Siyaset20 Ocak 2011 00:00

Emekli Müftünün Feryadı - İhsan Özkes

Süleymaniye Camisi Kanuni Sultan Süleyman devrinde, Mimar Sinan tarafından 1550-1557 yıllarında yapılmıştır. Zamanımızdan tam 453 yıl önce ibadete açılmış ve Sultan Süleyman tarafından yaptırıldığı için bu cami Süleymaniye adını almıştır. Bu tarihi camiyi Sayın Başbakan’ın sanki kendisi yeni yaptırmış gibi ve sanki caminin adı Süleymaniye Camisi değil de Recebiyye Camisi gibi, açılış yapması büyük bir din istismardır cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis manufacturer coupon open drug coupon card

Emekli Müftü İhsan Özkes'in Feryadını Müslümanlar Duyacak mı?

İhsan Özkes - Yeni Muhalefet

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

20.09.2010


“Yaptıklarınız yanlıştır, İslama aykırıdır.”

Süleymaniye Camisi Kanuni Sultan Süleyman devrinde, Mimar Sinan tarafından 1550-1557 yıllarında yapılmıştır.

Zamanımızdan tam 453 yıl önce ibadete açılmış ve Sultan Süleyman tarafından yaptırıldığı için bu cami Süleymaniye adını almıştır.

Bu tarihi camiyi Sayın Başbakan’ın sanki kendisi yeni yaptırmış gibi ve sanki caminin adı Süleymaniye Camisi değil de Recebiyye Camisi gibi, açılış yapması büyük bir din istismardır.

Sayın Başbakan, caminin adı Recebiyye değildir, çok arzulasanız da, siz de Sultan Recep değilsiniz.

Burası Türkiye Cumhuriyeti’dir. Sayın Başbakan, siz de bu Cumhuriyet’in ve demokrasinin nimetinden yararlanan Başbakansınız bunu asla unutmayınız.

Ben 6,5 yıl Üsküdar’da, 2,5 yıl da Beyoğlu’nda müftülük yaptım. Ne görev yaptığım ilçelerde, ne de Türkiye de, bayram sabahında açılış yapıldığını AKP iktidarına kadar görmedim

Bu caminin restorasyon sonrası açılışının Kurban Bayramı’nın sabahında yapılması, dini bir bayramın sabahında, hem de bayram namazında yapılması çok düşündürücüdür. Kurban Bayramı tüm müslümanların bayramıdır, sadece AKP´lilerin bayramı değildir.

Kurban Bayramı hepimizin bayramıdır.

Süleymaniye Camisi’nin tadilatı 72 milyon halkımızın vergileriyle yapılmıştır.

Halkın dini bayramında, halkın parasıyla yapılan tamiratın Sayın Başbakan’ın kendi parasıyla yaptırmış gibi, boy göstermesi din sömürüsünde kural tanımazlıktır. Süleymaniye Camisi’nin defalarca tamiratı yapılmıştır. Önceki iktidarlardan hiçbiri böyle gösteriş ve istismara yeltenmemiştir.

Milletin ortak manevi değeri olan Kurban Bayramı sabahında milletin ortak tarihi mirası olan Süleymaniye Camisi’nde milletin manevi değerleri derin bir yara almıştır.

Süleymaniye Camisi’nin avlusunda verilen kahvaltı ile, bu istismarın boyutları daha da genişletilmiştir.

Eskiden, ramazan bayramında, sabahleyin güne hurma gibi tatlılarla başlamak, kurban bayramlarında kesilen kurbanlıkların ciğerleri veya etleriyle kahvaltı yapma geleneği vardı. AKP hem dini, hem de milli geleneklerimizi alt üst ederek, kurban bayramı sabahında, cami avlularında verilen siyasi kahvaltılarla kahvaltı etme geleneği getirmiştir.

16 Kasım 2010 Salı günü, yani Kurban Bayramı günü, İstanbul’da 06.45´te güneş doğdu.

Sabah namazlarını camilerde kılan cemaat iyi bilir, özellikle “Selâtin Camiler” dediğimiz, Sultanlar (Padişahlar) tarafından yapılmış tarihi camilerde sabah namazlarını kılanlar iyi bilirler ki, sabah namazının farzı cemaatle güneş doğmasından yarım saat önce bitirilir, güneş doğmasından 15 dakika önce kesinlikle bitirilir.

Sabah namazının farzının cemaatle kılınması halinde, asla güneş doğmaya yakın bırakılmaz. Çünkü güneş doğmaya yakın namaz kılmak mekruhtur. Namaz, kerahet vakti denilen, güneş doğma vaktine bırakılmaz. Ancak, ferdi olarak geç kılan, kerahet vaktinde namaz kılabilir ama, bu da mekruhtur, istenilen ve olması gereken bir ibadet olmaz.

TRT 1 TV’nin canlı yayınıyla sabittir ki, binlerce insan o sabah Süleymaniye Camisi’nde, cemaatle sabah namazının farzını güneş doğarken tamamlamıştır.

Muhtemelen, sabah namazı için Sayın Başbakan beklenmiş ve muhtemelen, Sayın Başbakan geç gelmiş ve namaza geç durulmuş olacak ki, güneş doğarken namaz ancak tamamlanabilmiştir. İşin ilginç tarafı, bu esnada yeni atanmış olan Sayın Diyanet İşleri Başkanı da aynı camidedir.

Bir diğer ilginçlik de, Sayın Başbakan en ön safta yer alırken, yanındaki bakan, vali ve emniyet müdürünün protokol sırasına göre Sayın Başbakan ile yan yana saf tutuyor olmalarıydı.

Namaz esnasında ve Diyanet İşleri Başkanı’nın vaazı esnasında, cami cemaatinden insanların Sayın Başbakan’ın çevresinden uzak tutulmaları ve korumaların ayakta koruma pozisyonlarına devam etmeleri de, Süleymaniye’de bayram sabahı manzaralarındandı. Hiç değilse, Allah’ın evlerinde Allah’ın kulları arasında ayrım yapılmamalıdır.

Sevgili Peygamberimizin “İnsanlar bir tarağın dişleri gibi, eşittir” buyruğunu camilerde bile göremeyecek miyiz?

Allah’ın evleri dediğimiz camileri AKP kendi siyasi büroları gibi görmeyi derhal bırakmalıdır.

Allah’a saygısı olanlar Allah’a ibadet edilen yerleri siyaset malzemesi asla yapmazlar.

Saygılarımla.


Açık İstihbarat @ 2010