Çıldırdılar!..O Kitapta Ne Var?-Açık İstihbarat..
<p> <b><font size="4">İleri demokrasi</font></b><font size="4">"nin polisleri, gazeteci Ahmet Şık tarafından hazırlanan "İmamın Ordusu" adlı kitabın olası kopyalarını <b>sürek avıyla </b>kovalıyor....</font></p> <div style="display:none">escitalopram i alkohol <a href="http://nguoiviendong.net/page/Escitalopram-Wiki">nguoiviendong.net</a> escitalopram i alkohol</div>
İleri demokrasi"nin polisleri, gazeteci Ahmet Şık tarafından hazırlanan "İmamın Ordusu" adlı kitabın olası kopyalarını sürek avıyla kovalıyor.
Dün akşam üzeri önce kitabı basacağından şüphelenilen İthaki Yayınevi'ne baskın düzenlendi. Yayınevi yetkililerinin "Kitabı basma yönünde bir kararımız yok" demesine rağmen, kitabın yayınevi bilgisayarları ve matbaasındaki tüm kopyalarına el konuldu. El konulan kopyaların imha edildiği bildiriliyor.
Kitabın tüm kopyalarının yok edilemediğinden kuşkulanan polis, bugün yayınevine ikinci bir baskın düzenlerken, baskınla eş zamanlı olarak gazeteci Ahmet Şık'ın eşi Yonca Şık ile Radikal gazetesi istihbarat şefi Ertuğrul Mavioğlu'na en ağır sıkıyönetim dönemlerinde rastlanmamış bir yöntemle tebligatta bulundu:
"Elinizde kopya varsa teslim edin, yoksa terör örgütüne yardım ve yataklıktan suçlu duruma düşeceksiniz"
"Gerçeği bilmek isteyen herkes tehdit altında"
Altında İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin imzası bulunan bu inanılmaz tebligatı Ertuğrul Mavioğlu bugün gazetesinde haberleştirdi. Mavioğlu, haberde şu yorumu yaptı:
"İthaki Yayınevi’ne dün akşam saatlerinde yapılan baskın ve yedi saat süren aramanın ardından iki kritik nokta öne çıktı. Birincisi, ‘İmamın Ordusu’ adlı kitabın taslaklarına el koymak amacıyla yapılan arama, tutuklanmasının ardından kim ne spekülasyon ürettiyse, kim bir ‘çapanoğlu’ peşinde koştuysa bile, Ahmet Şık’ın yazdığı kitaptan ötürü cezaevine atıldığını kesin biçimde teyit etti.
İkincisi, henüz basılmamış bir kitabın, ‘terör örgütü propagandasını yapmak amacıyla hazırlanan örgütsel doküman’ damgasını yedikten sonra başına her türlü melanetin getirilebileceğini gösterdi. Artık sadece yazarlar değil, yayınevleri de ciddi bir tehdit altında. Sadece onlar da değil. Birikimlerini bir adım öteye taşımak için harçlıklarını kitaplara yatıran gençler; sadece gösterileni değil, gerçeği de bilmek isteyen her yaştan insanlar da tehdit altında. Çünkü bilinir ama tekrarlayalım: Okuyan alim, okutmayan zalim olur."
Ahmet Şık'ın eşi Yonca Şık da Twitter'dan kendisine yapılan mahkeme tebligatını duyurdu. Yonca Şık, ""Ahmet Şık'in kitabının 3. kişilerdeki nüshasına el konacağı kararı az önce bana tebliğ edildi" dedi.
Bu haberin Radikal gazetesinde yayımlanmasından sonra polis bu kez gazetenin Bağcılar'daki merkezine baskın yaparak Ertuğrul Mavioğlu'nun bilgisyarına el koydu. Mavioğlu, kitabın kendisinde bulunan nüshasına da el konulduğu ve bilgisayarındaki ana kopyanın silindiğini açıkladı. Ertuğrul Mavioğlu daha önce Ahmet Şık ile birlikte "Ergenekon'da Kim Kimdir" adlı iki ciltlik bir kitap yayımlamıştı. Ahmet Şık'ın kitabının taslağını görüşünü almak için arkadaşına gönderdiği belirtildi.
Radikal'e yapılan baskın, gazetenin yazarları Ezgi Başaran ve Ceyda Karan tarafından Twitter'dan duyuruldu. Başaran ve Karan, Twitter hesaplarından "Polis su anda kitabın Ertugrul Mavioglu'ndaki kopyasına el koymaya geldi. Ertuğrulun yanına kitabın kopyasını almak için iki polis gönderilmiş..'Ya teslim et yahut terör propagandasıyla suçlanırsın' deniliyor!!!" şeklinde duyuru yaptılar.
O Kitapta Ne Var?
Basın özgürlüğü ile ilgili bütün yasa, gelenek ve teamülleri ağır şekilde çiğneyen bu uygulamanın nasıl bir telaştan kaynaklandığı anlaşılamadı. Ahmet Şık tutuklanırken, Fethullah Gülen cemaatini kastederek, "Dokunan yanıyor" diye bağırmıştı.
Böyle ağır bir baskının kamuoyunun kitaba yönelik ilgisini artıracağı ve kitapta yer alan bilgilerin doğruluğunu güçlendireceği bile düşünülmeden, ağır bir polis rejimini çağrıştıran yöntemlerle aramalar sürdürülüyor.
Ve tabi kamuoyunun kafasındaki şu soru da giderek büyüyor:
"O kitapta ne var?"