Köy Enstitüleri ve Akis - İlker Doğan
Cumhuriyet Türkiyesi’nin ülke gerçeğine, kendi özkaynaklarına dayalı olarak kurduğu bir eğitim sisteminin adıdır, KÖY ENSTİTÜLERİ. Yabana muhtaç olmadan kendini yeniden üreten, kendi kendine üretken bilgi ve beceriyle donatan bir eğitim kurumunun adıdır, KÖY ENSTİTÜLERİ. Yıl 1936’larda askerliğini onbaşı veya çavuş olarak yapan köyçocukları 6 ay süreli tarımsal uygulamalı kurslarda yetiştirilerek köylerinde eğitmen oldular. cialis forum cialis bez recepta cialis bez receptafusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnecialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg
|
Cumhuriyet Türkiyesi’nin ülke
gerçeğine, kendi özkaynaklarına dayalı olarak kurduğu bir eğitim
sisteminin adıdır, KÖY
ENSTİTÜLERİ.
Yıl 1936’larda askerliğini
onbaşı veya çavuş olarak yapan köyçocukları 6 ay süreli tarımsal
uygulamalı kurslarda yetiştirilerek köylerinde eğitmen oldular.
İşte bu yokluk ve yoksulluk
içinde devlet, bu yokluk ve yoksulluğu kırmak için köye okul götürmek,
köylüyü okutmak istiyor. Cumhuriyetle birlikte ülkenin gelişip
zenginleşmesinin, kalkınmasının başlangıç noktasının köy olacaktı.
KÖY
ENSTİTÜLERİ’ne 5 yıllık köy ilkokulunu bitirenlerle, köyün kendi,
sadece okuma yazma bilen insanından 6 ayda eğitmen olarak
yetiştirilenlerin okuttukları 3 yıllık köy okullarından çıkan 2 yıllık
hazırlık sınıfı okuyan sadece ve sadece köy çocukları alınıyordu.
O günlerin KEPİRTEPE KÖY
ENSTİTÜSÜ’nün basit yün-aba giysileriiçinde köy çocukları, Ankara
HASANOĞLAN KÖY ENSTİTÜSÜ’nün temelinde, kerpicinde,
duvarında, çatısında emeği olan köy çocukları, ülkenin imarına
ellerinin nasırlarını bıraktıkları, yeni nasırlar kazandıkları, ülkede
büyük bir hızın, büyük bir değişimin kıvılcımları olmuşlardır.
Türk
Milli Eğitimine büyük destek veren ve bu okulların kuruluşuna büyük
katkısı olan İsmet Paşa bile Hasan Ali Yücel’i ve kendi eseri olan
okulları savunmadı. Hasan Ali Yücel bu okullar yüzünden komünizmden
suçlu bulundu ve ceza yedi. Amacı
ülkeye kaliteli ve kalifiye işçi yetiştirmek olan birokula, mezunu olan
bu pırlantalar, askerlik görevini yapmak üzere geldikleri yedek subay
okullarında komünist ön yargısı ile “Gözün üstünde kaşın var”
kabilinden suçlamalarla kıtalara onbaşı – çavuş olarak çıkarıldılar.
Köy Enstitüleri kapatılırken bu kurumlarla bütünleşmiş olan bir avuç insanın ve Anadolu çocuğunun içine düştükleri acılarından hiç kimsenin ama hiç kimsenin haberi olmadı. Köy Enstitüleri; varlığıyla baştacımız oldu, yüzümüzü ağartan çalışmalar meydana getirdi. Kapatıldı kalp ağrımız oldu, eksikliği temelsiz eğitimi doğurdu, bugünkü beceriksizliği meydana getirdi .
KÖY
ENSTİTÜLERİ, Türkiye’nin çağdaşlığı yakalaması için gerekli Samurayları
yetiştirecek kurumlar
olmamaları için bir neden yoktu…
|
||||