CHP'deki Dönüşüme İkinci Cumhuriyetçi Desteği-Dr. Ali Rıza Üçer
Adnan Menderes'in DP Meclis Grubundaki "Siz isterseniz hilafeti de geri getiririrsiniz" sözünü çağrıştırıyor Taha Akyol'un telkinleri. Halk isterse neden olmasın değil mi? coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardssymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenakamagra kamagra 100mg kamagra gel
Taha Akyol'un Milliyet gazetesinde 11 Ekim 2010'da yayımlanan "CHP'de bir sosyolog" başlıklı yazısı CHP'deki değişimin ne yönde olduğunun ibretlik bir göstergesi. Akyol, Sencer Ayata ve Kemal Kılıçdaroğlu'na bu değişime (metamorfoza) katkılarından dolayı bakın nasıl övgüler düzüyor.
"Prof. Sencer Ayata’yı oraya getiren faktör, CHP’de Kılıçdaroğlu ile başlayan “toplumun ihtiyaç ve taleplerini” anlama çabasıdır.
Ayata’nın akademik önemi yaptığı çalışmalardan bellidir. “Sermaye Birikimi ve Toplumsal Değişim” konulu çalışması, Anadolu’daki büyük değişimin incelenmesidir. Ayata “göklerden” bakıp “yeşil sermaye” diye damgalamamış, aksine Anadolu’daki sermaye birikimini bir modernleşme süreci olarak incelemiştir. Gardırop devrimcisi” nin bakışı değil, sosyoloğun bakışıdır bu..."
Evet, Türkiye Cumhuriyetinin çözüştürülmesinde ve "Anadolu İslam Federasyonu'na dönüştürülmesinde (metamorfozunda) itici rol oynayan İslami sermaye birikiminin yeni CHP yönetimine kılavuzluk yapan Sencer Ayata'nın sosyolojik bakışıyla nasıl çarpıtıldığına bakar mısınız? Cemaatle iç içe yeşil sermaye ve örgütleri; Müstakil/Müslüman Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ve diğerleri. Son örneği Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne bağlı Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi'nin (DEİK) yerini Fethullah Gülen destekli TUSKON'un alması. Rusya Devlet Başkanı Medyedev'in Türkiye'yi ziyareti sırasında yapılan Türk-Rus İş Konseyi toplantısında ev sahipliğini üstleniyor TUSKON. Anadolu'daki yeşil sermaye patlaması modernleşme süreci olarak ele alınıyor artık CHP'de, tıpkı AKP'deki gibi. Gardrop devrimciliği diye aşağılanan Cumhuriyet ideolojisi, postmodern neoliberal küresel işbirlikçi demokrasi ideolojisine dönüştürülüyor el yordamıyla.
Taha Akyol, " Elbette toplumların tek tip isteği olmaz, çelişkili istekler de gelir toplumdan. Demokratik bir parti, sağ veya soldaki yerine göre, bu taleperden çoğunu karşılayarak iktidara gelmenin yolunu arar. CHP' de bunu yapmak istiyorsa, türbanın üniversitelerde serbest bırakılması gibi halkın yüzde 70’den fazlasının bu talebini asla ihmal edemez. CHP’nin bakış açısını daha toplumsal ve daha demokratik yönde değiştirmeye başlaması olumlu bir gelişmedir. Bu konuda Kılıçdaroğlu’nu desteklemek ve teşvik etmek gerekir." diyor.
CHP, Taha Akyol gibi hangi cenahta durduğu ayan beyan ortada olan "İkinci Cumhuriyetçi" akıl hocalarının verdiği akılla ilk golü yedikten sonra arkası gelecek kuşkunuz olmasın. "Halkın % 70'inden fazlası, türbanın ilk/ orta öğretimde ve kamu görevinde serbest bırakılmasını istiyor. Halkın bu talebine karşı gelemezsiniz! Halkın çoğunluğu laik hukukun değil şer'i hukukun geçerli olmasını istiyor. Halkın bu talebine de karşı gelemezsiniz!...." Böylece CHP attığı her adımda bataklığın derinlerine sürüklendikçe sürüklenecek, battıkça batacak. Adnan Menderes'in DP Meclis Grubundaki "Siz isterseniz hilafeti de geri getiririrsiniz" sözünü çağrıştırıyor Taha Akyol'un telkinleri. Halk isterse neden olmasın değil mi?
Ali Rıza Üçer
**
Taha Akyol Objektift.akyol@milliyet.com.tr
CHP’de bir sosyolog
11 Ekim 2010
EVET sosyolog Prof. Sencer Ayata’dan bahsediyorum. CHP’de ‘Bilim Araştırma Kurulu Başkanı’ olmasını başlı başına önemli sayıyorum.
Hatta çok önemli, çünkü Ayata faktörü, artık CHP’nin bir bakıma “göklerden yerlere inmek” ve ayaklarını toplumsal gerçeklere basmak istemesinin bir simgesidir.
Deniz Baykal, doktora tezi olan Siyasal Katılma adlı kitabında CHP’nin bakış tarzını herkesten iyi anlatmıştı: CHP “toplumun ihtiyaç ve talepleri nedir?” diye bakmaz, merkez sağ partiler böyle bakar... CHP “toplum nasıl olmalıdır?” diye bakar!
Tek Parti devrinde oluşturulmuş çok güçlü bir alışkanlıktır bu.
‘Gardırop’tan topluma
Prof. Sencer Ayata’yı oraya getiren faktör, CHP’de Kılıçdaroğlu ile başlayan “toplumun ihtiyaç ve taleplerini” anlama çabasıdır.
Ayata’nın akademik önemi yaptığı çalışmalardan bellidir. “Sermaye Birikimi ve Toplumsal Değişim” konulu çalışması, Anadolu’daki büyük değişimin incelenmesidir.
Ayata “göklerden” bakıp “yeşil sermaye” diye damgalamamış, aksine Anadolu’daki sermaye birikimini bir modernleşme süreci olarak incelemiştir.
“Gardırop devrimcisi” nin bakışı değil, sosyoloğun bakışıdır bu...
Ayata’nın “orta sınıf” kavramını çok vurguladığını farketmişsinizdir. Bu kavramı Nur Sertel’lerden, Necla Arat’lardan hiç duydunuz mu?
Canat Arıtman’dan duydunuz mu diye sormam zaten!
Kılıçdaroğlu’nun Sertel ve Arat’larla değil, Ayata ile çalışması da artık “toplum nasıl olmalı?” diye değil, “toplumun ihtiyaç ve taleleri nedir?” diye bakma çabasının bir ifadesidir.
Sertel’lerin, Arat’ların, Arıtman’ların bu değişime karşı çıkmasında şaşılacak bir taraf yoktur.
Değişimin teorisi
Prof. Ayata’nın türban raporu önümüzdeki günlerde açıklandığında eleştirebilirim; hatta yetersiz bulacağımdan eminim. Bu konuda Kılıçdaorluğu’nun tereddütlü davrandığı da açık.
Ama ne olursa olsun, CHP’de değişim başlamıştır ve bundan sonra “toplum ne istiyor?” düşüncesi gittikçe ağır basacaktır.
Elbette toplumların tek tip isteği olmaz, çelişkili istekler de gelir toplumdan. Demokatik bir parti, sağ veya soldaki yerine göre, bu taleperden çoğunu karşılayarak iktidara gelmenin yolunu arar.
CHP de bunu yapmak istiyorsa, türbanın üniversitelerde serbest bırakılması gibi halkın yüzde 70’den fazlasının bu talebini asla ihmal edemez.
CHP’nin bakış açısını daha toplumsal ve daha demokratik yönde değiştirmeye başlaması olumlu bir gelişmedir. Bu konuda Kılıçdaroğlu’nu desteklemek ve teşvik etmek gerekir.
CHP gibi kemikleşmiş reflekslerin güçlü olduğu bir partide değişim kolay değildir; elbette gel-gitler olacaktır, biz de günlük tavırlarını eleştireceğiz veya onaylayacağız.
Ama CHP’nin yıllardır oturduğu “göklerden” nihayet “yerlere” , halka inmek istemesi demokratik açıdan da sosyolojik açıdan da iyidir.
Galiba eski “Ortanın Solu” hareketinde merhum Turan Güneş Hoca’nın yaptığı teorisyenliği, bu defa Ayata yapacaksa ben başarılar dilerim.
Buna ihtiyaç da var. Perakende politikalar koatik bir görüntü verebilir, değişimin toplu fotoğrafını ortaya koymak için teori lazımdır.