(S)Akil Adamlar-Ceyhun Balcı
Bir yandan akil ve sakil adamların işbirliği ile kotarılmaya çalışılan siyasi işler diğer yandan da dinsel etkinlik kisveli maskaralıkların eş zamanlı olarak sergileniyor oluşu sıradan bir rastlantı sayılabilir mi? cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons site printable coupons for cialisescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholrenovation vejle site renovacialis walgreen coupon site cialis coupon
Başkalarının eylediğini değil de söylediğini yapma alışkanlığı hemen her davranışımıza fena halde yerleşmiş durumda.
Muştuyu gazeteden okudum!
“Öcalan’ın arabuluculuk yapmasını istediği Ahtisaari, Kürt sorunu ve AB süreci için temaslarda bulundu
‘Akil adamlar’ Diyarbakır’da
DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun çözümü için arabuluculuk yapmasını istediği eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Nobel Barış Ödülü sahibi Martti Ahtisaari’nin başkanlığındaki heyet, dün Diyarbakır’da Vali Mustafa Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, DTK eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile görüştü.” (……)
Nobel onaylı Fin Ahtisari ve yanına iliştirilen “eski” sıfatlı iki hariciyeci (biri İspanyol, diğeri Avusturyalı) eşdeğerlerinin pek çoğunun yaptığı gibi Türkiye’ye gelir gelmez Diyarbakır’a koşturmuşlar.
İlginç olan “meşe ağacının dalı” ile başlayan ve burada paylaşılamayacak kabalıkta sözcüklerle süren; belleklerden hiç silinmeyecek sözün sahibi de olan bir seçilmiş akil adamların ilk durağı olmuş.
Akil ile sakil! İlginç bir buluşma olmuş!
Anlı, şanlı akillerin oturup da konuşmak için seçecekleri insanların sakil olmaması için olabildiğince özenli olması gerekmez miydi soracak oldum kendime. Hemen vazgeçtim! Onbinlerin ölümünden sorumlu birinin önerisi ile yola çıkacak kadar yolunu yitirmiş olanlar Diyarbakır’da oturup da konuşacağı kimseyi seçerken neden özenli davranacaktı ki?
Asıl nedeni gözden kaçırıp da olayın güncel oyuncularıyla uğraşıp, zaman yitirmek kuşkusuz kolay ve iç boşaltmaya yardımcı bir iş olacaktır.
Bellek yoklaması yararlı olabilir!
Birkaç ay önce Trabzon’da Sümela ayini haberleri ilişmişti gözlerimize. Sırtında “Büyük Pontus Devleti” yazılı giysili katılımcılar pek az kişinin dikkatini çekebilmişti.
Sırada Akdamar kilisesinin ibadete açılması var! “İleri Demokrasi” kavramına katkıda bulunacak bir başka girişim olmaya adaydır.
Bugünkü bir habere göre ise bir grup Yunan Dedeağaç’tan yola çıkmaya hazırlanmaktaymış. İstanbul’un tarihi ve turistik yerlerini gezmekle kalmayacakları anlaşılıyor. Gelmişken Ayasofya’da ibadet etmeyi düşünmekteymişler. Başarıp başaramayacakları ayrı bir sorundur ama böyle bir şeyi akıllarına bile getirebiliyor oluşları yeterince anlamlı sayılmalıdır.
Diğer yandan, Heybeliada Ruhban Okulu sorunu da kabak tadı verme noktasına gelmiştir.
Bir yandan akil ve sakil adamların işbirliği ile kotarılmaya çalışılan siyasi işler diğer yandan da dinsel etkinlik kisveli maskaralıkların eş zamanlı olarak sergileniyor oluşu sıradan bir rastlantı sayılabilir mi?
Bugünkü bir başka gelişmeye göre mayınlı saldırıda 10 yurttaşımız yaşamını yitirmiş. Sanılanın tersine bu türden terörist girişimler akil ve sakil adamların işini zorlaştırmayacaktır. Son zamanlarda yaygınlaştığı ve yerleşikleştiği üzere silahlı eylemler siyasi girişimleri destekleyen bir payandaya dönüşmüş durumdadır.
Süreç başladığı gibi yürüyecektir.