Ekonomi17 Eylül 2010 00:00

Tayyip Erdoğan'a "Şapka Çıkartan" Utanmaz Profesör - Açık İstihbarat Özel

AKP yandaşlığı her türlü ahlakı ayaklar altına almış durumda. İnsanların ikbal, para ve diğer uçta da tutuklanmamak, köşelerinden olmamak için omurgalarındaki son omura kadar teslim olduklarını  izlemek bizleri azap dolu bir yalnızlık hissine itiyor. Ahlakın bir boyutu da entellektüel ahlak. Hangi ideolojiye, yaşam tarzına ait olursa olsun insanların temel bir düşünsel ahlaka ve tutarlığa sahip olması gerekirken, entellektüel ve profesör olarak ekrana çıkarılan isimler utanç verici demeçlere imza atıyorlar.   acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardssymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenacialis walgreen coupon cialis discount cialis coupon

Tayyip Erdoğan'a "Şapka Çıkartan" Utanmaz Profesör!

Açık İstihbarat Özel

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

17.09.2010


AKP yandaşlığı her türlü ahlakı ayaklar altına almış durumda. İnsanların ikbal, para ve diğer uçta da tutuklanmamak, köşelerinden olmamak için omurgalarındaki son omura kadar teslim olduklarını  izlemek bizleri azap dolu bir yalnızlık hissine itiyor.

Ahlakın bir boyutu da entellektüel ahlak. Hangi ideolojiye, yaşam tarzına ait olursa olsun insanların temel bir düşünsel ahlaka ve tutarlığa sahip olması gerekirken, entellektüel ve profesör olarak ekrana çıkarılan isimler utanç verici demeçlere imza atıyorlar.

Çarşamba günü HaberTürk'te Balçiçek Pamir'in sunduğu program...

Cüneyt Ülsever , karşısındaki Etyen Mahçupyan'a soruyor;

"Hanefi Avcı'nın işleme konulmayan dilekçeleri ile ilgilli ne düşünüyorsun?"

Mahçupyan , sağır sultanın bile duyduğu , Hanefi Avcı'nın yüzbinlerce satan kitabındaki dilekçe ile ilgili önce "haberim yok" diyerek açıkca yalan söylüyor.

Hrant Dink'in katledilmesinden sonra Agos'un başına geçen Etyen Mahçupyan, sonra bu saçma cevabının arkasında duramadığı için,  AKP iktidarına dokundurmadan bakın nasıl kıvırıyor :

"bir kişiselleştirme yaparak, bir aktör üzerinden gidersek o aktörün zaafları gündemi belirler. AKP ile çok yüksek beklentiler bana çok garip geliyor. AKP'nin geldiği yol, değişim çizgisi şaşırtıcıdır bence. AKP bütün bu kusurlarına rağmen bir şey yapıyor...

"Bu dinleme olayın doğru olmadığı bellidir fakat  Doğruyu savunmak siyaset değildir. Doğruyu savunmak en kolay iştir Türkiye gibi bir ülkede bir sürü yanlış yapılıyorsa.Siyaset anlama ile ilgili bir şey. Afaki doğrulardan giderek , onları söyleyerek kendimizi entellektüel sayabiliriz. "

Duydunuz mu?

Doğruyu savunmak en kolay işmiş ve doğruyu savunmak siyaset değilmiş?

İşine yarayan her puştluğun altına yatacak ve norm ahlak değerlerine sahip olmayan çürümüş bir zihniyetin kendi çürümüşlüğüne meşruiyet kazandırma çabası bu kadar sırıtabilir.

Entellektüel geçinen Etyen Mahçupyan; altına imza attığı hukuksuzluklar, usulsüzlükler ve yolsuzluklarla tarihe geçen, ülkeyi BBG evine çevirerek en anti-demokratik uygulamalara imza atan  AKP iktidarını savunmak adına omurgasızlığın teorisini yazıyor.

Ve bunu yaparken dünya literatürüne geçecek :

"Doğruyu savunmak siyaset değildir. Doğruyu savunmak en kolay iştir"

gibi inciler yumurtluyor.

Bir gün sonrası...

Bu sefer NTV'de Yazı İşleri programının konuğu "Profesör" Şerif Mardin. 

ABD'nin derin akademedyasının Türkiye ayağı. Zamanında Said-i Nursi'yi göklere çıkaran "bilimsel" araştırması ile sahiplerine değerini kanıtlayan, "profesör" titrini hizmete sunan bir isim.
Arasıra doğruyu gösterdiği için de, herkesin bozuk saatler galerisinde yeralan bir marka.

Cumhuriyet'e karşı cephe açanlara , "öğretmen imama yenildi" gibi cilalı, akademik görünümlü sloganlara su taşıyan yaşını başını almış bu zat-ı muhterem, karşısında uslu öğrenciler gibi oturan Ruşen Çakır ve Mirgün Cabas'ın programında sazı eline alıyor ve lafı "privacy"(mahremiyet)  kavramına getirerek;

"privacy" anlayışı gelişmeden demokrasinin var olamayacağını tezini ve "privacy" haklarının önemini savunuyor.

Doğru söze diyecek bir şey yok.

Ruşen Çakır Mardin'in bu sözleri üzerine  yarım ağız bir soru soruyor :

"Peki sizce referandum öncesinde bu privacy hakları  zedelenmedi mi?"

Soru net. İnsanların ve kurumların oylarını açıklamaya bizzat Tayyip Erdoğan tarafından zorlandığı bir düşünsel  gestapo dönemine işaret ediyor Ruşen Çakır.

Namuslu bir entellektüel; "Emeritus" sıfatı ile profesörlüğünü taçlandırmış bir bilimadamı bu soru karşısında ne yapar?

Normal şartlarda yaşanan ortamın sosyolojik, politik, kültürel öznel bir değerlendirmesini yaparak, en azından Türkiye'de AKP iktidarı ile birlikte telefon dinlemelerinden, referandum öncesi yaşananlara kadar insanların "privacy" haklarının zedelendiği tespitinde bulunur.

Şerif Mardin hazretleri ne diyor? Dinleyin...

"Bu hükümetin dışında olan bir şey. Bu sosyal yapı ile ilgili.  Başbakanla ilgisi yok. Başbakana şapkamı çıkarıyorum.  Bu Türkiye'de genel bir davranış olarak varolduğunu söylüyorum.  İnsanların şahıslarında olması gereken temel ilkelerin halkımızda olması gerekiyor."

Gördünüz mü şark kurnazını?

Suçu AKP hükümetinin ve Tayyip Erdoğan'ın üzerinden alıp, toplumun sosyal genetiğine yüklüyor.

Ve bir de utanmadan; Tayyip Erdoğan'a "şapka çıkartıyor."

Bize profesörlük satmasına vesile olan yurtdışındaki o üniversitelerde,  ülkelerinin liderleri karşısında  "şapka çıkartan" tek bir namuslu profesöre rastlamazsınız.

Ama sizin dünya çapında profesör olarak "övündüğünüz" adam; profesörlük unvanından utanmadan Tayyip Erdoğan'a "şapka çıkarıyor".

Şark kurnazlığı; Harvard'da da okusanız, Oxford'da da ders verseniz ilikleriniz kadar işlemişse, omurlarınızı çürümesini; iktidar karşısında iki büklüm olmayı engelleyemiyorsunuz. 
Bu omur çürümesi ile de ; Türkiye'nin bütün medyasını elinize baston olarak verseler dik yürümeniz mümkün değil.

Biri "entellektüel" Etyen Mahçupyan

Diğeri "Emeritus Profesör" Şerif Mardin...

Türkiye'de; iktidarın gölgesinde  ahlaki çürümenin ve entellektüelliğin yaptığı dip noktadan iki örnek seçtik sizin için.

Bu iki ismi de; Leman'ın AKP'nin Ponpon Kızları kapağında ön sıraya yerleştirmek gerekiyor. 

Açık İstihbarat

Açık İstihbarat @ 2010