Siyaset13 Nisan 2011 00:00

Genelkurmay, AKP'ye Çalışıyor - Rıza Zelyut

26 Ocak 2011 tarihinde; bu başlıkta bir yazı yazdım, Genelkurmay Başkanlığı, hakkımda soruşturma açılması için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Basın savcılığı ifademi aldı, yazıyı inceledi ve 'Kovuşturmaya gerek yok.' dedi. Adalet;  gazetecilerden yana da çalışıyor. Yaşanan gelişmeler; beni yeniden aynı başlıkla yazı yazmaya zorladı. Çünkü; her seçim öncesinde bu Genelkurmay bir açıklama yaparak AKP'nin prim kazanmasına yol açıyor. 2007 genel seçimlerinden önce, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt böyle yapmadı mı? cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienaproxennatrium go naproxen kruidvatcialis walgreen coupon cialis discount cialis coupon

Genelkurmay, AKP'ye Çalışıyor

Rıza Zelyut - Güneş

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

13.04.2011


26 Ocak 2011 tarihinde; bu başlıkta bir yazı yazdım, Genelkurmay Başkanlığı, hakkımda soruşturma açılması için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Basın savcılığı ifademi aldı, yazıyı inceledi ve 'Kovuşturmaya gerek yok.' dedi. Adalet;  gazetecilerden yana da çalışıyor.

Yaşanan gelişmeler; beni yeniden aynı başlıkla yazı yazmaya zorladı. Çünkü; her seçim öncesinde bu Genelkurmay bir açıklama yaparak AKP'nin prim kazanmasına yol açıyor. 2007 genel seçimlerinden önce, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt böyle yapmadı mı?

Bu işbirliği boşuna değildi. Yaşar Büyükanıt ile Başbakan Erdoğan'ın 5 Mayıs 2007'de Dolmabahçe Sarayı'ndaki o gizli görüşmelerinden sonra Ergenekon operasyonunun yapılması için işaret verildi.

Bu iş için de Savcı Zekeriya Öz görevlendirildi. Genelkurmay'ın, dolaylı yoldan Zekeriya Öz'e ulaştırdığı, eklemeler yapılmış belgelerle; TSK'daki Kemalist subaylara ve Türkiye'deki milliyetçilere karşı bir saldırı başlatıldı.

Zaten Ergenekon Savcısı Öz, yeni görev yerine giderken yaptığı açıklamada bunu şöyle itifaf etti:

'Soruşturmayı tek başımıza yapmadık. (...) Merkez komutanlığı destek verdi. Askerler de kanunlara saygı duyarak bu işlerin yapılmasına müsaade etti.'

BELGEYİ BÜYÜKANIT VERDİ

Savcı Öz doğru diyor; çünkü Ergenekon operasyonunun başlaması için gerekli malzemeyi de polis değil asker verdi. Bu durum; 1. Ergenekon İddianamesi'nde çok açık biçimde yer almaktadır. İddianamede, 'Soruşturmanın Özeti' başlığı altındaki 'Soruşturmanın Başlangıcı' bölümünde verilen şu bilgiler bunun ispatıdır:

'Trabzon İl Jandarma Komutanlığı'nın 156 hattını gizli numaradan arayarak isim ve kimliğini belirtmeyen bir şahsın, 'Ümraniye Çakmak Mahallesi Muhtarlığı 'nın karşısındaki tek katlı binanın (önünde büfe var) çatısında elektrik direğinin yanında el bombası ve C-4 patlayıcı madde bulunduğu', patlayıcı maddeyi Mehmet DEMIRTAŞ isimli şahsın sakladığı, bu patlayıcıları bir astsubayın temin ettiği, adres olarak Mithatpaşa caddesi ile Samanyolu caddesinin birleştiği sokakta bulunan Kardak Balıkçısının yanındaki tek katlı bina 'şeklinde ihbarda bulunması üzerine, bu ihbar önce İstanbul İl jandarma Komutanlığına, sonrasında da İstanbul Emniyet Müdürlüğüne intikal ettirilmiştir.'

Görüyorsunuz ki; Ergenekon operasyonunu başlatan ihbarı yapan jandarma; yani TSK. Kim var o sıralarda ordunun başında? Yaşar Büyükanıt...

Sözün özü: Ergenekon için ilk ve temel belgeyi polis değil asker temin etmiştir.

Bu yüzden de Ergenekon operasyonunu Fethullah Gülen'e, onun polis içindeki adamlarına yıkmak; operasyonun arkasındaki büyük güçleri saklamaktır...

Operasyonda polis içindeki cemaatçi polis kullanılmıştır amma; onlar sadece maşa durumundadırlar.

DOLMABAHÇEDEN SONRA

Yaşar Büyükanıt ile Başbakan Erdoğan 5 Mayıs 2007'de Dolmabahçe Sarayı'nda çok gizli bir görüşme yaptılar. O günün akşamı, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Amerika'ya şöyle bir kripto geçiyor:

'Erdoğan ile Büyükanıt anlaştı; operasyon başlayabilir.'

Ve operasyon başlıyor. Genelkurmay'dan çıkartılan ve eklemeler yapıldığı söylenen o darbe planlarını yayımlamak için bir de Taraf isimli gazete kurduruluyor.

ABD ile bağlantısı olduğu öne sürülen gazeteciler burada istihdam ediliyor. Burada çalışan Mehmet Baransu isimli, kimsenin o zamana kadar bilmediği birisine; 'Balyoz Darbe Planı' diye bir bavul dolusu belge veriliyor. Bu süreci yöneten Fethullah Gülen değildir. İşin arkasında üç önemli güç vardır: TSK, ABD ve Başbakan Erdoğan...

Şimdi...

Özellikle Abdullah Öcalan'ı getiren subayların da terörist gibi gösterildiği bu operasyonda susması gereken Genelkurmay; yeniden konuşuyor ve sanki içeri tıkılan subaylara arka çıkıyormuş gibi bir hava veriyor.

Hayır; Genelkurmay o subayları korumuyor; AKP'ye bilerek koz veriyor. Seçim yaklaştı ya, buna benzer başka gelişmeler de yaşayabiliriz...

Örneğin; İsrail'e yakında bir posta daha beklemekteyim.

(Açık İstihbarat : Yazının orijinal başlığı "Ordu, AKP'ye Çalışıyor" şeklindedir. Yıllardır özenle, Türk Ordusu'nun manevi şahsiyeti ile Genelkurmay'ın kurumsal yapısı arasındaki ayrımı yapan bir yayın olarak, yazının başlığı "Genelkurmay AKP'ye Çalışıyor" şeklinde tarafımızca değiştirilmiştir.)

Açık İstihbarat @ 2011