Siyaset28 Ekim 2010 00:00

Liberal Muhafazakar Sentez Buyurdu : Faşist Olacaksınız! - Kaan Turhan / Açık İstihbarat

Çünkü bu hegemonya sonrası diktatoryaya göre, liberal muhafazakar ittifak özgürlüğünüzü, adalet ihtiyacınızı ve hukuk birikiminizi karşılamıştır. Sizin adınıza, sizi tutuklayarak, sizi yok sayarak ve sizi tasfiye ederek..! AKP, aynı zamanda, adalet dağıtacağını, sistemi iyileştireceğini, demokratikleşeceğimizi ifade etmektedir. Siz adalet alt üst olmuş, sistem çökmüş ve diktatorya oluşmuştur diye; hukuku ararsınız, ama mağdur olan AKP ve diğer sivil darbeci işbirlikçilerdir! Onlar hukuk abideleri dikerken, size faşizmi yükletirler! acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis forum cialis bez recepta cialis bez receptaescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effectsarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cena

Liberal Muhafazakar Sentez Buyurdu : Kemalist Değil, Faşist Olacaksınız!

Kaan Turhan - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

28.10.2010


Türkiye öylesine bir dönüşüm / başkalaşma içinde ki tüm değerlerin altı bomboş!

Kemalist devrimin, tüm ulusal kodlamaları, liberal muhafazakâr ittifakın Avrupacı-Amerikancı çizgisinde, törpüleniyor, biçimlendiriliyor, yeni ‘gerici değerler algılaması’ çerçevesine oturtuluyor. Böylelikle ulusal bakışa atfedilenlerle, liberal gericiliğe atfedilenler; taşıdıkları anlam yükleriyle birlikte dönüşüyor ve yer değiştiriyor. Madde madde örnekleyerek açıklamaya çalışalım:

  1. Güncel bir konuyla, Türkiye’ye dolanmak istenen ‘türban’la başlayalım. Türbanı, faşistliklerinin, gericiliklerinin bir sembolu haline getiren dincilerin savunuları “özgürlükler”, “haklar”, “hümanizm”, “eğitim” gibi kavramlarla örülü. Çoğunlukla ‘baş örtüsü’, ‘yaşmak’ olarak anılan ve laiklik açısından da güvence olan geleneksel örtünme biçimini savunup, ‘türban’ın faşizm getireceğini ifade edenlerinki de; ‘özgürlük düşmanı’, ‘insan haklarını hiçe sayan’, ‘laikçi’, ‘dinsiz’dir. Aydınlanma devrimiyle kazanımlar elde edildi. Aydınlanmaya, devrimci adımlara, halk-devlet bütünlüğüne, yönetimde din ve siyaset ayrımının oluşmasına karşın; özgürlüğün, kadınlar üzerindeki baskının, İslamiyet’in anlamları ve içerdikleri ortadayken, siz özgürlükler düşmanı, tepeden inmeci, baskıcı olursunuz!
  2. Cumhuriyet’in, devlet güdümlü ekonomik yapılanması, sanayi hamleleri, fabrikalar ve diğer tüm devrimci, ulusal kalkınmanın öncülleri; liberal muhafazakar ittifakça, tasfiye edilmesi gereken hedefler olarak belirlenmiştir. Ulusal kalkınma, ulusal sanayi, ulusal ekonomi savunusu “içe kapanmacı”, “yabancı düşmanlığı”, “komünist devlet” gibi yaftalamalarla tu kaka ilan edilmektedir. Yabancı sermayeye, toprakların, tüm devlet işletmelerinin, stratejik kurum ve kuruluşların satışına dönük yüzüyle yağmacı-talan ekonomisi göklere çıkarılmakta ve bu ‘atılım’lara karşı çıkanları yukarıda ifade ettiğimiz yaftalamalarla lekemektedirler.

    Siz istediğiniz kadar Avrupa ve Amerikan ekonomilerinin ulusal yönünü, kendi çiftçisine, köylüsüne verdiği sübvansiyonların oranlarının Türkiye’ye oranla yüksek olduğunu, stratejik kurum ve kuruluşlarının (telekominikasyon gibi) (başına bırakın ‘ecnebi’ birini getirmeyi) özelleştirmesini gündeme dahi getirmediklerini söyleyin; birileri istihbarat paylaşımını, yabancı istihbarat örgütleri lehinde kolaylaştırmanın yollarını çoktan bulmuşlardır: özelleştirme! Özelleştirme karşıtıysanız, sermayenin küreselleşmesinden doğan ‘özgürlüklerlerden’ bihabersiniz demektir ve asıl gerici olan sizsinizdir!
  3. Türkiye’de güçler ayrılığı ilkesinin işlerliğinden şüpheniz varsa, yürütmenin AKP eliyle bir diktatoryaya dönüştüğünü, bu diktatoryanın hukuk devleti ilkesini yerle bir ederek adaletin bağımsızlığına kelepçe vurduğunu, delilleri karartma şüphesi olmayan ergenekon ‘mağdurlarının’ ‘keyfi’ biçimde sorgulandığı ve yürütülen soruçturmayla bağlantısı olan soru dahi sorulmadığını haykırıyorsanız; sizin savununuza AB özgürlükçü milletvekilleri katkı vermez. Mahkemelerinizde onların, size destek vermek üzere gelerek kulis yaptıklarını göremezsiniz.

    Bu hegemonik örümcek ağı öyle genişler ki adalet dağıtan kurumlar, yine ‘adalet’, ‘hukuk devleti’ adına AKP diktatoryası mağduriyeti yaşar ve bu mağduriyet AKP eliyle, AKP adına, AKP silahı haline gelir. Bu durumda yargı bağımsızlığından, hukukun üstünlüğünden dem vurmanız bir anlam ifade etmeyecektir.

    Çünkü bu hegemonya sonrası diktatoryaya göre, liberal muhafazakar ittifak özgürlüğünüzü, adalet ihtiyacınızı ve hukuk birikiminizi karşılamıştır. Sizin adınıza, sizi tutuklayarak, sizi yok sayarak ve sizi tasfiye ederek..! AKP, aynı zamanda, adalet dağıtacağını, sistemi iyileştireceğini, demokratikleşeceğimizi ifade etmektedir. Siz adalet alt üst olmuş, sistem çökmüş ve diktatorya oluşmuştur diye; hukuku ararsınız, ama mağdur olan AKP ve diğer sivil darbeci işbirlikçilerdir!

    Onlar hukuk abideleri dikerken, size faşizmi yükletirler!

 

Birkaç örnekte gördüğümüz gibi, değer ikâmesi stratejisi çerçevesinde siz karalanarak hiçleştirilmişsinizdir. Onlarsa bu süreçte, günahlarını da size yükleyerek aklanmışlardır. Bu örneklere siyasi bazı projeleri de eklersek konuyu toparlayarak daha anlaşılır hale getirmiş oluruz.

 

  1. Malum Kürt devletinin kurulması çerçevesinde KCK operasyonlarıyla PKK tasfiyesi süreci, yeni CHP’nin bu sürece destek vermesi, elbirliğiyle PKK’dan daha tehlikeli olan Kürdistan’ın yaşama geçirilmesi sürecinde; Fener Rum Patrikhanesi’nin ekümenik ilân edilmesi baskılarının, Türkiye’de ve KKTC’deki kiliselerin hizmete açılarak, dinlerarası diyaloğa koşut politikaların gündeme alınması, emperyalizmin Ermeni soykırımı yalanında Türkleri suçlu kabul edip, baskı uygulaması, Lozan’ı savunmasız bırakıp, antlaşma maddelerini delip, hiçe sayıp anlamsızlaştıranlar, buradaki ulusal karşı duruşunuzu size ‘ihanet’ olarak yansıtırlar. Uluslararası boyutları olan siyasal mücadele alanlarında ihanet eden siz olmaktasınız, ulusal çıkarlara uygun davranarak, ulusal onurumuzu dış politikada güvence altına alan(!) AKP ve fethullahçı yapılanmalar anti-emperyalisttir(!) siz de emperyalizmle işbirliğine girmiş jakoben, komprador vs. gibi sıfatları taşırsınız.

 
Türkiye’yi bu başkalaştırma sürecinde ‘ihanet eden’le, ‘ihanete karşı duran’ belirgin bir biçimde ayrıştırılabiliyorsa da, süreç tam tersi sonuç almaya odaklı manevralarla; gerçek kimlikler, tersine ikâme edilerek karmaşıklaştırılmıştır.

Günahlar ulusal tavrı doğru ve görülebilir olana yüklenmiştir.

Kemalistsinizdir, ama faşizme evriltilmeniz strateji gereğidir. Bu strateji sizde yılgınlık yaratmıştır, Türk’üm demek, Kemalist devrimden söz etmek bilerek ve isteyerek ‘gülünçleştirilmiş’, ‘amaçsızlaştırılmış’, kendinize güveninizi sorgulamanıza neden olmuştur. Bu durumda, peşisıra saldırıların karşısında; ödün vermeksiniz, onurlu bir biçimde durmak önemlidir. Hangi boyutta olursa olsun, direnciniz özünüze uygun olsun!   



Açık İstihbarat @ 2010