İstihbarat5 Nisan 2011 00:00

Yeni Türk Düşmanları ve Ermeni Sorunu - Mehmet Türkyılmaz

Elbette bu bağlamda istisnalar olmakla birlikte, 1960–80 arası Türkiye’ye araştırma yapmak için gelen hemen bütün Amerikalı akademisyenlerin ABD istihbarat örgütleri ile dolaylı veya dolaysız ilişkisi mevcuttur. Abdullah Öcalan’ı Suriye’den çıkarılmadan evvel ziyaret eden Michael Gunter; Türkiye’de etnik konularda çalışmalarda bulunmuş Paul Magneralla;  1973–80 arası Türkiye’nin Güneydoğusunu karış gezen daha sonra Amerikanın Sesi Radyosunda Kürtçe servisinin basına getirilen Michael Chyet herhalde ilk akla gelenlerdir. Bu ekol Amerikan derin devleti ile çok yakin ve girift ilişkiler ağı içersinde eski oryantalistleri temsil eder. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardcialis walgreen coupon cialis discount cialis coupon

Yeni Türk Düşmanları ve Ermeni Sorunu : Keith David Watenpaugh ve James Grehan

Mehmet Türkyılmaz - Enver Pasa Dergisi

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

05.04.2011


Son yıllarda, Türkiye’deki siyasi karmaşadan Amerika’daki bazı önemli gelişmeler gözümüzden kaçmasın. Emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileri yine boş durmuyorlar. Sadece siyasi arenada değil, Amerikan akademisinde de aktif bir şekilde faaliyetlerini devam ettiriyorlar, hem de Ermeni soykırımına Bati’nin yaptığı insancıl yardımları (the Armenian Genocide & the Origins of Modern Humanitarianism) on plana alarak, son yıllarda yoğun bir şekilde bu propagandayı devam ediyorlar.

Bu yazının amacı Ermeni sorununu tartışmak değildir, fakat Ermenileri Türkiye’ye karsı kışkırtırken, asil amaçları Emperyalizmin Amerikan akademisindeki temsilciliğini yapanlar ve onlara finansal destek sunan bazı Türk  derneklerini Türkiye toplumunun tanımasını sağlamaktır.

Çünkü Amerika’daki siyasi ve akademik yasam, bazen Türkiye’den pek net gözükmeyebiliyor.

Amerikan Üniversitelerinde Türkiye ve Osmanlı araştırmaları iki ana farkli koldan gelmektedir.

Birincisi, Amerikan emperyalizminin oluşturduğu Barış gönüllüleri (Peacecorp) vasıtası ile temeli 1960’larda atılmış, daha sonraları Fullbright’tan burs alarak Türkiye’ye gelen Amerikalıların kurdukları bolümler ve verdikleri dersler vasıtası oluşturdukları Oryantalist ve Emperyalist söylemdir.

Elbette bu bağlamda istisnalar olmakla birlikte, 1960–80 arası Türkiye’ye araştırma yapmak için gelen hemen bütün Amerikalı akademisyenlerin ABD istihbarat örgütleri ile dolaylı veya dolaysız ilişkisi mevcuttur.

Abdullah Öcalan’ı Suriye’den çıkarılmadan evvel ziyaret eden Michael Gunter; Türkiye’de etnik konularda çalışmalarda bulunmuş Paul Magneralla;  1973–80 arası Türkiye’nin Güneydoğusunu karış gezen daha sonra Amerikanın Sesi Radyosunda Kürtçe servisinin basına getirilen Michael Chyet herhalde ilk akla gelenlerdir. Bu ekol Amerikan derin devleti ile çok yakin ve girift ilişkiler ağı içersinde eski oryantalistleri temsil eder.

Amaç özgürlükçü ve tamamen bilimsel temele dayalı akademik bir çalışma değil, fakat emperyalizmin Türkiye’nin insan ve siyasi kaynaklarını manipüle etmede kullandıkları bilgi kırıntılarını Amerikan istihbarat kuruluşlarının servisine sunan Lawrence of Arabî’nin doğal uzantılarıdır.

Türkiye ve Osmanlı araştırmalarının ortaya çıktığı ikinci donem ise biraz daha geç olmakla birlikte 1990’lara dayanır. Ermeni sorununun Amerika’da oldukça gündemde olduğu 1980’lerde yaşanan Türkiye’yi soykırımın bir uzantısı olarak suçlayan zihniyete karsı çeşitli Amerikan üniversitelerinde oluşturulan Türkiye ve Osmanlı kürsüleri bu donemi temsil etmektedir. Princeton Üniversitesinde Atatürk kursusu başkanı ve merkezi Washington'da bulunan Türkiye Araştırmaları Enstitüsünün eski başkanı Heath Lowry, bu donemin en önemli temsilcisidir.

Fakat her iki donem ve gurupta belli ölçütler içinde Oryantalist ve Emperyalist bir bakış acısı sergilemekle birlikte, son yıllarda ortaya çıkan, genelde düşük zekâ ve bilgi seviyesine sahip, Türkiye ve Müslümanlara karsı ırkçı bir söylemi sergilememiştir.

Oysa son yıllarda, kapitalist bireyselci bir kişiliğe sahip, ne Ermeniler ne de Türkler tarafından dikkate alınmayan bazı ilginç çarpık kişiliklerin ırkçı bağlamda Türkiye ve Osmanlı araştırmalarına yaklaşırken Amerikan Emperyalizminin istihbarat örgütleri ile olan yakin ilişkileri bu yeni donemde Emperyalizminde içine düştüğü açmazı göstermektedir.

Yeni yetmeler,  birinci sınıf oryantalistlere nazaran bilgisiz, cahil ve ırkçıdırlar.

Herhalde  bu son doneme en güzel örnek Kaliforniya Üniversitesinde görev yapan Keith David  Watenpaugh ve O’nun kadim dostu James Grehan’dir.

Keith David Watenpaugh ve James Grehan Türkiye, Türkler ve Müslümanlar karşıtı faaliyetlerini, akademik araştırma kisvesi altında yaparken, merkezi Washington’da bulunan basında esi FBI ile çalıştığı iddia edilen Güler Köknar’ın, Türk Kultur Vakfindan (Turkish Cultural Foundation) aldıkları yardımlar ile yapmaları ise bir hayli ilgi çekicidir. Türk Kültür Vakfından alınan finansal destek ile Türkiye karşıtı  Osmanlı Toplantıları düzenleyerek, genç akademisyenleri bir araya getirirken,  Keith David Watenpaugh ve James Grehan acaba hangi Amerikan istihbarat örgütüne rapor vermektedirler?

Namık Tan’ın basında olduğu Türk elciliğinin, Türk Kültür vakfının Türkiye karşıtı bu programları desteklemesindeki rolü nedir?

Gelen gideni aratır, Türk atasözündeki gibi eski oryantalist ve emperyalistleri aratan Keith David Watenpaugh ve James Grehan’in Türkiye ve İslam karşıtı çalışmalarının arkasındaki neden nedir diye sormadan edemiyoruz!


Açık İstihbarat @ 2011