Yurdum İnsanı17 Şubat 2011 00:00
Beni Siz Var Ettiniz... - Necmettin Tanju Süar
Geçen gün, İlk Kurşun Gazetesi’ nin sitesinde Ankara Barosu’ nun bir çağrısı vardı ve ben bu çağrıya uyarak, TBMM’ de kabul edilen ve Yüksek Yargının yapısını tamamen değiştirecek olan yasayı veto etmesi için C. Başkanlığı makamına imza göndermiştim. Yanıt geldi . Geldi gelmesine de, benim aklıma da çocukluk yıllarım geldi. Önce oradan başlayayım... cialis coupons printable link discount prescription drug cardkamagra kamagra 100mg kamagra geloxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
|
Geçen gün, İlk Kurşun Gazetesi’ nin sitesinde Ankara Barosu’ nun bir çağrısı vardı ve ben bu çağrıya uyarak, TBMM’ de kabul edilen ve Yüksek Yargının yapısını tamamen değiştirecek olan yasayı veto etmesi için C. Başkanlığı makamına imza göndermiştim. Yanıt geldi . Geldi gelmesine de, benim aklıma da çocukluk yıllarım geldi. Önce oradan başlayayım. 1960 – 70 li yıllarda, Türkiye’ mizin değerli san’atçıları halkın karşısına çıktıklarında ( yapmacık değil. Gerçekten yürekten gelen…) saygı ve minnet duygularını sunmak için, “ Beni, sizler var ettiniz. Beni, bulunduğum bu yere sizler getirdiniz. Biliyorum ki, bir hata yaptığımda, yükselttiğiniz yerden indirecek olan da sizlersiniz…” gibi cümleler kurarlardı. Anımsadığım kadarıyla, bu duygusal konuşmanın mucidi de rahmetli Zeki Müren’ di. Şimdilerde, yeni yetme bar şarkıcıları, Zeki Müren’ i taklit etmeye kalkan “ eksik ” arkadaşlar… ve giderek, bazı siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları da aynı yola başvuruyorlar. Grup başkanı davet ediyor. “ Eeeeeeen böyüüüüüük Geneeeeeeellll Başkaaaann.” Şak şak şak şak. “ Bu millet, seninle gurur duyuyor ! Yahu ! Allah rızası için yapmayın arkadaşlar. Benim adıma sizler, ne hakla birileriyle gurur duyarsınız ki ? En azından, bana sorma ihtiyacı duymanızı, ya da, bunu akıl etmenizi beklerdim. Bir başka partinin grup toplantısı… “ En kıyaaakkk genel başkaaaaaannnnn…” Şak şak şak şak… “ Patronlar seninle gurur duyuyorrrrr… Anlaşıldığı kadarıyla yukarıda adı geçmeyen parti, LİBERAL . Bir de böylesi var… “ Eeeeeennnn bi böyyüüüükkk genel başkaaaannn ! Şak şak şak şak !!! “ Beeeeeennn, sizin teveccühünüzleee buradayııım. Beeeeeeennnnn sizlereeee en biiii borçluyuuuuummm. Beniii siz var ettiniiiizzz. “ Şak şak şak şak… “ Milletin bir kısmı seninle gurur duyuyor..! “ Şimdi size ne diyeceğim biliyor musunuz ? “ Eveeeeeettttt ! “ Öyleyse, neden beni bir saattir bağırtıyorsunuz be? Madem biliyorsunuz, durun ben size bir türkü söyleyeyim. Elinde ooooyyaaaaa Gidiyor tooooyaaaaa Dudağı boooyaaaaa Menşure haaaaanıııımmm Hulugulu, hulugulu, şeppiiiiikkk. Bir kısım vekil, ellerinde mendiller, halaya katılmak için itiş kakış içinde. Meclis, artık resmi olarak “ Türkü Bar ” görünümünde. Neden olmasın ? Daha önce de “ Şanlı Urfa kebap salonu’ na dönüştürülüp, duvarlarına çiğ köfte yapıştırılmadı mı? “ Milletin bir kısmı seninle gurur duyuyor…” Belli ki bu parti, ETNİK kökenlere yönelmiş... Bir başka partinin grup toplantısı... “ Eeeeeennn bi Başbakaaaannnn. En bi liiideeeerrrr. En kıyaaakkk ve eennn sözü dinlenen Padişaaah ! ” “ Merhabaaalaaaarrrr..! ” Şak şak şak…lar… “ Ce Haaaa Pe lideri, konuşmamı beğenmemiş.” “ Yuuuuuhhhhh ! “ Halka hizmet Hak’ ka hizmettir. Biz, bin kilometre otoyol yaptık…” “ Bu millet, seeeniii beğeniiiyorrrr…” “ Satarım arkadaş. Kar da etse, zarar da etse satarım. Şak, şak, şak, şak…lar. “ İçeride bir tane aydın yok…” “ Bravvvoooo. O, keeeyyyy…” “ Ne demek ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER ? Böyle birlik mi olur? Bir kilo fasulye veririz, susarlar…” “Öğretmenlerin yarısı seninle gurur duyuyorrrr.” “ Kapatacağız efendim. Muhalif TV’ leri de, muhalif haberler, yazılar yayınlayan gazeteleri de, stadları da, Galatasaray kulübünü de, TGB’ yi de, üniversiteleri de…” “ Yalakalar seninle gurur duyuyoooorrr” “ Orduyu, statükonun bekçisi olmaktan çıkaracağız. Yeni dönemin, gelişmenin,değişmenin sembolü POLİS olacaktır…” “ Bu millet, ORDU’SUYLA gurur duyuyor…” “ Askerlik, yan gelip yatma yeri değildir…” “ Millet, askeriyle gurur duyuyor…” “ Ne kadar paşa var, hepsini Silivri’ ye tıkacağım…” “ Gün gelecek, devran dönecek. Silivri halk’a hesap verecek…” “ Ne kadar muhalif gazeteci varsa, hepsini asacağım…Ne oluyor orada be ? Neredesiniz ey kullarım, vekillerim, bakanlarım..? ” “ Doktor bey. Şunun durumuna bir bakınız. Eğer tamir olabilecek gibi değilse Mahzar Osman’ a, yok, eski ablak suratlı haline döner… diyorsanız, SİLİVRİ’ ye, yargılanmak üzere diğer mürid dostlarının yanına sevkediniz lütfen…” Ne demiştim ? Cumhurbaşkanı’ nın kaleminden bir yanıt geldi. “ Sn. Cumhurbaşkanımıza gösterdiğiniz ilgiden dolayı ( !!! ) teşekkür ederiz. Al sana bir kaya…
|
||||