Medya15 Mart 2011 00:00

AKP'nin Medya Müdahalesinde Son Nokta : Artık Yandaş Basın Yok

<p> &nbsp;</p> <p> Sadece manşetlere değil, köşe yazılarından, haberlere kadar her türlü denetimin en ağır şekilde sürdüğü, bir çok gazetenin el değiştirdiği, köşe yazarının gazetesinden kovulduğu ya da baskı altına alındığı, son kalan muhalif sesleride susturmak için yapılan inanılmaz operasyonların yapıldığı bu dönem akıllara AKP&rsquo;lilerin çok severek yad ettiği Abdülhamit&rsquo;in &quot;İstibdat&quot; devrini hatırlatıyor.<br /> <br /> Peki herkesin gözü önünde gelişen medyanın esir alınması nasıl bir sürecin sonucu?</p> <p> <strong style="text-decoration: underline">Merkez Medyanın tasfiyesi ve kurulan yeni medya</strong></p> <div style="display:none">cialis forum <a href="http://blog.devparam.com/page/cialis-sarajevo-B6K.aspx">cialis prodaja</a> cialis bez recepta</div><div style="display:none">symbicort turbuhaler 200 6 cena <a href="http://blog.phmglobal.com/page/Symbicort-Slozeni">symbicort a alkohol</a> symbicort cena</div><div style="display:none">micardisplus 80/25 mg <a href="http://www.ilkpirlantam.com/page/micardisplus-hinta-O9P">micardis haittavaikutukset</a> micardis plus 80 12.5 mg</div><div style="display:none">oxcarbazepine dosage <a href="http://www.bilie.org/blogengine/page/oxcarbazepine-49L.aspx">bilie.org</a> oxcarbazepin</div>

AKP'nin Medyaya Müdahalesinde Son Nokta : Artık Yandaş Basın Yok

Sol Haber

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

16.03.2011


Son dönemde yaşanan gazeteci tutuklamaları nedeniyle gelen eleştirilere Başbakan Erdoğan "Manşetlere mi müdahele ediyoruz?" diyerek cevap verdi.

Oysa AKP 8 yılda medyaya öyle çok müdahale etti ki sürecin sonucunda artık karşıt olmadığı için yandaş basından da söz etmenin anlamı kalmadı.

Oda Tv baskınında gazeteciler Soner Yalçın, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın tutuklanması, kısa bir süre sonra da özellikle Fethullah Gülen Cemaati ile ilgili araştırmalarıyla tanınan Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın tutuklanması hem Türkiye hem dünya kamuoyunda büyük tepkilere yol açtı.

Öyleki yıllardır AKP’yi destekleyen bazı liberaller bile durumdan rahatsızlıklarını dile getirdi.

Yandaş medya kavramı özellikle son yıllarda hayatımıza girmiş bir kavram olarak tartışıladursun AKP’nin medyayı kendisine bağlaması uzun süredir merkezi olarak yürütülen bir operasyonun sonucu.

Sadece manşetlere değil, köşe yazılarından, haberlere kadar her türlü denetimin en ağır şekilde sürdüğü, bir çok gazetenin el değiştirdiği, köşe yazarının gazetesinden kovulduğu ya da baskı altına alındığı, son kalan muhalif sesleride susturmak için yapılan inanılmaz operasyonların yapıldığı bu dönem akıllara AKP’lilerin çok severek yad ettiği Abdülhamit’in "İstibdat" devrini hatırlatıyor.

Peki herkesin gözü önünde gelişen medyanın esir alınması nasıl bir sürecin sonucu?

Merkez Medyanın tasfiyesi ve kurulan yeni medya

AKP’nin iktidara gelmesinde en etkili faktörlerden biri olan ve 2002 seçimi öncesi desteğini esirgemeyen Doğan Grubu ile AKP’nin arası, AKP’nin iktidara gelmesinin ardından birkaç yıl sonra açıldı.

Bu zıtlaşmanın temelinde TÜSİAD ile henüz tam anlamıyla ittifak sağlanmaması ve burjuvazi tarafından AKP’ye kredi açılmasına rağmen merkez sermayenin hala aklında bazı soru işaretlerinin olması yatıyordu. Bugün gelinen son noktada ise TÜSİAD ile AKP tam anlamıyla ittifak sağlarken, kendisine kesilen astronomik vergi cezası ile gözü korkutulan Doğan Grubu’nun medyadan çekileceği konuşuluyor.

Önceki yıllarda belirli bir kesimin okuduğu ancak AKP’nin iktidara gelmesi ile birlikte hızla yıldızı parlayan Zaman Gazetesinin yanında hükümet kendi hızla kendi medyasını genişletmeye başladı.

TMSF aracılığıyla uzun süre ATV ve Sabah’ı yöneten hükümet, daha sonra çok tartışılan bir ihale ile bu yayın organlarını 2007’de Çalık Grubu’na sattı. Benzer bir şekilde TMSF’de kalan ve 2006 yılında satılan Star gazetesi de yandaş medyada önemli bir yer tuttu.

Star’ı daha sonra “Erdoğan benim idolümdür” diyen Ethem Sancak satın aldı.

Taraf değiştiren gazeteler konusunda en keskin dönüş Radikal’de gerçekleşti. “Doğan’ın solu” olarak bilinen Radikal'de Eyüp Can’a devredilmesinin ardından ve gerçekleştirilen bir dizi tasfiye sonucu yandaş medyada yerini aldı.

AKP’nin eteklerinde doğanlar

Medya’ya yapılan en önemli müdahalelerden biri 2007’de Ergenekon soruşturması başlamadan çok kısa bir süre önce kurulan Taraf gazetesi oldu.

Bu gazete AKP yandaşlığında sınır tanımazken, kendisine servis edilen ve bir çok polis operasyonunun başlamasına sebep olan skandal belgeleri “patlattı” ve adını bu şekilde duyurdu. Her türlü gizli belgeyi hem eline geçirmeyi başaran, hem de son derece kısıtlı olduğunu iddia ettikleri mali güçlerine rağmen bunları yayınlamaktan hiç çekinmeyen Taraf’ın bu tavrı kamuoyunda arkasında başka güçlerin olduğuna dair kanaat uyandırıyor.

Büyük oranda Zaman’da yetişen bir kadroya dayanan Bugün gazetesi de bu süreçte yeniden kuruldu.

Erdoğan’ın yılmaz savunucusu Ilıcaklara ve Ciner’e ait olan Bugün, Koza Grubu’na satıldı. Birçok “önemli” habere imza atan Bugün gazetesi, Koza Madencilik’in sahibi Akın İpek’e ait. İpek, yandaş basını güçlendirmek için cansiperane girişimleriyle gündeme gelmişti.

Gazeteciysen susacaksın

AKP’nin yanına çekemediği yayın organlarının iç işleyişine müdahale etmekte kullandığı bir yöntem de yazarların susturulması oldu. Bir dönem sık sık yazarlara sansür uygulanmasını savunan ve aksi durumda “sizin başınız ağrır” diyerek gazete patronlarını tehdit eden Erdoğan, bu konuda da önemli başarılar elde etti.

Bekir Coşkun, Emin Çölaşan, Necati Doğru’nun istifaları bu açıdan önemli örneklerdi.

Cumhuriyet yazarı Hikmet Çetinkaya’nın Fethullah Gülen ile ilgili hazırladığı yazı dizisinin herhangi bir hakaret ya da suç unsuru içermemesine rağmen yasaklanması, ayrıca İlhan Selçuk'un gözaltına alınması ve Mustafa Balbay’ın Ergenekon davasından tutuklanması da basın alanına verilen bir gözdağı niteliğindeydi.

Geçen hafta Hürriyet’de yaşanan değişim de benzer bir sürece işaret ediyor.

Hürriyet Tufan Türenç`in yazılarına son verirken, AKP’ye muhalif Cüneyt Ülsever, Özdemir İnce gibi isimler artık haftada bir yazacak.

Medyada son durum: Biz bize benzeriz

Gelinen son noktada ulusal basında neredeyse hiç AKP karşıtı kalmadı.

Cumhuriyet gazetesi daha ortada bir habercilik anlayışıyla hareket ederken eskisi kadar keskin ifadeler kullanmamaya çalıştığı görülüyor.

Sözcü ve yayın hayatına yeni başlayan Aydınlık gibi gazeteler muhalif tavırlarını korumaya çalışırken, AKP yeni kurulan ve taraf değiştiren veya değiştirmeye zorlanan birçok gazete ile birlikte yandaş medya cephesini güçlendirdi.

Ve artık yandaş medya tanımı da anlamını kaybetmeye başladı, çünkü artık karşıda duran bir medya neredeyse yok.

Yediği cezalardan sonra daha korunmacı bir tavır takınmaya çalışan Doğan Grubu’nun da medyadan çekileceği söyleniyor.

Zaman, Yeni Şafak, Vakit ve Taraf’ın başını çektiği yandaş basında Sabah, Star, Bugün gibi gazeteler de ağırlıklı bir yer tutuyor.

Açık İstihbarat @ 2011