Siyaset10 Ocak 2011 00:00

Trakya'da Kararlar Kimin İçin Alınıyor? - Hakan Dedeoğlu

Bu yetmezmiş gibi yeni planlamada istenenler kabul edilip yasallaşırsa İstanbul’dan Trakya’ya 4 milyon nüfus göç ettirilecektir. Böylece İstanbul’un boşalan yerlerine yüksek binalar, alışveriş merkezleri vs. dikilebilecek ve buralara Türkiye’nin doğusundan yeni bir nüfus taşınacaktır. Böyle bir plansızlığın planlılıkmış gibi sunulmasının sahiplenilecek hiçbir yanı yoktur. Dayatılan 1/25000’lik plan Trakya’nın toprağını, suyunu, havasını daha da kirletecek ve dolayısıyla insanını tehdit edecek sorunları yaratacaktır. Bu plan, sadece Trakya’nın değil; İstanbul’un da geleceğini karartmaktadır. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardrenovation vejle site renovabuscopan link buscopan pluscialis walgreen coupon site cialis coupon

Trakya'da Kararlar Kimin İçin Alınıyor?

Hakan Dedeoğlu - TEMA Vakfı

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

10.01.2011



Trakya’daki kirlilikler, erken müdahale edilmediği için komşu organlara yayılan kanser hücrelerini andırıyor; tıpkı son yıllarda Trakya’da sayıları büyük ölçüde artan kanser hastalarında olduğu gibi... Bu yayılma bilim dilinde “metastaz” olarak adlandırılıyor ve vücudun bir bölgesinde ortaya çıkan kanserli hücrenin tetikleyici etkisine vurgu yapıyor. Ama kimin umrunda?

39. MARÇEP Toplantısı Kırklareli’de gerçekleştiği sırada, İMP de 1/25000’lik planlar kabul edilsin diye Tekirdağ’daydı. Aynı plan, 6.10.2010 tarihinde el çabukluğuyla alınan karar neticesinde Edirne İl Genel Meclisi Toplantısı’nda da kabul edilmişti.

Kimin menfaati için?

Beğendik Köyü’ne yapılmak istenen liman, Rezve Deresi sularının İstanbul’a taşınmak istenmesi hangi ilke ve hedefler ekseninde alınan kararları ifade etmektedir?

Trakya’ya eyalet kavramını uygun gören bazı çevrelerin bölge yönetimiyle ilgili olarak Tekirdağ’ı öne çıkarmaları merkezi anlamda ortaya çıkan olumsuzlukların artmasını getirecektir.

“Kalkınma” müjdeleriyle Edirne-Kırklareli-Tekirdağ kentlerini İstanbul’a boğun eğme yarışına sokan zihniyet hakkında halkın bilgilendirilmesi gerekmektedir. Oysa kararlar kapalı kapılar ardında alınmaktadır.

Trakya’nın planlamasında esas olan 1/100.000 ölçekli plandır.(13.07.2004 onaylanan plan) 1/25000 ölçekli planın onayı, 1/100.000 ölçekli planla uyumlu olduğu ölçüde mümkündür.

Bu planlamada tüm Trakya esastır. 1980’lerde Çerkezköy’de başlayan çarpık sanayileşme sonrasında batıya doğru genişleyerek Lüleburgaz üzerinden Edirne’ye, güneye doğru genişleyerek ise Tekirdağ’a ulaşmıştır. Trakya’nın verimli toprakları, halkının eğitim düzeyi ile hiç ilgisi olmayan çarpık sanayileşme hamleleri sonucunda bugün bölge planlı bir plansızlığın kucağına itilmiştir. Ve hala birilerinin bu plansızlığı planlama eğiliminde olduğu görülmektedir!

İMP’nin bu girişimi Trakya’ya göç olgusunu artırarak istikrarsızlıktan başka bir sonuç yaratmayacaktır. 1/25000’lik planın kabulünü dayatanların amacı, Trakya’yı gelecekte yaşanabilir bir bölge olarak görmek değil; İstanbul’un, yeni rant sahaları yaratılması için, boşaltılmasını sağlamaktır.

Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Bayer’in de 26.12.2010 günkü yazısında sorduğu gibi
Türkiye coğrafyasının % 3’ünde % 20 nüfus olur mu?

Bu yetmezmiş gibi yeni planlamada istenenler kabul edilip yasallaşırsa İstanbul’dan Trakya’ya 4 milyon nüfus göç ettirilecektir. Böylece İstanbul’un boşalan yerlerine yüksek binalar, alışveriş merkezleri vs. dikilebilecek ve buralara Türkiye’nin doğusundan yeni bir nüfus taşınacaktır. Böyle bir plansızlığın planlılıkmış gibi sunulmasının sahiplenilecek hiçbir yanı yoktur.

Dayatılan 1/25000’lik plan Trakya’nın toprağını, suyunu, havasını daha da kirletecek ve dolayısıyla insanını tehdit edecek sorunları yaratacaktır. Bu plan, sadece Trakya’nın değil; İstanbul’un da geleceğini karartmaktadır.

Son yıllarda İstanbul’un her köşesine dikilen binalardan nefes alacak yer kalmamıştır. Ancak birtakım çevreler boğulmuş İstanbul’un yanına boğulmuş Tekirdağ, Çorlu, Lüleburgaz, hatta Edirne’yi eklemekte bir sakınca görmemekteler.

Longosların kaybolacak olması kimsenin umrunda değil! Longoslar Trakya’nın akciğerleridir ve dünya mirası olarak korunması noktasında önemli girişimler mevcuttur. Bir yanda böylesi önemli girişimler varken diğer yandan birilerinin ticari kaygılarla nükleer vb. sevdalara düşmesi ve doğayla insanı hiçe saymasına ancak Trakya halkı “dur” diyebilir; demelidir.

Yıllar önce Çerkezköy ile başlayan rant temelli uygulamaların Trakya’da yol açtığı kirlilikler bugün kanserli bir hücre gibi tüm Trakya’yı sarmaktadır. Tarım topraklarıyla, suyuyla, ormanlarıyla ve insanıyla son derece önemli bir ekosistem olan Trakya’nın halk için olmadığı çok açık planlarla talan edilmesi karşısında sesimizi yükseltmemiz geleceğimize sahip çıkmamız demek olacaktır. Çünkü kanser bir insanı öldürürken toprağın, suyun kirlenmesi tüm insanlığı ortadan kaldıracak güce sahiptir. Bu yüzden herkesi taşın altına elini koymak için, 40. MARÇEP Toplantısı için Saray’a davet ediyoruz.

 

TOPRAĞINA SAHİP ÇIK!






Açık İstihbarat @ 2011