Siyaset5 Mayıs 2005 00:00
T.C. DERESİ
İki deyim var: "Dereyi geçene kadar ayıya dayı demek" yani ayı ile işbirliği yapmak ve "Düşmanımın düşmanı dostumdur" Bu deyimlerdeki mantık şimdi Türkiye CUMHURİYETİ'ne karşı uygulanıyor diye düşünüyorum. "Biraz yukarı çıkıp", geniş açıdan olana bitene bakılırsa, sadece gündelik olaylar ile değilde, dün, bugün ve yarın düşünerek olup bitanler değerlendirilirse, bu açıkça görülüyor. T.C. kimler için geçilmesi, aşılması, değişmesi gereken bir dere? discount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cardsoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin
İki deyim var: "Dereyi geçene kadar ayıya dayı demek" yani ayı ile işbirliği yapmak
ve
"Düşmanımın düşmanı dostumdur"
Bu deyimlerdeki mantık şimdi Türkiye CUMHURİYETİ'ne karşı uygulanıyor diye düşünüyorum.
"Biraz yukarı çıkıp", geniş açıdan olana bitene bakılırsa, sadece gündelik olaylar ile değilde, dün, bugün ve yarın düşünerek olup bitanler değerlendirilirse, bu açıkça görülüyor.
T.C. kimler için geçilmesi, aşılması, değişmesi gereken bir dere?
Yada kimler için, T.C. zorda kalmalı, sürünmeli, kafasını kaldırmamalı, dönüştürülmeli?
Halk, T.C.'den umudu keserse, bu kimler için iyi olur?
Yani T.C. kimler için sorun?
T.C.ye sorun gözüyle bakanlar bu deyimlerdeki mantıkla, hem içerden hem dışardan son zamanlarda iyice işi abartarak, iyice hoyratlaşarak, 1001 çeşit sis bombasıyla, üzerimize geliyorlar.
Hepsi, T.C. deresini geçene kadar birbirini kullandığını düşünüyor. Düşünüyor ve işbirliği yapıyor.
Dışardakiler birbiriyle yapıyor, bunu anlayabiliyorum. Onlar, gerçekten bu işler istedikleri gibi sonuçlanırsa kar elde edecekler. En azından T.C.'yi tam anlamıyla sömürge yapacaklar. Ama içerdekileri bir türlü anlayamıyorum. Bunlar bu işlerin sonucunda karlı çıkacaklarını nasıl düşünebiliyorlar?
T.C.'yi dönüştürmeye uğraşanlar şunu neden inatla anlamak istemiyor: Dışardakiler, bu durumda, kullanacak içerdekileri ve bir paçavra gibi kenara atacak. Bu kesin, hep böyle oldu. Yani şöyle bir şey yok: "İçerdeki işbirlikçiler, AB-D'yi kullanarak T.C.'ye karşı bir şeyler elde edecekler, sonra AB-D onlara, bu durumdan elde ettiklerini kullandıracak". Buna kargalar bile güler.
Olan yine Türk Ulusu'na olur. Aynı Osmanlıda bize yani Türk Ulusu'na olduğu gibi. Veya dünyanın benzer durumundaki diğer ülkelerindeki halklara olduğu gibi. Mesela şimdi Irak'ta kurulan hükümet, malum emperyalistlerin sayesinde hükümet oldu, Irak'ın başına. Şimdi O malum emperyalistler yedirirmi zannediyorsunuz Irak'ın imkanlarını onlara ve Irak Halkı'na... İnanıyorsanız buna, salaklık derecesinde, hiçbirşeyden haberi olmayan bir saftiriksiniz. (Ukrayna, Kırgızistan, Talat ve bizdeki Talat'çılar, Gürcistan farklımı zannediyorsunuz...)
Yabancının kamçısıyla kendi ülkesinde birşeyler elde etmeye kalkışanlar, eğer bu kamçıyla birşeyler elde etmiş pozisyona geçebilirlerse, bu defa o aynı yabancı kamçısı kendi sırtlarında şaklayacaktır.
Ne amaçla, ne şekilde olursa olsun, mevcut ülkesine karşı yabancıyla işbirliği yapanlar, kesinlikle zararlı çıkacaktır. Çıkmıştır. Bu tipler kendi uluslarınada büyük kütülük yapmışlardır. Hiçbir başka zarar olmasa, kolay atlatılsa bile bu işbirlikçi çıbanlar, en azından zaman kaybettirmiş olacaklardır. En azından diyorum ama bir ülkenin, ulusun gereksiz zaman kaybetmesi en büyük zararlardan biridir.
Düşünün: Keşke AB ile harcadığımız 40 yılı ve keşke bu 40 yıldaki, AB için ayırdığımız beyni-emeği-gündemi, eğitime-gelişmeye-sanata-bilime ayırsaydık...
10-15 yıl sonra bu keşkeyi daha içten ve acıyla tekrar söylemek zorunda kalmayalım.
Hem İşbirlikçiler, hem "gerçekten!" veya "onurlu!" AB'ciler için, bunlardan önemlisi halkıyla, devletiyle T.C. için
"Zararın neresinden dönülürse kardır" ...
Lütfen, birazcık ZEKA...
Özgür AKYÜREK
ve
"Düşmanımın düşmanı dostumdur"
Bu deyimlerdeki mantık şimdi Türkiye CUMHURİYETİ'ne karşı uygulanıyor diye düşünüyorum.
"Biraz yukarı çıkıp", geniş açıdan olana bitene bakılırsa, sadece gündelik olaylar ile değilde, dün, bugün ve yarın düşünerek olup bitanler değerlendirilirse, bu açıkça görülüyor.
T.C. kimler için geçilmesi, aşılması, değişmesi gereken bir dere?
Yada kimler için, T.C. zorda kalmalı, sürünmeli, kafasını kaldırmamalı, dönüştürülmeli?
Halk, T.C.'den umudu keserse, bu kimler için iyi olur?
Yani T.C. kimler için sorun?
T.C.ye sorun gözüyle bakanlar bu deyimlerdeki mantıkla, hem içerden hem dışardan son zamanlarda iyice işi abartarak, iyice hoyratlaşarak, 1001 çeşit sis bombasıyla, üzerimize geliyorlar.
Hepsi, T.C. deresini geçene kadar birbirini kullandığını düşünüyor. Düşünüyor ve işbirliği yapıyor.
Dışardakiler birbiriyle yapıyor, bunu anlayabiliyorum. Onlar, gerçekten bu işler istedikleri gibi sonuçlanırsa kar elde edecekler. En azından T.C.'yi tam anlamıyla sömürge yapacaklar. Ama içerdekileri bir türlü anlayamıyorum. Bunlar bu işlerin sonucunda karlı çıkacaklarını nasıl düşünebiliyorlar?
T.C.'yi dönüştürmeye uğraşanlar şunu neden inatla anlamak istemiyor: Dışardakiler, bu durumda, kullanacak içerdekileri ve bir paçavra gibi kenara atacak. Bu kesin, hep böyle oldu. Yani şöyle bir şey yok: "İçerdeki işbirlikçiler, AB-D'yi kullanarak T.C.'ye karşı bir şeyler elde edecekler, sonra AB-D onlara, bu durumdan elde ettiklerini kullandıracak". Buna kargalar bile güler.
Olan yine Türk Ulusu'na olur. Aynı Osmanlıda bize yani Türk Ulusu'na olduğu gibi. Veya dünyanın benzer durumundaki diğer ülkelerindeki halklara olduğu gibi. Mesela şimdi Irak'ta kurulan hükümet, malum emperyalistlerin sayesinde hükümet oldu, Irak'ın başına. Şimdi O malum emperyalistler yedirirmi zannediyorsunuz Irak'ın imkanlarını onlara ve Irak Halkı'na... İnanıyorsanız buna, salaklık derecesinde, hiçbirşeyden haberi olmayan bir saftiriksiniz. (Ukrayna, Kırgızistan, Talat ve bizdeki Talat'çılar, Gürcistan farklımı zannediyorsunuz...)
Yabancının kamçısıyla kendi ülkesinde birşeyler elde etmeye kalkışanlar, eğer bu kamçıyla birşeyler elde etmiş pozisyona geçebilirlerse, bu defa o aynı yabancı kamçısı kendi sırtlarında şaklayacaktır.
Ne amaçla, ne şekilde olursa olsun, mevcut ülkesine karşı yabancıyla işbirliği yapanlar, kesinlikle zararlı çıkacaktır. Çıkmıştır. Bu tipler kendi uluslarınada büyük kütülük yapmışlardır. Hiçbir başka zarar olmasa, kolay atlatılsa bile bu işbirlikçi çıbanlar, en azından zaman kaybettirmiş olacaklardır. En azından diyorum ama bir ülkenin, ulusun gereksiz zaman kaybetmesi en büyük zararlardan biridir.
Düşünün: Keşke AB ile harcadığımız 40 yılı ve keşke bu 40 yıldaki, AB için ayırdığımız beyni-emeği-gündemi, eğitime-gelişmeye-sanata-bilime ayırsaydık...
10-15 yıl sonra bu keşkeyi daha içten ve acıyla tekrar söylemek zorunda kalmayalım.
Hem İşbirlikçiler, hem "gerçekten!" veya "onurlu!" AB'ciler için, bunlardan önemlisi halkıyla, devletiyle T.C. için
"Zararın neresinden dönülürse kardır" ...
Lütfen, birazcık ZEKA...
Özgür AKYÜREK