye başlar ki güneyde de Meksika kuvvetleri onlara destek
olmaktadır. 5 ay süren bu amansız takipte
Miles amacına ulaşamaz.
Yani
Geronimo’yu ele geçiremez… Ama sonuçta açlık, yorgunluk ve
tükenmişlikle anlaşma için buluşurlar. Görüşmelerde
Geronimo’ya yine Miles tarafından birçok iyi sözler söylenir ve sözler
verilir.
Ama
yine hiçbiri gerçekleştirilmeyecektir. 4 Ekim’ de Geronimo, Naiche ve
adamları teslim olmuş olarak bir trenle Florida’ya gönderilirler.
1894 -
Florida ikliminde kırılan Chiricahua’lar
geriye dönemediler.
Verilen
sözler yerine getirilmemişti. Büyük kayıplar sonrası geriye kalanların
batıya dönemsine izin verildi ancak kendi topraklarına değil
Oklohama’da ki Fort Sill Rezarvasyonuna. Burada
askerlerin Geronimo’yu alay edercesine “
Gerry” diye çağırdıkları ve onunda bundan
nefret ettiği kendince ifade edilmiştir.
1898’
de Tras- Missipi Omaha Uluslarası Fuarına teşhir için götürülür.
1901’
de Buffalo’ daki Pan-Amerikan Fuarına da götürülür.
1904’
de St. Louis Fuarında kendi elyazısıyla adını
yazar. (Medeniyet Geronimo’ya yazı yazmayı öğrettiğinin
teşhirini yapmaktadır.)
1905’
de T. Roosvelt’ in seçim törenine Amerikan Atı ile birlikte
katıldı. Bu dönemde rezervasyon
yaşamı ve beyaz adamın kurallarını iyice gözlemler ve onların
kurallarıyla oynamaya başlar. Ok ve yay
yaparak onları satar, ayrıca konuşmak içinde beyazlardan para talep
eder. Beyazlarla kendi kurallarıyla alay
eder.
1909’
da Fort Sill’ de ölür. Ölümü de ilginçtir. Yaptığı ok ve yayları satmak
için Luvton’a gitmiş, aşırı yağışlı bir hava olmasına rağmen atına
atlayıp geri dönmüş ancak atından düşmüş, tüm gece yağmurda kalmış ve
hastanede ölmüştür. Üşütme ve zatürree.
Ayrıca alkollü olduğu söylenir. Gençken bir bir ruhun ona; kurşunların
onu öldürmeyeceğini söylediğini belirtmiş, vücuduna yarım düzine kurşun
isabet etmesine rağmen kurşun ile ölmemiştir.
Geronimo’
nun Hayatından:
Geronimo
Konuşuyor: “ Usen bütün insan
kabilelerini yarattı ve onları yaratırken bir amacı vardı... ve her
yarattığı için onlara bir yuva verdi... Onlara Batı Ülkesini verdi.
Tahıl , meyve, av verdi . Şifa için bitkiler verdi,
bu bitkileri nerede bulacaklarını ve nasıl ilaç yapacaklarını öğretti.
Bu yuvayı Usen verdi Apacheler buradan çıkarıldığında hastalanıyor ve
ölüyorlar .”
Sihirli
4 Rakamı:
Dört
kız , dört erkek kardeşi var,
Dört
çocuğu Meksikalılar tarafından öldürülmüş.
Dört
karısı var.
Dört
çocuğu Amerikalılarca alınmış.
Dört
Bedonkohe Apachesi kalmışlar.
İlk
olarak 1846 yılında Savaşçılar Konseyi’ne katılır. lk karısının ismi
Alope’dir ve ondan üç çocuğu olmuştur. 1858 yılı Geronimo’nun hayatının
dönüm zamanıdır. Yaşadığı acı ve
ızdırapların onu derinden etkilediği buradan anlaşılmaktadır.
Casa Grande yakınlarında bulunan Kaskiyeh isimli
yerde bulunan kaplarına tüm savaşçılar kamp dışındayken, yalnızca kadın
ve çocukların bulunduğu bir zamanda Meksikalılar’ ca düzenlenen bir
saldırıda annesi, karısı ve üç çocuğu katledilir.
Bu
durumdan derin, çok derin bir acı duyduğunu hiç açıklamaz…
Ancak
bu olay Geronimo’nun taş kalpli, yenilmez savaşçı ve beyazlara duyacağı
kinin başlangıcıdır. Babasının mezarını her ziyaret ettiğinde, ne zaman
eski günleri hatırlatan bir şeyler hissetse Meksikalılardan intikam
alma isteği duyduğunu açıkça söylemektedir.
1858-
1875 yıllarında sürekli Meksikalılar ile savaşları ve saldırıları
olmuştur.
1884’
de Meksikalılarla son savaşını yapar
KIZILDERİLİLER
KİMDİR?
Kızılderili,
Kuzey Amerika
yerlilerine verilen genel isimdir.
İlk Amerikalılar Buzul Çağı'nın en şiddetli döneminde, M.Ö. 34000 - M.Ö. 30000 yıllarında, dünyadaki suyun önemli bir bölümü büyük kıtasal buz katmanları halindeydi. Bunun
sonucunda, Bering Denizi
bugünkü düzeyinden yüzlerce metre daha aşağıdaydı ve Asya
ile Kuzey Amerika
arasında, adına Beringia denilen, bir kara köprüsü oluştu.
Beringia’nın
en geniş döneminde 1.500 kilometre kadar olduğu sanılıyor.
Nemli
ve ağaçsız bir tundra
olan bölge, otlar ve diğer bitkilerle kaplıydı ve bu da ilk insanların
yaşamak için avladıkları büyük hayvanları çekiyordu.
Kuzey
Amerika'ya ilk erişen insanlar, yeni bir kıtaya ayak bastıklarını
muhtemelen tahmin bile edemezlerdi.
Atalarının
binlerce yıldır yaptığı gibi Sibirya
kıyılarında av peşinde koşmaya devam etmişlerdir.
M.S.
ilk yüzyıllarda, bugünkü Arizona'da
Finiks
kentinin bulunduğu yöreye yakın yerleşim birimlerinde, top oynamak için
alanların ve Meksika'da
bulunanlara benzeyen piramit biçimli kümbetlerin yanı sıra kanal ve
sulama sistemleri kuran Hohokumlar yaşıyordu.
Bir
Kızılderili savaşçısı
İlk
yerleşimciler Seminoller, Çerokiler
ve Mişuki kabileleri ile karşılaştılar.
İspanyol
kaşifler ise Kaliforniya'da
Şoşon, Payitu, Kahula, Mevuk ve diğer bazı kabilelerle
karşılaşmışlardır.
19.
yüzyılda, Avrupalı
kaşifler batıya doğru göç ederken Kızılderili kabileleri kendi
topraklarından sürmüşlerdir.
Bu
dönem batıda Apaçi,
Siyu
ve Komançi
ve diğer kabilelerle yapılan utanç verici savaşlar dönemidir.
Bu
savaşlardan geriye kalan çok az sayıda yerli ise, Rezervasyonlar
(kızılderililer için ayrılmış araziler) olarak
bilinen küçük bir alanda yaşamaya mecbur edilmişlerdir.
Yani
bu halkın büyük bir kısmı soykırım'a
uğradı. Bugün ABD'de
hükümet
tarafından resmen tanınan 554 Kızılderili kabilesi vardır.
Kızılderililer
1952
yılına kadar Rezervasyon
denilen toplama kamplarında yaşamaya zorlanmışlardır.
Kizilderililerin
halen önemli miktardaki kısmı bu bölgelerde yaşamaktadır.
1626
yılında Hollandalıların
satın aldığı New York'ta
günümüzde 85.000'den fazla Kızılderili yaşamaktadır.
2007
yılının Aralık ayında, en önemli Kızılderili kabilelerinden biri olan Lakota Siyuları
ABD vatandaşlığından çekildiklerini ve kendi devletlerini
kuracaklarını ilan etmişlerdir.
Toprakları
beş ayrı ABD eyaletinin sınırları içerisinde olan Lakotalar'ın bu
girişiminin sonuçları henüz kesinleşmemekle birlikte, Kızılderililerin
büyük soykırımdan bu yana ilk bağımsızlık girişimleri olarak tarihe
geçmiştir.
Toplama
Kampları:
Amerika'da
ilk kızılderili yerleşim bölgeleri, 1840'lı yıllarda
oluşturuldu.
O
yıllarda, Avrupa
kökenli Amerikalılar, ülkenin batı bölgelerine yerleşmek için
kızılderili kabilelerini
de önlerine katarak ilerliyordu.
Kızılderililer,
doğup büyüdükleri toprakları terk etmek ve “rezervasyon”
adı verilen, anavatanlarından
çok daha küçük bölgelere yerleşmek zorunda bırakıldı.
Günümüz
ABD'sinde
Kızılderililerin yaklaşık % 85'i rezervasyonların dışında yaşamaktadır
ve her büyük kentin kendi Kızılderili toplumları vardır.
Amerika’da
300’den fazla Kızılderili yerleşim bölgesi bulunmaktadır.
Ekonomi:
ABD'de
ekonomik olarak 3 büyük kabile bulunmaktadır:
Mississippi
Choctawlar (5 bin kişi. kumarhane, hoparlör işleri yapıyor)
Oklahoma
Choctawlar (35 bin kişi. Kumarhane, benzin istasyonu ve
oteller zincirleri var) ve Oklahoma Chickasawlar
(200 bin kişi). Amerikan Bayanlar Ulusal
Basketbol Birliği'nde (WNBA)
tek bağımsız takım, sahibi bir Kızılderili kabilesi olan Connecticut
San. Connecticut
eyaletinin Mohegan Kabilesi 2003'te
Orlando
Miracle kulübünü satın aldı ve Connecticut'a
taşınan takım artık maçlarını Mohegan Sun adlı devasa kumarhane ve
eğlence kompleksindeki salonda oynamaya başladı.
O
zamana kadar her WNBA
profesyonel takımı bir NBA
kulübüne aitti. Rezervasyon bölgeleri dışındaki ilk yatılı okulda 1879'dan
1918'e
kadar okuyan yaklaşık 10.000 Kızılderili çocuk; medenileştirilme
hedefi ile kendi yerli dillerini konuşan ve kültürlerinin diğer
yönlerini korumaya çalışan öğrencilerin cezalandırmaya dayandığı bir
ortamda yetiştirilmişlerdir.
Kanadalı
araştırmacı Ethel G. Stewart, 250 bin nüfuslu Navaho
kabilesinin Orta Asya Türkleri'nin
konuştuğu Atabaşkan dilini
konuştuğunu gösterdi.
ABD
yayılmacılığı altında yok olan kabilelerin ürünlerde yaşayan isimleri
ABD'liler ise tüm dünyaya pazarladıkları ürünlerinden birkaçına
Kızılderili kabileleri isimleri vermiştir.
Örnek
olarak;
Apache:
ABD Hava Kuvvetleri
tarafından üretilen bir Helikopter markası, bir bilgisayar donanım
ürünleri üreten marka, bir server ismi,
Comanche:
ABD Hava Kuvvetleri tarafından üretilen bir Helikopter Markası,
Chrysler'in ürettiği bir kamyonet modeli.
Pontiac
(Ünlü Kızılderili Şefi): 80’li yılların ABD kaynaklı en meşhur spor
araba markalarından biri
Fox:
ABD’de bir TV kanalı
Black Hawk
: Helikopter markası
Kentucky:
Kökeni; Iroquois Kızılderililerinin kullandıkları dilde “ken-tah-ten”
sözcüğünden gelen ve “Yarının Ülkesi” anlamına gelen kelime.
Aynı
zamanda tüm dünyaya yayılmış bir restoranlar zincirinin ismidir. (Kentucky Fried Chicken).
Koloni
Dönemi ve Kızılderililer:
Avrupalı kaşifler
Amerika'ya geldiğinde, Amerika'da yüzlerce farklı kabile bulunmaktaydı.
Bu kabilelerden bir çoğu ortak bir dili ve kültürü paylaşıyorlardı.
Önce İspanyol asıllı
denizciler İspanyol Kraliçesi
adına bu topraklara ayak basmış daha sonra başta İngiltere
olmak üzere diğer Avrupa sömürgeci devletleri
de aynı rotayı izleyerek Amerika'ya askerlerini, kaşiflerini
göndermişlerdir.
Avrupalı
beyaz adamın şiddet düşkünlüğünden haberdar olmayan yerliler onları
sevinçle karşılamış, ellerindeki altın vs. gibi şeyleri onlarla
paylaşmak istemişler ancak sömürge güçlerinin baskısı hatta katliamı
altında soykırıma uğramışlardır.
13 Haziran2008'de
Kanada
Başbakanı Stephen Harper,
Kanada Parlamentosunda düzenlenen bir törende Kızılderililerden resmen
özür dilemiştir.
Geronimo'ya
iade-i itibar:
ABD'de
ölümünün yüzüncü yıldönümünde ünlü Apaçi lideri Geronimo'ya itibarı
iade edildi.
AA
Güncelleme: 09:27 TSİ 24 Şubat. 2009 Salı
WASHINGTON
- Amerikan Temsilciler Meclisi'nde dün gece kabul edilen karar
metninde, 1909 yılının 17 Şubatında ölen "Geronimo" lakaplı Apaçi
lideri Goyathlay onurlandırıldı.
Meclis,
"Geronimo'nun olağanüstü yiğitliğini ve kendi topraklarını, halkını ve
Apaçi hayat tarzını savunma azmini" teslim etti.
Topraklarını
önce Meksikalılara, sonra da Amerikalılara karşı savunan ve kendisine
bağlı küçücük yerli grubuyla askerlere kan kusturan "Geronimo", 1886'da
Amerikan ordusuna teslim olmak zorunda ve 20 yıldan uzun süre savaş
esiri olarak tutulduktan sonra 1909'da 90 yaşında vefat etti.
Hür
kızılderili savaşçılarının sonuncusu sayılan "Geronimo"nun hayatı
sinemaya uyarlandı ve çizgi filmlere konu oldu.
25
Şubat 2009 Cumhuriyet Gazetesi
TÜRKİYE
VE KIZILDERİLİLER HAKKINDA BİRKAÇ NOT:
Kızılderililer
İstanbul'da 7 Kızılderililerden yatırım çağrısı:
09/11/2010
9:31
Bakan
Çağlayan, Amerikalı kabile liderlerinden Türkler dışında kimseyle flört
etmemelerini istedi.
Yerli
liderleri de bölgelerindeki olanakları anlattı.
Dış
Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan Amerikalı yerli kabile
liderlerine müteahhitlikte Türklerden daha iyi ortak bulamayacaklarını
söyleyerek “Sakın ha başkalarıyla flört etmeyin. Türk firmaları,
müteahhitleri ve işadamları size en yakın dostluğu gösterecek firmalar
olacaktır” dedi. Amerikalı kabile liderleri ise Türk işadamlarını
kumarhane, turimz ve petrol yatırımlarına çağırdı.
‘Yatırım alanları çok çekici’ Devlet
Bakanı Zafer Çağlayan, Türk Amerikan Koalisyonu (TCA) organizasyonu ile
ABD’den gelen ve aralarında 6 kabile liderinin yer aldığı toplam 17
yerli Amerikalı özerk bölge temsilcisinden oluşan heyetle dün bir araya
geldi. Çağlayan, yerli Amerikalı bölgelerin gelişme yolunda yöreler
olmaları nedeniyle federal hükümetin sunduğu ve yatırımı hedefleyen
birçok yasa ve teşvik edici kanundan yararlandığını dile getirdi.
Çağlayan,
bu bölgelerin özel sektör için de çok çekici yatırım alanları olduğunun
altını çizdi.
Çağlayan,
“Altyapı ve üstyapı çalışmalarınızda kendinize Türklerden daha iyi
ortak bulamazsınız. Sakın ha başkalarıyla flört etmeyin” dedi. Türk
Amerikan Koalisyonu (TCA) Bakanı Lincoln McCurdy ise öncelikle iki ülke
arasında bağları daha güçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi.
İşadamları için cazip: Kabile
liderleri ve temsilcileri de iş fırsatları hakkında bilgi verdi.
Oklahoma’dan Quapaw Özerk Bölgesi Başkanı John Berrey, 3.2 milyar
dolarlık kumarhane ve turizm operasyonlarında rol oynadıklarını
belirterek, ayrıca petrol kaynakları bulunduğunu kaydetti.
Wisconsin’den
Mohikan yerlileri Stockbridge-Munsee Kolu Başkanı Kimberly Vele,
kumarhanelerin işsizliği azalttığını söyledi.
Washington’dan
Coleville Alanı Özerk Bölgeleri Başkanı Michael Finley, “Kabilelerimiz
kendi içinde özerk, federal vergilere tabi değiliz, bu da birçok şirket
için çok çekici” diye konuştu.
(aa)
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||









