Bu Nasıl Söz Paşa! - Necdet Sevinç
Yazıya başlamadan önce mermi büyüklüğünde iki hap aldım. Zehir zıkkım, bir sâde kahve içtim. Fakat baş ağrılarımı dindiremedim.O sebeple aşağıdaki satırları okumadan önce oldukça müessir bir müsekkin almanızı, tansiyon ilacınızı da yanınızda bulundurmanızı rica ve tavsiye ederim. Şu laflar Genelkurmay Başkanlığı tarafından tertiplenen ve 12 - 13 Mayıs 2005 tarihlerinde Harp Akademileri Komutanlığı''nda icra edilen "Bilgi Çağı ve Teknolojik Gelişmeler Işığında Toplum, Yönetim, Yönetici ve Lider Yaklaşımları" konulu toplantıda sarfedilmiştir. Ve maalesef Genelkurmay 2.Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ''a aittir.escitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectscialis walgreen coupon site cialis coupon
Ulusların egemenlik haklarının belirli bir alanını, kendi arzusu ve kendi iradesi ile o kuruluşun karar mekanizmalarında yer alması kaydıyla ve o kuruluştan kendi arzusuyla çekilebilmesi mümkün olduğu sürece, uluslararası bir kuruluşa devretmesi acaba tam bağımsızlığı zedeler mi? Sanırım bu soruyu tartışmalı ve bir uzlaşıya varmalıyız." Niye tartışmalıyız Paşa? Seksen yıl önce hükme bağladığımız bir dâvâyı niçin yeniden tartışmalıyız? Şunca çileden sonra imzalanan Lozan Antlaşması''nı, Gazi''nin ifadesiyle "İstikla-i tam"ı esas alan millî iradenin milletlerararası bir belgesi olarak kabul etmiyor musunuz ki yeniden başa döndürmeye kalkıyorsunuz bizi? Kendi ülkenizin efendisi olmaktan rahatsız mısınız Paşa? Rahatsız mısınız ki millî hakimiyetin uluslararası kuruluşlara devredilebileceğine dair bir kanaat uyandırarak küresel emperyalizmin elegeçirdiği elemanlara malzeme teşkil ediyorsunuz? Egemenliğin uluslararası bir kuruluşa devredilmesi acaba bağımsızlığı zedeler miymiş? Tabi zedeler! Bu nasıl söz Paşa? İşte egemenlik kısmen Avrupa Birliği''ne devredilerek adlî kapitülasyonlar hortlatıldığı için 30 bin kişinin kâtili olan câni hakkındaki mahkeme kararını infaz edemiyor Türkiye. Şahsen yüzümü kızartan bu utanç verici gerçeğe rağmen egemenliğin devrini nasıl gündeme getirebilirsiniz siz. Unutmayın ki Paşa; şeref ve namus dahil, millî, insanî ve ahlakî bütün değerler ancak ve sadece millî egemenliğe sahip olunduğu aksi hâlde savunulabilir.
Aksi takdirde onun - bunun ayakları altında ezdirirsiniz bizi.
Onun - bunun ağız kokusunu çektirirsiniz.
Egemenlik deyince kısmî egemenlikten falan bahsetmiyoruz biz, tam egemenlikten bahsediyoruz. Konuşmanızda Atatürk''ten sık sık bahsetmenize rağmen Gazi''yi anlayabildiğinizi ne yazık ki söyleyemiyorum Paşa. Nutkun 2.cilt, 700.sayfasında "egemenlik hiçbir mânâ, hiçbir şekil ve hiçbir renkte ve belirtide ortaklık kabul etmez" diyen Atatürk bakın nasıl devam ediyor: "...
Tam bağımsızlık denildiği zaman elbette siyasî, malî, iktisadî, adlî, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir.
Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek mânâsıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyet demektir." Yazıyıa gene Nutuk''tan bir alıntı ile devam etmek gerekiyor.
"...
Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır.
Bu esas, ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla temin olunabilir" Anlaşıldı mı Paşa.