Siyaset19 Nisan 2011 00:00

Aşkın Son Mertebesi : Dar Ağacı - Eren Erdem

Paratestan tapınaklarından halka seslenen bir kenzo şöyle dedi; “Ey iman edenler, nafile kıldığınız her namaz, sevap hanenize 10 kat sevap olarak dönecektir…”   Ve gece kabusun etkisiyle fırladığım yatağımdan kalkıp; ‘’Ey mustazafların/ezilenlerin Rabbi! Kim bunlar ?” cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis coupons printable link discount prescription drug cardescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg

Aşkın Son Mertebesi : Dar Ağacı

Eren Erdem

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

19.04.2011


Başını yastığa koyduğunda uyuyamayanlaradır sözüm….

 

Diyarbakır'da çocuklarının istediği kahvaltıyı evde yiyecek bir şey olmadığı için hazırlayamayan 4 çocuk annesi 25 yaşındaki Yüksel Demir, yokluğa daha fazla dayanamayıp evde bulunan av tüfeğiyle yaşamına son verdi. Eşinin intiharına dayanamayan işsiz 30 yaşındaki Mehmet Demir ise, girdiği bunalım sonucu evi ateşe verdi. Çiftin ortada kalan 4 çocuğuna, 7 çocuklu amcaları Salih Demir bakmaya başladı. Aylardan bu yana işsiz ve ayağından sakat olan amca Demir, "9 nüfuslu bir aileyken şimdi 13 olduk. Yengemin ölümüne mi, kendi durumuma mı üzüleyim bilemiyorum" dedi. (http://adilmedya.com/haber.php?id=15487 )

 

Ve Tanrı kadını yarattı!

Evet o kadını…

Ve o kadın, içine düştüğü buhran kuyusunda yitip giderken,

Yaratımı tamamlanmamış mahluklar, sokaklarda kahkaha atarak yürüyorlardı…

 

Paratestan tapınaklarından halka seslenen bir kenzo şöyle dedi;

“Ey iman edenler, nafile kıldığınız her namaz, sevap hanenize 10 kat sevap olarak dönecektir…”
 

Ve gece kabusun etkisiyle fırladığım yatağımdan kalkıp;

‘’Ey mustazafların/ezilenlerin Rabbi! Kim bunlar ?”

dediğimde, çok gecikmedi yanıt…

Hemen ertesi gün, bu haberle irkilen yüreğim; dehşet ve ibretle kelimelere döküldü… 

(KASAS suresi 5. ayet) Ve biz istiyoruz ki, yeryüzünde ezilip horlananlara bağışta bulunalım, onları önderler yapalım, onları mirasçılar haline getirelim.

*************

(KIYÂMET suresi 14. ayet) Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş kesikin ve derin bir bakıştır;

Olayların arka planında cereyan eden hakikatler, çoğumuzun ilgi alanına girmez. Yeryüzünde ki o eşsiz devinim, mutlak anlamda iç içe geçmiş gerçeklerin dışavurumundan ibarettir…

Tıpkı o imamın dediği gibi, nafile namazın sevabı çok büyüktür. Ama ben bir namaz biliyorum ki; o namazın abdestli ancak ‘’kan’’ ile alınır…

İki rekat namaz da Allah’a götürmeye kafi’dir, yeterki abdesti kişinin kanı ile alınsın.. (Hallac)

Bu namaz nasıl kılınır bilir misiniz? 

Sırasıyla gideyim;

  1. Tüm dünyevi pisliklerden arınıp, Allah dışındaki her güç unsuruna ihtiyaçsızlaşır ve arınırsınız. O ki, temizlenip arınsın diye malını verir. (LEYL suresi 18. ayet)
  2. Yüzünüzü Mescid’i Haram’a, yani kimsenin kimseden üstün olmadığı, ihram dışında bir giysi giyilmeyen, altın takılmayan, güven ve adalet toplumuna dönersiniz.
  3. Bu dönüşünüzün hedefiniz/kıbleniz olduğunu ilan ederek işe başlarsınız;
  4. Hedefinize, yani o sınıfsız topluma ulaşmak için, kapitalizme savaş açarsınız, yani ‘’KIYAM’’ edersiniz…
  5. Bu savaşta, egonuzu törpülemek ve idealinize ulaşmak için, mallarınızı dağıtırsınız yani ‘’RÜKU’’ edersiniz. (Rüku : Zenginin fakirleşmesi, bkz. Lisan’ül Arab Rakea mad.)
  6. Ve hedef edindiğiniz sınıfsız toplumu inşa eden ilke ve prensiplere, yani Allah’ın isim ve sıfatlarına itaat/”SECDE” edersiniz. (Adalet, derin bakış, nitelikli algılama…vs.)
  7. Ve inşa ettiğiniz o yeni medeniyetin adı, selam ve esenlik yurdudur. Sınıfsız, kategorisiz toplum. İşte bu toplumun temel rüknunu yerine getirir, ‘’SELAM’’ verirsiniz. (Cennette)Sadece "selam, selam!" denir. (VÂKIA suresi 26. ayet) 

Allah Eyvallah!

Bu namazı kılmak zor iştir. Her babayiğidin harcı değildir. Ve bu namazın abdesti, kılan kişinin kendi kanı ile alınır. Çünkü bu namaz; mutlak teslimiyet, geri dönüşü olmayan bir yola çıkış arefesinde kılınan ‘’nitelikli’’ bir namazdır…
 

Ve bu namazın imamı; Allah Elçisi Muhammed’dir…

********************

Allah, rızıkta kiminizi kiminize üstün kılmıştır. Fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere aktarıp da hepsi onda eşit hale gelmiyor. Allah'ın nimetini mi inkâr ediyor bunlar? (NAHL suresi 71. ayet) 

Allah, şu ülkeyi/medeniyeti de örnek vermiştir: Güvenli, mutlu-huzurlu idi; rızkı her yandan bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'ın nimetini inkar ettiler de Allah kendilerine, sanayi olarak ürettikleri şeyler yüzünden açlık ve korku elbisesini/birlikteliğini/karmaşasını tattırdı. (NAHL suresi 112. ayet)
 

Ve Rabbinin nimetini söz ve fiillerinle dile getir! (DUHÂ suresi 11. ayet)

Karanlıkta yolunu kaybedenler yıldızları takip ederler. Ki o yıldızlarca kuşatılmış gökyüzü kadar karanlık yürekler var sokaklarda… 

Gerçeklere yüz çevirmiş, sapkın ve insanlığı dehşete sürükleyen zır deliliğin mimarı bir tip. 

Hemz ve Lemz eden, yani sürekli kendisine yontan, yonttuklarınca mahfeden, kıran, ezen, yıkan o adamdan bahsediyorum! 

Şişmiş göbeğini sarmalayan pahalı gömleğiyle gizlediği çirkinliği, görkemli malikanesinin ardına saklanışı ve her şeye rağmen inatla direnişi…

Ve tüm bu olup bitenlere rağmen suskunluğa gark olan o insandan bahsedeyim biraz da; 

Sindirilip, av tüfeğini kafasına dayayacak kadar çaresizleştirilmiş olan o insan! O bir anne arkadaş! 

Şatafatlı masalarda tükettiği gıdaları geyirerek atmosfere salan, ve tüm bunları komşusu aç iken yapan o madrabazın tükettiği ömürler… 

Hırsız kim arkadaşlar ? 

Karnı aç olduğu için ekmek çalan çocuk mu ? 

Yoksa, tükettiği havyarlarda çaldığı yaşamları umursamayan o adam mı ?
 

Sümme Haşa! Yedikçe yiyen, şiştikçe şişen, tüm bunları ‘’tüm Allahsızlığına rağmen’’ Allah ismini anarak gizleyen o namussuz adam…! 

Kimdir hırsız ? 

Banka kuran mı ? Açlıktan gözü dönmüş adamın banka soyması mı ? 

Güneş batıdan doğacak dediler.

Doğdu be adam!

Tüm kavramlar ve değerler alaşağı edildi. Hiçbirşey akması gerektiği gibi akmıyor! Güneş batıdan doğuyor, ki miskinler, sefiller; sefaletin mimarlarını kutsuyor ‘’Paratestan tapınaklarında…’’

Huri ve gılman bekleyen avanelerce kuşatılmış sokaklarda yürüyen hakikatler, ve kitabı ‘’sokakta yanan ateşin alevi ile okuyanlar…’’ 

Allah Resulü diyor ki;

Resul de şöyle der:

"Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular." (FURKÂN suresi 30. ayet)

Gören ile görmeyen bir değildir. O halde görenler gereğini yapsın… 

Ey iman sahipleri! Dikkatlerinizi, sizi korkunç bir azaptan kurtaracak bir ticarete çekeyim mi: (SAFF suresi 10. ayet)
 

Allah'a ve onun resulüne inanır, Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla didinirsiniz. İşte bu, sizin için en hayırlısıdır; eğer bilirseniz. (SAFF suresi 11. ayet) 

Evet size güzel bir ticaret fırsatı… 

Ya kenz ettiklerinizin üstünde kuluçkaya yatacak ve kenz ettiğiniz malların alınlarınızı dağlamasını bekleyeceksiniz. Ya da; Allah, yani halk için o malları ihtiyaç sahiplerine vereceksiniz… 

Ki, Allah yolunda mücadele etmek demek; yeşil bayraklar sallamak, kıl tapınmacılığı yapmak, objeleri putlaştırmak falan değildir.

Allah yolunda mücadele etmenin yegane yolu, Allah’ın ana meselesi olan ‘’dağılım ve paylaşım’’ noktasında çözümler üretmek, pratik eylemler geliştirmektir…

Bugünün diliyle bunun adı, kapitalizm ve yerli işbirlikçileri ile sonuna kadar dövüşmektir.! 

Zihinlerde başlayan devrim, şehrin surlarını kuşattığında. İşte o gün, kenzoların, abdestli kapitalistlerin, abdestsiz liboşların ve her türlü yiyicinin kaçacak delik arayacağı gündür… 

Ki o gün ezan, Paratestan tapınaklarından değil, mutlak anlamda uzun aradan sonra ilk defa aş pişen evlerin damlarından okunacaktır…

Ve aydınlık karanlığa galip gelecek, o büyük ışık yeryüzünü kaplayacaktır…
 

Aşk ile.


Açık İstihbarat @ 2011