Medya13 Aralık 2010 00:00

Yiğit Bulut'tan Burhan Kuzu'ya Moral Gecesi - Açık İstihbarat

<p> <span style="font-size: 14px">Yiğit Bulut&#39;un Habertürk televizyonunda yayınlanan programının adı da &quot;Sansürsüz&quot;...Yiğit Bulut&#39;un bu tarz isimlere bir eğilimi olduğu, Bloomberg kanalında sunduğu &quot;Sınırsız&quot; programından da anlayabilirsiniz.&nbsp;<br /> <br /> Bir toplantıda onlarca gazeteci önünde Başbakan&#39;dan Internet&#39;e sansür mekanizması önererek tarihe geçen ve Tayyip Erdoğan&#39;a bile <span style="font-style: italic">&quot;yok artık&quot;</span> dedirten Bulut; sansürsever ve iktidar karşısında haddini bilen sınırlı karakter ve zekasını bu tarz program isimleri ile perdelediğini zannediyor. <span style="color: #800000"><strong>Biz ise, Yiğit Bulut&#39;un bu isim silsilesini devam ettirerek, &quot;Namussuz&quot; isimli programı ne zaman yapacağını merak ediyoruz.</strong></span></span></p> <div style="display:none">acheter viagra en ligne canada <a href="http://acheterviagraenfrance.com/en/ligne-canada">acheter viagra en ligne canada</a> acheter viagra en ligne canada</div><div style="display:none">coupons for cialis 2016 <a href="http://blog.nvcoin.com/page/Coupon-Cialis">blog.nvcoin.com</a> prescription drug cards</div><div style="display:none">discount drug coupons <a href="http://codesamples.in/page/Discount-Drug-Coupon">lilly coupons for cialis</a> free discount prescription card</div><div style="display:none">cialis manufacturer coupon <a href="http://www.prostudiousa.com/blog/page/lilly-cialis-coupon.aspx">open</a> drug coupon card</div><div style="display:none">naproxennatrium <a href="http://www.zygonie.com/blog/page/naproxen-fk-KK1">site</a> naproxen kruidvat</div><div style="display:none">fusidinezuur voetschimmel <a href="http://blog.jp-sa.org/page/Fusidine-Teva">click</a> fusidinezuur acne</div>

 

 Yiğit Bulut'tan Burhan Kuzu'ya Moral Gecesi

Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

13.12.2010


Mevcut medya düzeninde, bir televizyon programının amacını anlamak için önce ismine bakacaksınız.

Örneğin, programın adı "Yalansız" ise, o programda yalan rüzgârı esecek demektir. Diyelim programın adı "Cesur" ise, saatler boyu korkaklığın tarihinden en nadide örnekleri izleyeceksiniz demektir.

Hele hele izleyeceğiniz program kendisine"objektif", "tarafsız", dördüncü kuvvet" gibi isimleri yakıştırmışsa tek taraflı propagandaya maruz kalacağınızdan emin olabilirsiniz.

Yiğit Bulut'un Habertürk televizyonunda yayınlanan programının adı da "Sansürsüz"...Yiğit Bulut'un bu tarz isimlere bir eğilimi olduğu, Bloomberg kanalında sunduğu "Sınırsız" programından da anlayabilirsiniz. 

Bir toplantıda onlarca gazeteci önünde Başbakan'dan Internet'e sansür mekanizması önererek tarihe geçen ve Tayyip Erdoğan'a bile "yok artık" dedirten Bulut; sansürsever ve iktidar karşısında haddini bilen sınırlı karakter ve zekasını bu tarz program isimleri ile perdelediğini zannediyor. Biz ise, Yiğit Bulut'un bu isim silsilesini devam ettirerek, "Namussuz" isimli programı ne zaman yapacağını merak ediyoruz.

Tahmin edileceği gibi Bulut'un Sansürsüz programı, farklı fikirden ve beyin fırtınasından geçilmiyor(!)

İktidarı temsil edenler, muhalifler tarafından amansızca sorgulanıyor(!)

İşte bu program bu akşam (13 Aralık 2010) "sansürsüzlükte" zirve yaptı!

Yiğit Bulut, Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde yumurtalı protestoya uğrayan Burhan Kuzu'yu otuz-kırk kadar üniversite öğrencisi ile karşı karşıya getirdi.

Kuzu'nun karşısındaki öğrenci kalabalığını görenler, zannettiler ki yumurta eylemini savunan öğrencilerle Kuzu arasında tartışma yapılacak.Hatta espri olsun diye masaların üstüne yumurta kolileri bile konulmuştu.

Fakat o ne!

Yaklaşık üç saatlik program boyunca sadece dört öğrenciye söz verildi. Ve bu dört öğrencinişn tümü, Burhan Kuzu'ya yapılan "saldırıyı" kınadıktan sonra, aşağı yukarı aynı sözcüklerle "protestocu öğrencilerin üniversite gençliğini temsil etmediğini" söylediler.

"Peki buraya davet edilen kişilerin üniversite gençliğini temsil ettikleri nereden belli?" sorusunun cevabını ise sadece Yiğit Bulut ile Burhan Kuzu biliyordu ama onlar da ser verip sır vermediler...

Başlarını sürekli memnun memnun salladılar...

Öğrenciler, Burhan Kuzu'nun ve Yiğit Bulut'un fazlasıyla hoşuna giden şeyler söylüyorlardı ki bu durum da zaten üniversite gençliğini temsil ediyor olmaları için yeterliydi.

Öğrenciler, protestocu arkadaşlarını kınayıp Burhan Kuzu'ya övgüler dizmekte o kadar kendilerinden geçtiler ki bir ara ceplerde getirilen güller Burhan Kuzu'ya doğru atılmaya başlandı! 

Burhan Kuzu, bu "beklenmeyen" iltifattan sahnede alkış yağmuruna tutulan bir sazende kadar mutlu oldu. "Beklenmeyen iltifat" diyoruz, çünkü Yiğit Bulut "Gül getirdiklerini bilmiyordum, bana da sürpriz oldu" açıklamasını yaptı.

Açık İstihbarat olarak "Yalanını seveyim Yiğit" diyor ve hikmetinden sual olunmaz Başbakan'ın "O yumurtalar oraya nasıl girdi ve onlar öğrenci mi?" sorusundan hareketle,

"O güller oraya nasıl girdi ve onlar öğrenci mi?" sorusunu soruyoruz.

Keza yine hikmetinden sual olunmaz Erdoğan'ın ; "o kadar paranız varsa, omlet yapın da yiyin" sözlerinden hareketle; 

"O kadar paranız varsa, güllaç yapın da yiyin" tespitini yapıyoruz.

Sormakla kalmıyor, YÖK'ün ve Cumhuriyet Savcılığı'nın güllerin Habertürk stüdyosuna nasıl sokulduğuna ilişkin soruşturma başlatmasını talep ediyoruz...

Ayrıca, koskoca Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı'na "sahne sanatçısı" muamelesi yapan bu gençlerin terbiyeye davet edilmesini bekliyoruz.

"Size yumurta atılmasını mı, yoksa Gülben Ergen misali gül atılmasını mı tercih edersiniz?" sorusunun cevabını da politikacıların kendilerine bırakıyoruz..(Burhan Kuzu, gül atılmasını sevenlerden...)

Gençlerin stüdyoya "konu mankeni" olarak getirildikleri ilerleyen saatlerde iyice ortaya çıktı. Yiğit Bulut, Burhan Kuzu ve Deniz Ülke Arıboğan, belli bir noktadan sonra tamamen kendi aralarında konuşmaya başladı. Stüdyodaki "öğrenci temsilcileri" gül atma eylemini gerçekleştirdikten sonra unutuldular...

Oysa yumurta atanlar bu kadar çabuk unutulacağa benzemiyordu...

Yiğit Bulut'un üniversite gençliği içinden özenle ve de kendi elleriyle seçtiği bu gençler, Burhan Kuzu'ya sadece gül atmakla kalmadılar..

"1968 kuşağı o kadar dayak yedi, yine de akıllanmadı" dediğinde de alkışı patlattılar. ..

Böylece bizlere,"gerçek üniversite gençliğinin" zannedildiği gibi polis şiddetinden rahastsız olmadığını, aksine "dayak cennetten çıkmadır" diye düşündüğünü anlatmış oldular.

Stüdyoya yaklaşık kırk öğrenci getirilmişti, aralarında hamamın namusunu kurtarmak için, en azından "sansürsüz" adını haketmek için olsun numunelik bir tane bile protesto eylemlerini savunan öğrenci yoktu...

Yiğit Bulut, "Kız öğrencilerden söz almak isteyen yok mu?" diye sorduğunda, yirmi kadar kız öğrenci boş gözlerle ekrana baktı...Böylece sadece kalabalık görünsünler ve "sayı yapsınlar" diye oraya getirildikleri şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktı. Yiğit Bulut da zaten bu soruyu sorduğuna pişman oldu.

Genç deyince "Genç Siviller"den başkasını tanımayan,

Karşısında Meslek örgütü olarak sadece Memur-Sen'i,

Gazeteci olarak Yiğit Bulut'u,

"Amansız muhalif" olarak "Halk da zaten sizin gibi" diyerek ekmeklerine yağ süren Mine Kırıkkanat'ı görmek isteyen AKP'den, Yiğit Bulut'un sponsorluğunda üç perdelik bir tiyatro daha izledik..

Sahne sanatları kültürümüz gelişti...


Açık İstihbarat




Açık İstihbarat @ 2010