|
|
Son
yıllarda, Türkiye’deki siyasi karmaşadan Amerika’daki bazı önemli
gelişmeler gözümüzden kaçmasın. Emperyalizm ve onun yerli
işbirlikçileri yine boş durmuyorlar. Sadece siyasi arenada değil,
Amerikan akademisinde de aktif bir şekilde faaliyetlerini devam
ettiriyorlar, hem de Ermeni soykırımına Bati’nin yaptığı insancıl
yardımları (the Armenian Genocide & the Origins of Modern
Humanitarianism) on plana alarak, son yıllarda yoğun bir şekilde bu
propagandayı devam ediyorlar.
Bu yazının amacı Ermeni sorununu tartışmak değildir, fakat Ermenileri
Türkiye’ye karsı kışkırtırken, asil amaçları Emperyalizmin Amerikan
akademisindeki temsilciliğini yapanlar ve onlara finansal destek sunan
bazı Türk derneklerini Türkiye toplumunun tanımasını
sağlamaktır.
Çünkü Amerika’daki siyasi ve akademik yasam, bazen Türkiye’den pek net
gözükmeyebiliyor.
Amerikan Üniversitelerinde
Türkiye ve Osmanlı araştırmaları iki ana farkli koldan gelmektedir.
Birincisi, Amerikan emperyalizminin oluşturduğu
Barış gönüllüleri (Peacecorp) vasıtası ile temeli 1960’larda atılmış,
daha sonraları Fullbright’tan burs alarak Türkiye’ye gelen
Amerikalıların kurdukları bolümler ve verdikleri dersler vasıtası
oluşturdukları Oryantalist
ve Emperyalist söylemdir.
Elbette bu bağlamda istisnalar olmakla birlikte, 1960–80 arası
Türkiye’ye araştırma yapmak için gelen hemen bütün Amerikalı
akademisyenlerin ABD istihbarat örgütleri ile dolaylı veya dolaysız
ilişkisi mevcuttur.
Abdullah Öcalan’ı
Suriye’den çıkarılmadan evvel ziyaret eden Michael Gunter; Türkiye’de
etnik konularda çalışmalarda bulunmuş Paul Magneralla;
1973–80 arası Türkiye’nin Güneydoğusunu karış gezen daha sonra
Amerikanın Sesi Radyosunda Kürtçe servisinin basına getirilen Michael
Chyet herhalde ilk akla gelenlerdir. Bu ekol Amerikan derin devleti
ile çok yakin ve girift ilişkiler ağı içersinde eski oryantalistleri
temsil eder.
Amaç özgürlükçü ve tamamen bilimsel temele dayalı akademik bir çalışma
değil, fakat emperyalizmin Türkiye’nin insan ve siyasi kaynaklarını
manipüle etmede kullandıkları bilgi kırıntılarını Amerikan istihbarat
kuruluşlarının servisine sunan Lawrence
of Arabî’nin doğal uzantılarıdır.
Türkiye
ve Osmanlı araştırmalarının ortaya çıktığı ikinci donem ise biraz daha
geç olmakla birlikte 1990’lara dayanır. Ermeni sorununun Amerika’da
oldukça gündemde olduğu 1980’lerde yaşanan Türkiye’yi soykırımın bir
uzantısı olarak suçlayan zihniyete karsı çeşitli Amerikan
üniversitelerinde oluşturulan Türkiye ve Osmanlı kürsüleri bu donemi
temsil etmektedir. Princeton Üniversitesinde Atatürk kursusu başkanı ve
merkezi Washington'da bulunan Türkiye Araştırmaları Enstitüsünün eski
başkanı Heath Lowry, bu donemin en önemli temsilcisidir.
Fakat
her iki donem ve gurupta belli ölçütler içinde Oryantalist ve
Emperyalist bir bakış acısı sergilemekle birlikte, son yıllarda ortaya
çıkan, genelde düşük zekâ ve bilgi seviyesine sahip, Türkiye ve
Müslümanlara karsı ırkçı bir söylemi sergilememiştir.
Oysa son yıllarda, kapitalist bireyselci bir kişiliğe sahip, ne
Ermeniler ne de Türkler tarafından dikkate alınmayan bazı ilginç çarpık
kişiliklerin ırkçı bağlamda Türkiye ve Osmanlı araştırmalarına
yaklaşırken Amerikan Emperyalizminin istihbarat örgütleri ile olan
yakin ilişkileri bu yeni donemde Emperyalizminde içine düştüğü açmazı
göstermektedir.
Yeni yetmeler, birinci sınıf
oryantalistlere nazaran bilgisiz, cahil ve ırkçıdırlar.
Herhalde bu son doneme en güzel
örnek Kaliforniya Üniversitesinde görev yapan Keith David
Watenpaugh ve O’nun kadim dostu James Grehan’dir.
Keith David Watenpaugh ve James Grehan Türkiye, Türkler ve Müslümanlar
karşıtı faaliyetlerini, akademik araştırma kisvesi altında yaparken,
merkezi Washington’da bulunan basında esi FBI ile çalıştığı iddia
edilen Güler Köknar’ın, Türk Kultur Vakfindan (Turkish Cultural
Foundation) aldıkları yardımlar ile yapmaları ise bir hayli ilgi
çekicidir. Türk Kültür Vakfından alınan finansal destek ile Türkiye
karşıtı Osmanlı Toplantıları düzenleyerek, genç
akademisyenleri bir araya getirirken, Keith
David Watenpaugh ve James Grehan acaba hangi Amerikan istihbarat
örgütüne rapor vermektedirler?
Namık Tan’ın basında olduğu Türk elciliğinin, Türk Kültür vakfının
Türkiye karşıtı bu programları desteklemesindeki rolü nedir?
Gelen gideni aratır, Türk atasözündeki gibi eski oryantalist ve
emperyalistleri aratan Keith David Watenpaugh ve James Grehan’in
Türkiye ve İslam karşıtı çalışmalarının arkasındaki neden nedir diye
sormadan edemiyoruz!
|