Açık Konuşalım Rafael Sadi! - Açık İstihbarat
Bu garip sırra kadem basışına dikkat çekilmeseydi, sen, Tahtakale'deki şaibeli günlerin sonrasında geri çekildiğin (ve bir iddiaya göre geri çekilmek zorunda kaldığın) güvenli evin İsrail'de fırtınanın dinmesini bekleyecektin. Fakat baktın olay büyüyor..."Damage control" kavramı devreye girdi.Tahribatı kontrol altına almak gerekti. Ve bir dizi yanıltmayla süslü açıklamanı yapmak zorunda kaldın. O Türkvari, kasımpaşalı tavırlarınla bir çoğunu kandırabilirsin ama James Bond değil "Ahmet Efendi" görünümlüleri ayırt edebilecekleri kandıramazsın. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcialis walgreen coupon cheap cialis cialis coupon
|
adresinden ulaşabilirsiniz.
OdaTV tarafından okuyucuların yorumlarından bile sansürlenen bir site olarak, O nasır ise, Rafael Sadi'nin bir itirafname niteliğindeki cevap yazısı ile kapatılamayacak kadar büyük. Rafael Sadi, OdaTV baskınından sonra ortadan kaybolduğu yolundaki tespitimizi yalanlamıyor ama topu OdaTV'ye atıyor. "Ben yazmaya devam ettim, arkadaşlar ya gündeme uygun bulmadıklarından yahutta bilemeyeceğim sebeplerle siteye koymamışlardır" şeklinde açıklama getiren Rafael Sadi'ye, doğal olarak "atma Rafael, din kardeşiyiz" diyemiyoruz. OdaTV baskını sonrasında neredeyse Bangladeş elçisinin bile "destekliyoruz" mesajlarını yayınlayan OdaTV, aylardır başköşede yer verdiği yazarının mı bir destek mesajını yayınlayamadı? Eğer OdaTV'de yayınlanmadıysa, Hastürk isimli sitende niye yayınlamadın yazdıklarını diye sormak gerekiyor Rafael Sadi'ye.
Yoksa o siteyi , "Mavi Marmara kaptanı ile Bülent Yıldırım'ın çok özel görüntüleri" tarzında ucuz propaganda haberleri için mi saklıyorsun? Bu garip sırra kadem basışına dikkat çekilmeseydi, sen, Tahtakale'deki şaibeli günlerin sonrasında geri çekildiğin (ve bir iddiaya göre geri çekilmek zorunda kaldığın) güvenli evin İsrail'de fırtınanın dinmesini bekleyecektin. Fakat baktın olay büyüyor..."Damage control" kavramı devreye girdi.Tahribatı kontrol altına almak gerekti. Ve bir dizi yanıltmayla süslü açıklamanı yapmak zorunda kaldın. O Türkvari, kasımpaşalı tavırlarınla bir çoğunu kandırabilirsin ama James Bond değil "Ahmet Efendi" görünümlüleri ayırt edebilecek olanları kkandıramazsın. Ve Gazze'deki bombalama sırasında seninle bir gazetecinin MSN'de yaptığı iddia edilen ve aşağıdaki linkten tam metni verilen konuşmadaki ifadelerin doğru ise, sen su katılmamış, gözü dönmüş faşist bir Türk ve insanlık düşmanısın... (Rafael Sadi'nin Gazze bombalaması sırasında bir gazeteci ile MSN'den yaptığı iddia edilen konuşmanın tam metni için tıklayın ) . İhtiyat payı bırakarak bu kadar gözünün dönmediğini varsayarak devam edelim ve gelelim OdaTV'yi İsrail propagandasının yatağı haline dönüştürdüğün yolundaki tespitlerimize... İsrail aleyhine yapılan yanlış bilgileri doğruları ile ikame ettiğini, hayatının bunla geçtiğini itiraf ediyorsun. Yani sen İsrail'in gönüllü bir ajanısın ki bu noktada faaliyetlerini icra ettiğin medya açısından MOSSAD'ın bordrolu elemanı olup olmaman önemini yitiriyor.
Senle ilgili İsrail Dışişleri'nin memnuniyetini nereden bildiğimizi, İsrail Dışişleri ile ne zaman görüştüğümüzü soruyorsun. Ağır ol Rafael Sadi! Çok ustaca "Yahudi düşmanlığı" ile başlayıp, lafı "İsrail karşıtlığına" getirip; "T.C. yasaları düşmanlık, ırkçılık ve din ayrımcılığını yasaklar" cümlesi ile hükmü veriyorsun. Aslında bu hukuk ufkunla savcı olacak adamsın. Ne zamandan beri "İsrail karşıtlığı" suç oldu? İsrail'in terör devleti olduğunu savunmak... İsrail'in bu ülkede ajanından, gazetecisine kadar yürüttüğü "düşmanca" faaliyetlerden şikayetçi olmak... Bunu "Yahudi düşmanı anti-semit" olarak damgalanmadan getirmek mümkün olmayacak mı?
Ne zamandan beri İsrail'i eleştirmek din ve ırk ayrımcılığı oldu? Bizden geçtik; sen maalesef ülkendeki ve dünyadaki insanlık onuruna sahip Yahudilerin bile din kardeşi değilsin Rafael Sadi. "Düşmanımın düşmanı dostumdur" tezine çok güveniyorsun. Bizler Tayyip Erdoğan'a muhalifiz...
İsrail'de Tayyip Erdoğan'a düşman...
Dolayısıyla Tayyip Erdoğan'a karşı İsrail'in kucağına oturmaya hazır zannettiğin geniş bir kitle olduğunu varsayıyorsun ve aklınca buna oynuyorsun.
Sonra da birileri çıkıp o oyunu bozunca "Yahudi düşmanı" oluyor öyle mi...
Tayyip Erdoğan gibi bir çırpıda sıralamak gerekirse...bu coğrafyada senin gibi Türk de, Kürt te, Çerkez de, Laz da, Arnavut da sürüsüne bereket var. Ne düşmanımızın düşmanı dostumuz... Ne dostumuzun düşmanı düşmanımız... Ne dostumuzun dostu dostumuz... İkisini de kendimiz seçeriz.
O yüzden Tayyip Erdoğan'ı "döveceksek" de, "seveceksek" de bunu biz yaparız. İsrail'den ne akıl , ne de gaz almaya ihtiyaç duyarız. Açık İstihbarat
|
||||