İstihbarat18 Ekim 2010 00:00

Füze Kalkanı Bahane, Hakkari Şahane... - Açık İstihbarat Özel

Bu "GÖREV"'i AKP-G'nın nasıl sonuçlandıracağı , bu füze kalkanı projesinin ABD Devleti içindeki çatışmanın neresine düşeceği ile yakından bağlantılı. İsrail'e dayılanırken, ABD Devleti içindeki "ulusalcı" kanada güvenenler için bu sefer çizgiler o kadar net değil. ABD Devleti içindeki "füze kalkanı" ayrışması, "İsrail" ayrışması kadar keskin değil. O yüzden dayılanmaların o kadar keskin olmasını da beklemeyin. Bu gündemin nasıl sonuçlanacağı beklerken İsrail-ABD arasındaki diğer bir kulvarı takip etmek zorundayız. 24 Temmuz 2009'da ABD ve İsrail ortak bir askeri talim gerçekleştirdi.... coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis forum cialis prodaja cialis bez receptasymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenarenovation vejle site renovakamagra kamagra 100mg kamagra gel

 

Füze Kalkanı Bahane, Hakkari Şahane...

Açık İstihbarat Özel

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

18.10.2010


"Üzerimize düşen GÖREV  neyse yaparız" söylemine sahip "liderlerin" yönettiği bir ülkede füze kalkanı "tartışması" yaşanıyor.

Bu sefer küresel ağababaların öngördüğü görev terör algılarına "KALKAN" olmak ve ABD'nin küre bazında yerleştirmeye çalıştığı füze savunma sisteminin bir bölümünü topraklarımızda barındırmak. Dolayısı ile olası bir nükleer savaşta İran'ın hedef listesine girmeyi garantilemek.

Bu "GÖREV"'i AKP-G'nın nasıl sonuçlandıracağı , bu füze kalkanı projesinin ABD Devleti içindeki çatışmanın neresine düşeceği ile yakından bağlantılı. İsrail'e dayılanırken, ABD Devleti içindeki "ulusalcı" kanada güvenenler için bu sefer çizgiler o kadar net değil. ABD Devleti içindeki "füze kalkanı" ayrışması, "İsrail" ayrışması kadar keskin değil. O yüzden dayılanmaların o kadar keskin olmasını da beklemeyin.

Bu gündemin nasıl sonuçlanacağı beklerken İsrail-ABD arasındaki diğer bir kulvarı takip etmek zorundayız. 24 Temmuz 2009'da ABD ve İsrail ortak bir askeri talim gerçekleştirdi....

Talimin amacı ABD'nin İsrail Negev çölüne yerleştirdiği füze kalkanının parçası olan X-Band radarın testiydi ve test başarı ile gerçekleşti.

Bu sistem, yine ABD'nin İsrail'e yerleştirmeyi planladığı Aegis savunma sistemleri ve THAAD sistemleri (füzeleri atmosfer-uzay sınırında yüksek irtifada vuran anti-füze sistemleri) ile koordineli bir şekilde çalışıyor.

X-Band radarları radar teknolojisinde en üst düzeyi temsil ediyor ve bir beysbol topu büyüklüğündeki cisimleri tespit edebilme yeteneğine sahipler.

X-Band radarlarına vurgu yapmamızın bir sebebi var.

Bu radarların geliştirilmesi Savunma Sanayii'nin 2009-2016 yılına dair hazırladığı bir vizyon raporu olan Sektörel Strateji Dökümanında da yeralıyor.

http://www.ssm.gov.tr/anasayfa/kurumsal/Documents/2009_SSSS.pdf


adresinde yeralan raporu incelerseniz bunu siz de görebilirsiniz.

Bu radar sistemleri Türkiye'nin hedeflediği teknolojiler arasında. Türkiye'ye yerleştirilmesi hedeflenen füze kalkanı sistemininin omurgasında da yine bu radarlar yeralıyor.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta; ABD'nin öngördüğü bu füze kalkanı sistemi , sistemin diğer unsurları ile bir ağ mantığı içerisinde koordineli çalışıyor.

Sistemin etkili çalışması için Türkiye'ye yerleştirilecek radar sisteminin ; İsrail'deki ile ile iletişim içinde olması, bunların da ABD'nin bu iş için Akdeniz'e konuşlandıracağı özel füze sistemlerine sahip gemileri ve Avrupa'daki komuta merkezi ile iletişim içinde olması gerekiyor.

Anlayacağız ABD , İsrail'le birlikte Türkiye'nin üzerine bir elektronik ağ daha atıyor.

Bu füze kalkanı sisteminin nereye yerleştirileceği tartışması yaşandığı söyleniyor.

Böyle bir tartışma yaşandığı kanaatinde değiliz. Bu tarz bir sistemin nereye yerleştirileceğini biraz coğrafya, biraz da Hakkari'de son bir kaç yıldır kurulan özel üsleri bilen biri rahatlıkla tahmin edebilir.

Bu füze kalkanı doğası gereği farklı birimleri farklı noktalara yerleştirilecek bir sistem olsa da, ana unsurunun Hakkari 'de konuşlandırılması kimseyi şaşırtmaz.

Bu durumda son dönemde Hakkari merkezli yaşananları gözünüzün önüne getirin. Bu şehirde görevlendirilen İngiliz ekolünden yetişme devlet bürokratlarının nöbeti sırasında yaşanan bu olaylar ile "Füze Kalkanı" tartışmasını yanyana koyduğunuzda küresel ağababalarının kadim taktiğini hatırlamamızda fayda var.

Musul meselesinin sıcak olduğu dönemde Hakkari'yi ele geçirmek isteyen İngiltere'nin 1924'de çıkardığı  Nasturi isyanını hatırlayın. Ve sonrasında yeni Cumhuriyet'in başına bela olan bir dizi isyanı...

Bugün biz o Hakkari'yi , İngiltere ekolünden geçmiş bürokratlarla yönetiyoruz.

Bugün biz o Hakkari'yi ; AB-D ve İsrail'in İran'a yönelik hedeflerinde zıplama tahtası olarak kullandırıyoruz.

Ve şimdi önümüzde Hakkari'yi gözüne kestirmiş bir "Füze Kalkanı" projesi var.

Ne dersiniz?

"Liderlerimiz" bu "GÖREV"i kabul etmezse Hakkari karışır mı?

Açık İstihbarat



Açık İstihbarat @ 2010