Siyaset8 Mayıs 2005 00:00

PSİKOLOJİK SAVAŞ - KEMAL YAVUZ

Sn. Kışlalı, ABD'nin bu defaki 'Psikolojik Harekatı'nın hedefinin, 'İncirlik' olduğunu vurguladıktan sonra, Türkiye'ye yönelik 'Psikolojik Savaş'ın hedefini, şöyle açıklıyor:'Yapılmak istenen, Türkiye'yi sadece siyasi iktidarı ve sağlam anayasal kurumlarıyla değil, kamuoyuyla birlikte baskı ve çaresizlik duygusunda bırakmak'.discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisnaproxennatrium go naproxen kruidvatsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectscialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer coupon

Basınımızın 'gerçek' duayenlerinden Sn. Mehmet Ali Kışlalı'nın geçtiğimiz hafta sonundaki yazısının başlığı bu idi; 'Psikolojik Savaş'. Sn. Kışlalı, yılların deneyimi ile, aslında her zaman mevcut olan, fakat AKP Hükümeti döneminde meydanı boş bulup yoğunlaşan ve son aylarda ise iyice 'azgınlaşan' Türkiye'ye yönelik bir 'operasyondan' bahsediyor. Ve böylece, özellikle son aylarda, aklı başında herkesin birbirine sorduğu: 'Ne oluyoruz?' sorusunun 'doğru' cevabını veriyor.

Sn. Kışlalı, yazısına şöyle başlamış:

'ABD'nin Başkan Bush yönetimi çeşitli alanlarda, eş güdüm içinde, Türkiye'ye karşı hala bir 'Psikolojik Savaş' sürdürüyor. Bir yanda Washington'da görev yapan bir meslektaş temas halinde olduğu ABD resmi kaynaklarının eleştirel görüşlerini olduğu gibi gazetesine yazıyor. Diğer yandan ABD'nin itibarlı bir düşünce üreten kurumundaki Türk uzmanın aynı yöndeki analizlerini okuyoruz. Bunlara ilaveten çeşitli yayın organında, Türkiye ile yakın ilgilerinden dolayı tanıdığımız ABD şahsiyetlerinin eleştirel değerlendirmeleri yer alıyor'.

Sn. Kışlalı, ABD'nin bu defaki 'Psikolojik Harekatı'nın hedefinin, 'İncirlik' olduğunu vurguladıktan sonra, Türkiye'ye yönelik 'Psikolojik Savaş'ın hedefini, şöyle açıklıyor:

'Yapılmak istenen, Türkiye'yi sadece siyasi iktidarı ve sağlam anayasal kurumlarıyla değil, kamuoyuyla birlikte baskı ve çaresizlik duygusunda bırakmak'.

Son derece isabetli bir tespit.

- Bildiğiniz gibi- Biz, bu konuda çok konuştuk, çok yazdık. Son olarak 30 Mart ve 3 Nisan'da, ABD'nin İncirlik'i hedef alan 'Psikolojik Harekatı'nı misalleri ile uzun uzun anlattık.

'Psikolojik Savaş', üzerinde yüzlerce cilt kitap yazılmış bir gerçek. Dünyada ilk insan topluluklarının oluşmasıyla başlamış ve iletişim araçlarının gelişmesi ve etkilerinin artması sonucu, toplumlar üzerinde etkisi giderek yoğunlaşarak, günümüzde başlı başına bir 'Savaş' türü haline gelmiştir. Kitaplar, 'Psikolojik Savaş'ı şöyle tanımlıyorlar:

'Psikolojik Savaş, bir devletin diğer bir devlet üzerinde milli menfaatlerini gerçekleştirmek, yürürlükteki politikasını veya amaçlarını siyasi, askeri, ekonomik, ideolojik ve kültürel alanlardaki faaliyetlerini desteklemek üzere, o ülkede seçtiği hedef kitlelerin, duygu, düşünce, tutum ve davranışlarını, kendi amaçları doğrultusunda etkilemek ve değşitirmek amacıyla düzenlenen propaganda, sindirme, korkutma ve diğer her türlü tedbirlerin planlı bir şekilde kullanılmasıdır'.

Yüzüncü defa söylüyor ve yazıyoruz. TÜRKİYE, SON İKİ SENEDİR, ABD VE AB'DEN YÖNELTİLEN, ÇOK YOĞUN BİR 'PSİKOLOJİK SAVAŞ'IN İÇİNDE 'DEBELENMEKTEDİR'. Üstelik Türkiye, bu savaşta TAMAMEN SAVUNMASIZDIR. Bir yıl öncesine kadar, Milli Güvenlik Kurulu bu görevi yerine getiriyor ve gerek Türkiye'ye yönelik 'Psikolojik Savaş'ı değerlendirmek ve ona karşı alınması gerekli tedbirleri tespit edip, uygulamak ve gerekse mukabil 'Psikolojik Savaş' yapmak için gereken faaliyetlerde bulunuyordu. Ama, hepimizin 'gözü aydın (!)', o milli kuruluşu elbirliği ile yıktık, etkisiz kıldık. Şu anda, Türkiye Cumhuriyeti Devlet düzeni içinde bu işle görevli ve meşgul hiçbir makam yok. Bu sayede, 'Meydan' ABD ve AB'nin yurtdışında ve 'YURT İÇİNDEKİ' elemanlarına, ajanlarına kaldı. Bizlere de 'Ne oluyoruz, yahu! demek 'SALAKLIĞI'...

Kızmak, darılmak yok. Yanlışımız varsa, söylesinler. Devlet, 'Devlet gibi' yönetilmeli.