Siyaset12 Mayıs 2005 00:00

İnsanlığımızı yitiriyoruz - Rıza Zelyut

Doğu toplumlarındaki özveri ve yardımlaşma duygusu çökertildi. Başkası için elini taşın altına sokana enayi gözüyle bakılmaya başlandı. Komşusu açken kendisi tok yatan; bununla övünür oldu. Eliyle ve diliyle başkasına zarar veren; bunu bir asalet niteliği gibi görmeye başladı.Kısacası, kötü huylar, kötü işler günümüz insanının onur duyduğu nitelik haline sokuldu. Böylece, insan yerine sırtlan üretmeye başladık. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienew prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponsescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkohol

Bizi ne Amerika yıkabilir ne de Avrupa Birliği...
Hatta, gözümüzde büyüttüğümüz PKK bile bir hiçtir.
Fakat; eğer ruhumuz çürürse, ayakta durma imkanımız kalmaz.
Şu an müthiş bir hızla çürüyoruz.
Ekonomik bunalım; bizi insan olmaktan çıkartıp sırtlana çeviriyor. Şu an; leş yeyiciler bile bizden daha insani duruyor.
Anadolu'da akıllı uslu görünen gence İstanbul'da ne oluyor da canavarlaşıyor? Güneydoğu insanındaki o saygı niye hızla tükeniyor? Neden büyük küçük arasındaki sevgi-saygı dengesi bozuluyor?
Bugün, geleneğin iyi tarafını yok ettik; kötü yanını hormonlayıp suni gübre vererek devleştirdik. Kadınlarla ilgili saplantılarımıza bakın yeter. Namus davasına kan davası eklenerek güneydoğu nüfusumuzun yarısı ortaçağa yolculuğa çıkartıldı.

Eskiye yolculuk
Doğu toplumlarındaki özveri ve yardımlaşma duygusu çökertildi. Başkası için elini taşın altına sokana enayi gözüyle bakılmaya başlandı. Komşusu açken kendisi tok yatan; bununla övünür oldu. Eliyle ve diliyle başkasına zarar veren; bunu bir asalet niteliği gibi görmeye başladı.
Kısacası, kötü huylar, kötü işler günümüz insanının onur duyduğu nitelik haline sokuldu. Böylece, insan yerine sırtlan üretmeye başladık.

Para insandan önce
Parayı put haline getirip önünde secdeye varan modern dönem insanı; alt katmanları da bu biçimde davranmaya yönlendirdi. Paraya tapan ama parasız milyonlar... İşte trajedi burada. Taptığına ulaşmak için her yolu deneyen kişiler; sokaklara hakim oldu.
Paraya tapınç; sadece günlük yaşamda değil; siyasetten sonra hukukta da öne çıkmaya başladı. İnsanların hayatı bile parayla ölçülür oldu.
Bunun en ürkütücü örneğini bir avukatın düzenlediği bilirkişi raporunda gördük.
8 Yaşındaki Meki Ayaz'ı bir yolcu ötobüsü çiğner ve öldürür. Aile; yüzde 75 kusurlu olan otobüs şirketini mahkemeye verir. Adalet; tazminat işini bilirkişi olarak iki avukata verir. Bu iki avukat; hazırladıkları raporda; aşağı yukarı şöyle derler: 'Meki ölmeseydi, ailesi onu yetişitrmek için daha 40 milyar lira masraf edecekti. Bu yüzden; otobüs şirketinin tazminat ödemesi gerekmez.'
İşte Türkiye'nin geldiği nokta burasıdır.
Adalet ve avukatlar; çocuklarımızın otobüs altında can vermesini; bizler için büyük bir kazanç gibi gösterme becerisine yükselmişlerdir.
Sanki herkese şu söyleniyor: Ey aileler; çocuklarınızı yetiştirmek için neden para harcıyorsunuz. Onları otobüsün altına atın, böylece karlı çıkın.
Türkiye'nin sürüklendiği uçurumu; iki avukatın benzer biçimde verdiği bilirkişi raporu en ürkünç biçimde ortaya koyuyor.
Hesaplar; insana göre değil; paraya göre yapılıyor.
İnsan ile bir kütük veya bir buzdolabi arasında fark kalmadığını anlıyoruz.
Yakında, kazaya kurban giden bir aileye; ölenin ağırlığında bir tosun alınıp verilir de; 'Bu da canlı; eti ve kanı var. Çocuğunuzun yerine bunu alın: Ayrıca tosun, çocuğunuzdan biraz daha ağır. Ama biz iyi niyetimizi göstermek için o ağırlığın farkını istemiyoruz.' denilirse hiç şaşırmayın.
Son yirmi yılda sırtlanlaşan Türkiye; şimdi hızla yamyamlaşıyor.
Yamyalar aramızda resmi sıfatlarla veya şık sivil giysilerle dolaşıyorlar. Bunların sayıları da hızla artıyor. Aramızdaki bu yamyamları acaba görebiliyor musunuz?