Gül'ün Ödül Aldığı Chatham House Derin Dünya Devleti'nin Neresinde? - Atilla Akar
İşte Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün ödül alacağı kuruluş ve ona paralel yapılanmalar bugün dünyada “Derin Dünya Devleti” diye bilinen oluşumun tam merkezidir. Dünyadaki “Küresel Elite Dayalı Tekli Yönetim” anlayışının geçerli olduğu, sürecin bu yönde zorlandığı, ulus devletlerin bu projeler uğruna parçalandığı bir akımın temsilcileridir. Biz ise buradan bakıp “Ne güzel, cumhurbaşkanımızı yabancılar bile takdir ediyor”, “Kraliçenin elinden ödül alıyor”, “İngiliz devleti bile kıymetimizi anladı” gibi sevindirik olup, avami yorumlar yapar dururken aynı yapının arka planına baktığımızda bambaşka şeyler görüyoruz… naproxennatrium site naproxen kruidvatcialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon
|
Bunu anlamak için 1620 yılında İngiltere’nin Southampton limanından Amerika’ya göçmen taşıyan “Mayflower” isimli geminin yolcu listesi bile yeterlidir. Kolonileşme döneminde yola çıkan bu gemi adeta bir tür “kuluçkalık” gibidir.
Aynı nedenle siz İngiltere’nin gerilemiş emperyal güç oluşuna bakmayın. Bugün dünyadaki ve özellikle de Ortadoğu’daki birçok durumda İngiltere’nin derin etkilerini halen bulabilirsiniz. Bu geleneksel aristokratik “derin akıl” sayesindedir. Konum kaybetmekle etki kaybetmek farklı şeylerdir. Neyse efendim, bu kadar “tarihsel arka plan” yeter. Gelelim sadede; CHATHAM HOUSE “DERİN DÜNYA DEVLETİ”NİN STRATEJİK-ENTELEKTÜEL MOTORUDUR!
Bu anlamda İngiliz derin devleti bir aristokratik kolaj gibidir.
İngilizler dünyayı yönetmek için önce akıl ve bilgi gerektiğini anlamışlardır. (Yani ki “bizdekilerde olmayan şeyler” desem ağır mı kaçar acaba?) KÖKENİNDE “YUVARLAK MASA”NIN MAJESTİK OTEL TOPLANTISI VAR!
30 Mayıs 1919’da Paris Majestic Otel’de bio ‘Raund Table’ (yuvarlak masa) toplantısı yapıldı. Yuvarlak Masa’nın fikir babası Oxford Üniversitesi profesörlerinden John Ruskin’di. . Oluşumların başını çeken ise Rotschild’ların Güney Afrika’daki taşeronu Lord Alfred Milner’di. Artık ‘Yeni Dünya Düzeni’ için kolları sıvayabilirlerdi. Bundan sonra Batı dünyasında başı çekecek olan devletlerin dış politikalarına bu kurumlar yön verecekti. Ayrıca aşağıda sayacağımız örgütlerin hepsinde “Chatham House Kuralı” diye bilinen kural geçerlidir. Yanı sıra bunlar Chatham Hause yapılanmasını “model” almışlardır. Buna göre konuşmalar dışarı sızdırılamaz, sızsa bile konuşmacının kimliği gizli tutulmak zorundadır. KÜRESEL PUZZLE’NIN AYAKLARI Tarihsel sıralama olarak 1920 yılında önce “Chatham House” kuruldu. (Bir anlamda daha 3onraki yapıların hepsinin lokomotifi “Chatham House”dır diyebiliriz.) Onu 21 Temmuz 1921’de New York’ta kurulan “Council on Foreign Relations” (Dış İlişkiler Konseyi / CFR)’ın kuruluşu izledi. Kurucuları Walter Lipmann ve J.P. Morgan’dır. CFR’nin ilk başkanlığını Senar6shy;tör Rudy Boschwitz, fahri başkanlığını ise uluslararası bankerlik şirketi Kuhn-Leob Co.’dan Elihu Root yapmıştır. Paul Warburg, Otto Kahn ve Jacob Schiff’de önayak olanlar arasındadır. Örgütün merkezi New York’un 68’inci Caddesi’nde tarihi bir binadadır. Carneige Vakfı, Rockefeller ailesi ve Wall Street bankerlerinin mali destekleriyle büyümüştür. (Amerikan Merkez Bankası “Federal Reserve’nin özelleştirilmesine de bunlar sağlamıştır. “Paradan para kazananlar” olarak da bilinirler.) Derin Dünya Devleti’nin “Politbürosu” veya “Merkez Komitesi” olarak da anılmaktadır. Derin Dünya’nın en seçkin kadroları burada toplanmıştır. Rockefeller ailesi başı çekmektedir. ABD’nin küresel politikaları esas olarak burada çizilmektedir. O da bir sivil “Think-Tank” görünümündedir. Siyaset, medya, akademisyenler, istihbarat servisleri, büyük şirket ve bankaların üst yöneticilerinden oluşan son derece “seçkin” üyeleri mevcuttur. Uzun erimli hedeflerinde “ulusal devletler”in çökertilmesi ve “Tek Dünya Devleti”nin kurulması vardır. Bunlar aynı zamanda dünyada “küresel sermaye” diye bilinen yapıdır. 2007 yılında başbakan Recep Tayyip Erdoğan’da burada bir konuşma yapmıştır. Bu yapılar içinde bizde en çok bilinen ve duyulanı ise “Bilderberg”dir. Aslına bakılırsa Bilderberg bir örgüt adı değildir. Bu adı alması Hollanda’nın Oosterberg şehrindeki aynı adı taşıyan otelden gelmektedir. Bilderberg grubu ilk toplantısını 1954 yılında bu otelde yapmış ve o tarihten bu yana da bu adla anılmaktadır. Fakat aynı “küresel ağ”ın bir parçasıdır.
Bilderberg’in kurucuları arasında eski Nazi Hollanda Prene26shy;si Bernhard, Unilever Başkanı Paul Rijkens ve Polonyalı haham/sosyolog Dr. Joseph Hieronim Retinger bulunmaktadır. Retinger, Bilderberg’in ‘fikir babası’ olarak bilinir. Bilderberg’in ilk kur5luş toplantısına; o zamanki CIA Başkanı William Donnavan, CIA’dan Bedell Smith’de katılmışlardır. Küresel seçkinlerin “Danışma Meclisi” ve “Derin Dünya’nın Avrupa Ayağı” olarak da bilinirler. Bilderberg’in her sene Mayıs sonu, Haziran başı gibi muhtelif ülkelerde yapılan toplantılarına Türkiye’den de çok sayıda başbakan, bakan, şirket yöneticisi, üst bürokrat, medya yöneticisi, yazar katılmıştır. Son zamanlarda adeta kafilelere dönüşmüştür. Türkiye’de üç kere toplanmışlardır. (İçlerinde en popüler olanı Fehmi Koru olmuştur) Bilderberg “Dünya Hükümeti” olarak bilinse de bu yanlıştır. Burada bağlayıcı kararlardan çok, eğilim tespiti yapılır ve önlerindeki süreçte çıkacak sonuçlar uygulanmaya çalışılır. Bilderberg bir yürütme organı olmayıp, bunun ön hazırlıklarından biridir. Bununla birlikte “Derin Dünya Devleti” oluşumunun organlarının en önemlilerinden biridir. Bu yılki son toplantılarını 3-6 Haziran 2010 tarihinde Sitgas-İspanya’da yapmışlardır. AB, yani “Birleşik Avrupa” fikri tümüyle bir Bilderberg projesidir.
Aynı “Küresel Ağ”ın son yapılanması ise “Trilateral Komisyon” (Üçlü Komisyon) diye bilinen kuruluştur. Hedefin genişlemesine paralel olarak 1973 yılında kurulmuştur. Girişimin öncülüğünü David Rockefeller ve Zbigniew Brzezinski yapmıştır. Üyelerini Amerika, Avrupa ve Japon kökenli işadamları, bürokratlar ve fikir adamları meydana getirir. Sayıları 300 kadardır. Söz konusu üç bölge arasında ekonomik ve politik tekel oluşturmak amacıyla kurulmuştur. SONUÇ
Bu yapılar “tesadüfen” ortaya çıkmış, basit fikir üretme kuruluşları değildir. Daha ilk tasarımlarında küresel hedeflere göre şekillenmişlerdir. Dünyayı bir “ağ” gibi sarmışlardır.
Ödül, Sayın Cumhurbaşkanımıza hayırlı, uğurlu olsun!...
|
||||