Siyaset10 Aralık 2010 00:00

Doğuya Bakış ve "Biji Serok Türkeş" - Şükrü Alnıaçık

Mümtazer Türköne’nin daha ziyade “Beyzbol Türkçülerini” hedef alan “Kürdü Sevmeyen Türk” başlıklı yazısına, bir hafta önce “Ülkücü Harekette Türk-Kürt İlişkileri”  başlıklı yazımda gereken cevabı vermiştim.(1) Benim cevabım, Kızılderili reisinin Protestan misyonerlere verdiği cevap gibiydi. -”Kaşıyorsun, çok da iyi kaşıyorsun; ama yanlış yeri kalıyorsun.”  Mümtazer’in yanlış yeri kaşıdığının en belirgin göstergelerinden biri, ona karşı yapılan en etkili yorumların bizzat Kürt kökenli Ülkücülerden gelmesiydi. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadanew prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponsescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg

 Doğuya Bakış ve "Biji Serok Türkeş"

Şükrü Alnıaçık - Haberiniz

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

11.12.2010


Feraset, ne Türkçe’dir ne de Kürtçe’dir ama eğer sizde feraset varsa Feraset Türkçedir; feraset, Kürtçedir, feraset, “bizce”dir. Feraseti milletçe kuşanıp; “biz” olduktan sonra da ortak dilimizi, Türkçeyi konuşmak artık kimseyi rahatsız etmeyecektir.

Türk Milliyetçilerinin Güneydoğu meselesinde akademik ve Tarihsel dökümantasyon çalışması yapmanın bir adım ötesine giderek “reel-politik”e göre düşünme ve konuşma zamanı gelmiş de geçmektedir.

Kimse bizden fazla “aslan asker Şvayklığa” soyunmasın bu iş sloganla ve ezberle çözülecek bir iş değildir. Bilimsel gerçek ne olursa olsun, hareket ne yandan gelirse gelsin, maçın son 8 yılında top çizgiyi geçmiştir ve gol tabelaya yazılmıştır. Şimdi hakeme itirazla ve rüzgârın saniyedeki hızıyla topun yarıçapı ve kale çizgisinin karekökü arasındaki korelasyonu filan hesaplayarak golü iptal ettirmeye çalışmanın bir faydası yoktur. Yapılması gereken gole itiraz etmek değil, gol atmaktır.

Rakip, topu filelerden almış, hızla santraya doğru koşmakta ve “kale boşken” yeni goller atmaya hazırlanmaktadır. Burada akıl takımının teknik direktörüne düşen görev, takımının taşkın itirazlardan dolayı kart görmesine engel olarak maçı tamamlamak; aklı ve bilgiyi galip getirecek atakları hazırlamaktır.

Mümtazer Türköne’nin daha ziyade “Beyzbol Türkçülerini” hedef alan “Kürdü Sevmeyen Türk” başlıklı yazısına, bir hafta önce “Ülkücü Harekette Türk-Kürt İlişkileri”  başlıklı yazımda gereken cevabı vermiştim.(1)

Benim cevabım, Kızılderili reisinin Protestan misyonerlere verdiği cevap gibiydi.

-”Kaşıyorsun, çok da iyi kaşıyorsun; ama yanlış yeri kalıyorsun.” 

Mümtazer’in yanlış yeri kaşıdığının en belirgin göstergelerinden biri, ona karşı yapılan en etkili yorumların bizzat Kürt kökenli Ülkücülerden gelmesiydi.

Şöyle diyordu, Ülküdaşımız Babakurt:

“Yeter artık bıktık bu tür zırvalardan.

Kürt olmayan Kürd’ün hakkını savunuyor gibi görülüyor. “

“EDİ BESE BESE. HEWAL . BAWİME EDİ BESE.

BİNGÖLLÜ ÜLKÜCÜLER. BİJİ SEROK TÜRKEŞ” (2)

Şimdi, biz 12 Eylül’den önce ferasetin kalesi olan ve MHP’ye belediye başkanlığı makamını sunan Bingöl’den başka ve Bitlis’te, Van’da, Ağrı’da ve Muş’ta, Urfa’da, Mardin’de Diyarbakır’da yeniden eski günlere dönmek istemiyor muyuz?

Meriç’in berisinden Fırat’ın ötesine kadar vatanın her noktasında iktidar olmaya ve milletimize hizmet etmeye talip değil miyiz?

Bizim bütün bu illerde il teşkilatlarımız yok mu?

Sloganımız, “1000 yıllık kardeşliği yaşa ve yaşat” değil mi?

Biz Kenan Evren Milliyetçisi miyiz?

O bedbaht jakoben anlayıştan Kürtler kadar sosyeteye girememiş bütün Türkler de sopa yemediler mi?

Dünyanın en samimi, duygusal ve sevgi dolu siyasi hareketi biz değil miyiz?

Türkiye’nin en az siyaset yapan buna karşılık en fazla devlet adamı şefkatine sahip Genel Başkanı bizim genel başkanımız değil mi?

Evet Evet Evet… Binlerce Evet!.

Öyleyse?

Kürt kardeşlerimizi 1000 yıllık sevgiyle kucaklamaktan bizi PKK mı alıkoyacak? PKK bu kadar güçlü mü?

Hayır!..

Neyi tartışıyoruz o zaman?

Filanca ağabey çok Türkçüymüş de üzülürmüş. Filan hocanın çizgisine tersmiş. Büyükler ne dermiş? Rakipler ne dermiş…

Bütün bu değerleri önemsemekle ve saygı duymakla birlikte diyorum ki:

Eski bir Ülkü ocağı mensubunun bile Ülkücülere Kürt sevgisi aşılamaya çalışarak, onları ötekileştirmeye, uzaylı gibi göstermeye çalıştığı bir ortamda Ülküdaşımız cevabında Kürtçe “Yaşa Başbuğ Türkeş” diye slogan atıyor. Bu muazzam feraseti karşılıksız ve desteksiz mi bırakacağız.

Niçin?

Biz kendi irademizle, en yukarıdan ve en yüksek perdeden

“MHP mensubu Kürtlerin, cumhuriyete, bayrağa vatana saygılı kardeşlerimizin Kürtçe konuşmasından şeref duyarız. İmkân olursa biz de öğrenmek isteriz,“

desek dilimize mi yapışır?

Birkaç Kürtçe kelime öğrenip bizi biz yapan cümlelerin Kürtçesini Urfa’da, Diyarbakır’da, Zazacasını Bingöl’de Muş’ta haykırsak, vatansever ve kardeş Kürtlerle el ele halay çeksek elimize mi yapışır?

Yeni atanmış bir kaymakam bilinciyle, öksüz ve garip milletimize olan delice sevdamızı kuşanarak bölgeye gitmeliyiz ve artık taklit ve ezberleri geride bırakarak halkımızla bütünleşmeliyiz.

Ben, Kıbrıs gazisi bir Kürdü, bin sosyete delikanlısına değişmem.

Gönül verdiği ancak açılamadığı misafir delikanlıya sesini duyurmak için “merhaba ağabey” diyen iffet meşalesi Esma’yı Bir milyon ponpon kıza değişmem.

Bu düşüncelerimi, 12 Eylül öncesinde bir çok Kürt Ülküdaşıyla omuz omuza kavgaya girmiş ve hiç yolda kalmamış bir Türk Milliyetçisi olarak ifade ediyorum ve bu yeni yaklaşımı, aşağıdaki satırların sahibi, samimi Türk Milliyetçisi Muş’lu Fikri Kanşıray ağabeyime ithaf ediyorum.

MHP’nin doğu politikasını bu minval üzere, akılla tanzim etmesi, PKK’yı yeniden marjinalleştirmekle kalmayacak, batıdaki endişeyi ve MHP ile ilgili sertlik kaygılarını izale ederek; geniş halk kitlelerinden bir seçmen tsunamisine dahi yol açacaktır.

Hamasetin ve bölgeye batıdan üflenen korku rüzgârlarının Türk Milletinin birlik be beraberliğine bir faydası yoktur.


Açık İstihbarat @ 2010