Tarih/Kültür9 Ekim 2010 00:00

Konstantin'in Köpekleri - Hakan Hansoy

Milletimizde olan milli bilinç, milleti idare edenlerin çoğunda var mı?   1920’lerde  “İngilizlere meydan okuyoruz. Bu en büyük küfürdür” diyen Divitli Eşref hocaların benzerleri bu gün yeniden mi türemiştir? “Yunan ordusu halifenin ordusu sayılır” diyen İslam Yüceltme Derneği’nin benzeri  dini dernek ve cemaatler tekrar mı filizlenmiştir? acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada

Konstantin'in Köpekleri

Hakan Hansoy - Sarıkeçili Blog

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

09.10.2010



       Köyde kurnaz fakat köylü tarafından sevilmeyen Feyzullah diye bir adam vardı. Bu adam toplum yararına olan her olaya muhalefet eder, ya da bu olaydan kendine menfaat temin edecek sonuçlar çıkarmak istediğinden kendi işi için de köylüden yardım isteyecek yüzü olmazdı. Feyzullah’a yardım edenler onun hatırı için değil;  komşuluk hatırına ya da onun hanım ve çocuk çoluğunun hatırına kerhen yaparlardı.

   Feyzullah bir işi olduğu vakit köyün çocuklarını tatlı dille kandırır. Onlara onurlandıracak sözler söyler ve o çocuklara ailelelerinin bile  yaptıramadığı, kıyamayıp yaptırmadığı şeyleri yaptırırdı. Çocuklar; faydalı bir iş yaptıklarını sanarak zaman zaman ailelerine bile karşı dururlardı.  Ben de Feyzullah’ın kurbanlarındanım.

    Yaklaşık elli yıl önce olan bu olaylar sırasında babamın babaannesi Hatice Nine’de 95-100 yaşlarında idi. Biz çok büyük işler yapmış komutan edası ile onlara övünmek isterken Hatice Nine bize kızgınlığını belli eder,

Yalı bizden yersiniz, gider Konstantin’in bağında ürersiniz (havlarsınız)

derdi. Kızgınlığını Feyzullah’a söylenerek sürdürürdü.

    Osmanlının son zamanları ile Cumhuriyetin ilk dönemlerini yaşamış olan Ninemde ki milli bilinç bize söylediği sözlerden de anlaşılıyor. Atatürk bu ülkeyi cahil olmalarına rağmen milletimizde var olan bu milli bilinç sayesinde kurtarmıştır. Bu milli bilincin farkına varmıştır. Osmanlının son zamanlarında ki millette olan bu milli bilinç mualesef milleti idare edenlerde yoktu!

İşte Boğazlıyan Kaymakamı bu dönemde emperyalistleri memnun etmek için Konstantin’in köpekleri tarafından bu dönemde şehit edilmiştir.

Sivas Valisi Reşit Bey teslim olmamış ve en sonunda yakalanacağını anlayınca intihar etmiştir. Cebinden çıkan mektupta

Muhafız komutanı ve polis müdürü, bütün şiddet ve kuvvetleriyle beni arıyorlar. Ermeni tazılarını da peşlerine taktılar. Gaflet ve delalet içindeki hissiz dostlarımda utanmadan teslim olmamı tavsiye ediyorlar. Sonucu karanlık görüyorum. Yakalanıp hükümetin oyuncağı olmamak ve düşmanlarımızın keyfini getirmemek için son anda intihar etmek fikrindeyim. Silahımı yanımdan ayırmıyorum ve mermiyi namluda tutuyorum. Hayatın bence değeri kalmadı. Milletime son vazifemi yapıp, hayatımın geri kalanını sizinle geçirmek isterdim. Ancak ne çare ki istenilen olmuyor. Ailemi milletim için ihmal ettim. İstikbalinizi düşünemedim. Haince iftiralarla; ermeni malıyla zengin olmuş olarak suçlanıyorum. Hal bu ki hiçbir servetim yok ve ailemi geçimden aciz bırakıyorum. Bu da kaderin acı bir cilvesi olsa gerek.

yazılıdır.  Emperyalistler ve Konstantin’in köpekleri onu canlı teslim alamamıştır.

   Osmanlı da paşa olmuş Nemrut Mustafa Paşa, Osmanlı yıkılınca Irak’ta Barzani bölgesine kaçmış ve orada ölmüştür. Kemal Bey’in idam edilerek şehit edilmesinde önemli rol oynamıştır!

   Yine bu dönemlerde Mısır, Irak ve Arabistan’da İngilizlere karşı kahramanca savaşan 6. Ordu Damat Ferit Paşa’nın İngilizlerle anlaşmaları sonucu dağıtılmış, 15. Kolordu haline getirilmiştir.

Halbuki bu 6. Ordu Çanakkale’den sonra Irak’ta İngilizlere karşı  Kutülamare savaşını kazanan ordudur! Komutanı Ali İhsan Paşa  İstanbul’a çağrılarak tutuklanması sağlanmış ve Malta’ya sürülenlere katılmıştır.

   10 Nisan 1920 de Emperyalistler, köpeklerine  Atatürk ve arkadaşları için Şeyhülislam Dürrizade Abdullah’a idam fetvasını verdirdiler. Şeyhülislam da memnuniyetle verdi. Yani bu Konstantin’in köpekleri, dinimizi bile işgalcilerin boyunduruğuna milletimizi geçirmek için kulandı! Bu fetva biraz yer tutacağı için burada almadım!

     Bu gün 8 Ekim 2010. Konstantin’in köpekleri geri mi geldi dersiniz! 

Osmanlının sonu ile benzer olaylar olmuyor mu dersiniz?  

Nemrut lakaplı Kürt Mustafa Paşaların benzerleri günümüzde yok mudur?  Atatürk çizgisinde Milli bir hükümet gelirse, Milli devlet yeniden inşa edilirse bu Konstantin’in köpekleri nerelerde olurlar?

Milletimizde olan milli bilinç, milleti idare edenlerin çoğunda var mı?

  1920’lerde  İngilizlere meydan okuyoruz. Bu en büyük küfürdür diyen Divitli Eşref hocaların benzerleri bu gün yeniden mi türemiştir?

Yunan ordusu halifenin ordusu sayılır

diyen İslam Yüceltme Derneği’nin benzeri  dini dernek ve cemaatler tekrar mı filizlenmiştir?

   Milli kuvvetler karşısında başarılı olurda Milletimizi Emperyalizmin emrine tam teslim ederlerse yeni unvanları ne olur?

   Bunlar var ama İngiliz teymeni selamlamayan, bunun için amirleri ısrar edince apoletlerini söküp atan  Yüzbaşı Farukların, Küçük Ağaların, Efelerin, zeybeklerin,  Akiflerin, Sütçü İmamların benzerleri de var.

    Sonucu hep birlikte göreceğiz!

Açık İstihbarat @ 2010