24 Ocak Kararları Çarpıklığı - Dr. Ali Nejat Ölçen
24 Ocak Kararları 12 Eylül 1980 sonrası Turgut Özal’ın Başbakan olduğu 1983’de yürürlüğe girdiğinde, reel ihracatta artış olmamış ve hayali ihracat bataklığında, yurtdışından döviz getirip Merkez Bankasına teslim eden ihracat yapmış sayılıyor ve gibi teşviklerden yararlanıyordu. Gümrüklerde reel ihracat denetimi Kararname ile önlenmişti. Ne var ki, burada da oyun gizli kapaklı oynanmış, ihracat izni, sadece 13 firmaya tanınmıştı. Bunlar arasında ömründe ihracat yapmamış yandaş firmalar da vardı. TBMM’de kurulan Hayali İhracat Komisyonu tutanakları incelendiğinde o bataklıktaki pis kokuları duyumsamak olanaklıdır. Kimi açıklamalar miğde bulandırıcıydı. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecoupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardscialis forum cialis prodaja cialis bez receptasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenacleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgrenovation vejle site renovacialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
|
Sy.Kemal Şimşek, 20 Eylül 2010
günü bana da ulaşan iletiniz, ya sizin ya da Prof.Dr.Oğuz Oyan’ın 24
Ocak Kararlarına ilişkin yanlış yorumunu yansıtmaktadır. O yorumda
düzeltmeye gereksinim noktalar mevcuttur. Çünkü, o kararlarda,
ekonominin ihracata döndürülmesinin’nin
öngörüldüğüne değinilmekte ve bu nedenle Eylül
darbesinin öncelikli hedefnin, IMF’nin 24 Ocak kararlarını uygulamak,
olduğu anlatılmaktadır..
Turgut Özal’ın Devlet Planlama
Teşkilatı Müsteşarı iken Başbakan Demirel Hükümetine Kararname olarak
kabul ettirdiği o ekonomik model
daha sonra o yılın ortalarında TBMM’inin
gündemine Yasa Tasarısı olarak getirilmiş ve 6-21
Mart 1980 günlerinde Plan-Bütçe Komisyonunda görüşülmesine başlanmıştı.
Plan-Bütce Komisyonunda 15 gün aralıksız süren görüşmeler incelenmeden, 24 Ocak Kararlarının içeriği, yani özü ve amacı anlaşılamaz. TBMM, Plan-Bütçe Komisyonunun bir üyesi olarak o görüşmelerde Adalet Partisi Hükümetinin (2.MC hükümeti olarak anılır) sahiplendiği o tasarıya ilişkin eleştirimin bir bölümünde şu açıklamayı yapmıştım. Çünkü, “sermaye kuruluşları” için vergi stopajının %25 olmasına ilişkin “ bir madde son derece sakıncalıydı ve Komisyon üyelerinin gözünden kaçmıştı. O nedenle :
"Bu tasarı özel sektörde olmayan bir acaip kesim meydana getiriyor. Bakıyorsunuz, bu, özel sektör mü, ben Adalet Partisi iktidarının devlet adamlarının, yakından tanıyan bir arkadaşınızım. O devlet adamları, özel sektörün ne anlamda anladık-larını biliyorum. Bildiğim kadarıyla, Adalet Partisi yöneticilerinin anladıkları, yatırım yapan özel sektördür. Oysa bu tasarıda, Adalet Partisinin özel sektör tanımının dışında, başka bir kesim teşvik ediliyor. Para toplayan, para toplayıcı firmalar,yani “finansör firmalar” yaratılıyor. Zannederim, Adalet Partisi de bundan rahatsızlık duyacaktır.
Belki ekonominin finansör firmalara ihtiyacı olabilir. Finansör firmalar da gerekebilir. Ekonominin bu firmalara ihtiyacı varsa, özel sektörden yana bir politika, o kurumların evvela hukuki müesseselerini kurar. Yani onlara hukuk getirir ve ondan sonra özendirir. Burada öyle yapılmıyor. Özendiriliyor para toplayan firmaların kendisine, yer altından, bir hukuki kılıf ortaya çıkıyor…Hiçbir hukuki statüsü olmayan, ticaret kanunlarında yeri olmayan bir firma, birkaç firma para topluyor.. bu paraları geri ödeyecek midir?”Fon Ortaklığı” adı altında para toplayacak olan bu firmalar özendiriliyor!"
Komisyon Başkanı AP
milletvekili Sy.Nurettin Ok,
etkilenmiş olacak ki, beni özel olarak davet etti ve olayı siyasal
amaçla kullanmayacağımı vaad edersem, 24 Ocak Kararlarını
yasalaştıracak olan tasarıyı, Başbakan Demirel ile görüşüp gündemden
düşüreceğini söyledi.
Reel ekonomiyi dışlayan o
kararların Turgut Özal’ın zihninde yer almasında IMF’nin
etkili olduğu iler sürülemez.
24 Ocak Kararları 12 Eylül
1980 sonrası Turgut Özal’ın Başbakan olduğu 1983’de yürürlüğe
girdiğinde, reel ihracatta artış olmamış ve hayali ihracat
bataklığında, yurtdışından döviz getirip Merkez Bankasına teslim eden
ihracat yapmış sayılıyor ve gibi teşviklerden
yararlanıyordu.
Sy.Kemal Şimşek, 20 Eylül 2010
günlü iletinizden, 24 Ocak Kararlarında, “neo-liberal” bir görüşün
hakim olduğunu öğreniyorum.
Çizelge:Ekonominin üç kırılma noktası
Yıllar Deflatör Enflasyon 1962 0.765 % 1963 0.804 5.1 1964 0.821 2.1 1965 0.853 3.9 1966 0.910 6.7 1967 0.964 5.9 1968 1.000 9.9 1969 1.048 4.8 1970 1.167 11.4….( % 66.6 devalüasyon:Özal) 1971 1.374 18.3 1972 1.588 15.6 1973 1.968 23.9 1974 2.539 29.0 1975 2.926 15.2 1976 3.304 12.9 1977 4.357 31.8 1978 6.243 43.3 1979 10.634 70.3 1980 21.739 104.4….(4 Ocak 1980 Kararları:Özal) 1981 30.845 41.9 1982 39.572 28.2 1983 51.001 28.8 1984 77.141 51.2 1985 108.946 41.2 1986 141.997 30.3 1987 197.700 39.2 1988 326.950 65.3 1990 826.430 53.6 1991 1848.10 123.6…(ABD Körfez kriz.:Özal) 1992 2991.19 61.8
Oysa
24 Ocak Kararları Para Arzının %80’lerde ve enflasyonun %100’leri aşan
düzeylerde artışını gündeme getirmiştir.
Turgut
Özal Başbakan iken
kardeşi Yusuf Bozkurt Özal DPT Müsteşarı olarak atanmış ve görevi uzun
vadeli kalkınma planları hazırlamak olan DPT,
“eksen kaydırarak” Milli Kültür Raporu’nu hazırlamış, “Türk-İslam
Sentesi” modelini resmi ideolojiye dönüşmesinin yol
haritasını kurgulamıştır.
CHP’nin temel amacı Mustafa Kemal’in devletini, Mustafa Kemal’in Çankayası’nı ve Mustafa Kemal’in Ulusu’nu yeniden yaratabilmek olmalıdır.Gerisi teferruattır.
Saygılarımla.
|
||||