Siyaset14 Mayıs 2005 00:00

Türk askeri egemenliği tartışır mı? - Arslan Bulut

Orgeneral İlker Başbuğ, 21''inci yüzyılın ilişkiler ağında tam bağımsızlık kavramı üzerinde de düşünmek zorunda olunduğunu ifade ederek, ''Ulusların egemenlik haklarının belirli bir alanını, kendi arzusu ve kendi iradesiyle, o kuruluşun karar mekanizmalarında yer alması kaydıyla ve o kuruluştan kendi arzusuyla çekilebilmesi mümkün olduğu sürece uluslararası bir kuruluşa devretmesi, acaba tam bağımsızlığı zedeler mi? Sanırım bu soruyu tartışmalı ve bir uzlaşıya varmalıyız'' diye konuştu.Peki, ulusal egemenlik Atatürkçü düşünce sisteminin temel ilkesi ise, bu ilkeyi korumakla görevli olan Türk Silahlı Kuvvetleri, egemenliğin devrini tartışır mı?acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardcialis forum cialis prodaja cialis bez receptasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaclaritin mazilo claritinekombo claritin maziloabilify idippedut.dk abilifycialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer couponkamagra kamagra wikipedia kamagra gel

Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi tarafından İstanbul''da düzenlenen ''''Bilgi Çağı ve Teknolojik Gelişmeler Işığında Toplum, Yönetim, Yönetici ve Lider Yaklaşımları'''' konulu uluslararası sempozyumda konuşan Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, "Atatürkçü Düşünce Sistemi"nin temelini laikliğe bağladıktan sonra, "Diğer temel noktalar ise ulusal egemenlik, ulus devlet ve ulus devlete dayanan milliyetçilik anlayışı, devletçilik ve tam bağımsızlıktır'''' dedi.

Orgeneral İlker Başbuğ, 21''inci yüzyılın ilişkiler ağında tam bağımsızlık kavramı üzerinde de düşünmek zorunda olunduğunu ifade ederek, ''''Ulusların egemenlik haklarının belirli bir alanını, kendi arzusu ve kendi iradesiyle, o kuruluşun karar mekanizmalarında yer alması kaydıyla ve o kuruluştan kendi arzusuyla çekilebilmesi mümkün olduğu sürece uluslararası bir kuruluşa devretmesi, acaba tam bağımsızlığı zedeler mi? Sanırım bu soruyu tartışmalı ve bir uzlaşıya varmalıyız'''' diye konuştu.

Peki, ulusal egemenlik Atatürkçü düşünce sisteminin temel ilkesi ise, bu ilkeyi korumakla görevli olan Türk Silahlı Kuvvetleri, egemenliğin devrini tartışır mı? *** Orgeneral Başbuğ''un küreselleşme tanımı da bence doğru değil.

Daha doğrusu bu tanım eksiktir.

Dolayısıyla yanlış bilgilendirme sayılır.

Başbuğ, "Küreselleşmeyi ''Dünyada giderek artan sayıda insanın, giderek çeşitlenen biçimlerde, Şnans, siyaset, kültür, teknoloji ve güvenlik alanlarındaki gelişmelerden aynı anda etkilenmesi'' olarak tanımlayabiliriz" diyor ve "İçinde yaşadığımız bu süreçte bireyler, toplum, yöneticiler ve liderler, küreselleşme sistemine ne ölçüde ayak uydurmak zorundadır?" diye soruyor! İki yıl önce aynı salonda bu konu yine tartışılmış ve Gürcistan''dan Dr.

Büyükelçi Aleksander Rondeli "Adeta mutasyon geçiriyoruz.

Büyük bir ülkeydik, küçük ülkeler haline dönüşüyoruz.

Sovyet mirasından etnik milliyetçilikler çıkıyor.

Etnik milliyetçilikler, bölücülüğe, ayrılıkçılığa ve ayrılmalara kadar vardı.

Parçalanmaya bazı yerlerde küreselleşme deniliyor" demişti.

Bana göre, sempozyumun Türkiye açısından en önemli değerlendirmesini Doç.

Dr.

Güner Tuncer yapmıştı: "Küreselleşmenin, ulus devleti, dolayısıyla Atatürk ilkelerinî ortadan kaldırmaya çalıştığını biliyoruz.

Burada sorun şudur: Türkiye''yi yönetenler bu ilkelere sahip çıkacak mıdır, çıkmayacak mıdır? Yönetim sahip çıkmayacaksa, iş Türk aydınlarına ve Türk halkına düşüyor..." *** Ben de aynı toplantıda küreselleşmeyi şöyle tanımlamıştım: "Küreselleşmeden söz edilirken IMF ve Dünya Bankası kararlarına vurgu yapılmakla birlikte bu iki kuruluşun üzerindeki karar mekanizmaları bulunduğunu, sivil toplum gibi gösterilen güdümlü toplum kuruluşlarının istihbarat örgütlerinin uzantısı olduğunu unutmayalım.

Bütün dünyanın tartıştığı küreselleşmenin kendiliğinden gelişen bir süreç olduğu propaganda ediliyor.

Oysa, küreselleşme bir süreç değil, öncelikle bir projedir, bir örümcek ağıdır.

Dünyadaki an zayıf örgütlenme şeması örümcek ağıdır, bir ucundan çekerseniz çözülür gider...

Ulus devletler, milli kimlikler yaşayacak ve insanlık onuru, köleleleştirme demek olan bu örümcek ağını çözecektir!" Gürcan Dağdaş''ın açıklaması Dünkü yazımda, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Gürcan Dağdaş hakkında İnternet''te bir yıldır gündemde olan bazı iddialara, bir okuyucu mektubu çerçevesinde yer vermiştim.

Önce ortak dostumuz olan Metin Işık ile, sonra da Gürcan Bey ile görüştüm.

Gürcan Dağdaş, 30 ocak 2000 tarihli Özgür Politika gazetesinde yayınlanan ve altında Akın Birdal, Murat Bozlak gibi isimlerle birlikte kendisinin de ismi bulunan "Devlet değil, halk anayasası" başlıklı yazıdan, benim yazımı okuduktan sonra haberdar olduğunu, kendisinin bu bildiriye kesinlikle imza atmadığını söyledi.

Dağdaş, ayrıca MHP Genel Başkanı''nı etkileme gibi bir konumda bulunmadığını da belirtti.

Bu vesileyle, söz konusu bildiriye, Gürcan Dağdaş''ın imza atmadığını, beş yıl sonra, kamuoyuna kendi açıklaması ile duyurmuş oluyoruz.