Medya7 Eylül 2010 00:00

Vatan'ın Sansür Kriterleri ve "Olağan Faşizm" - Açık İstihbarat

Vatan gazetesi yazarlarından Mine Kırıkkanat yazdığı bir yazı sonrasında gazetesinden atıldı. Sansürlenen yazısını Facebook'ta yayınlaması ve buradan Internet'e yayılması gazetesinin tepkisini çekti. Hala 1950'lerin dünyasında ve teknolojisinde yaşadığını zanneden sansürcü dangalak zihniyet; bütün çabasına rağmen sansürleyememenin hıncını yazarının işine son vererek çıkarmaya çalıştı. Bu sansürcü zihniyetin cisimleştiği şahıs bu vakada, Vatan Genel Yayın Yönetmeni İsmail Yuvacan. cleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgabilify link abilify

Vatan'ın Sansür Kriterleri ve "Olağan Faşizm"

Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

07.09.2010


Ülkede her şey o kadar şirazesinden çıkmış durumda ki; ayrıntılarda bir şeytan ordusu gizleniyor da farkına varmıyoruz. Ayrıntılar, genelde yaşadığımız raydan çıkmışlığın hengamesi altında kayboluyor.

"Olağan faşizm"in bütün örneklerini yaşıyoruz. Halbuki bazılarının iddiasına göre bütün faşistler Silivri'de, ortalık "demokrat" kaynıyor.

Olağan faşizmin son örneklerinden biri geçenlerde satır aralarında kaynadı.

Vatan gazetesi yazarlarından Mine Kırıkkanat yazdığı bir yazı sonrasında gazetesinden atıldı.
Sansürlenen yazısını Facebook'ta yayınlaması ve buradan Internet'e yayılması gazetesinin tepkisini çekti.

Hala 1950'lerin dünyasında ve teknolojisinde yaşadığını zanneden sansürcü dangalak zihniyet; bütün çabasına rağmen sansürleyememenin hıncını yazarının işine son vererek çıkarmaya çalıştı.

Bu sansürcü zihniyetin cisimleştiği şahıs bu vakada, Vatan Genel Yayın Yönetmeni İsmail Yuvacan.

Yuvacan Kırıkkanat'a yolladığı "veda" yazısında sitemkardı ve kendisine 5 yıl önce işsiz kaldığını sahip çıktıklarını hatırlatarak, Kırıkkanat yüzünden Vatan'ın haketmediği bir "sansürcü" yaftası ile karşı karşıya kaldığından şikayet etti.

Peki Vatan gerçekten bu davranıştan dolayı "sansürcü" damgasını haketmiyor mu?

Cevabı Yuvacan'ın Kırıkkanat'a "veda" yazısında gizli. Bakın Yuvacan ne diyor?

"Geçen 5 yılda binden fazla köşe yazısı yazdın. Sansürlendiğini iddia ettiğin bu yazının çok daha ağırlarını yayınlamadık mı? Dava konusu olabileceği endişesiyle karşılıklı mutabakata vararak çıkardığımız üç beş yazı dışında hangisini sansürledik? Sana bir kez bile ’şunu yazma bunu yaz’ dendi mi? Düşüncelerini özgürce ifade etmedin mi?"

Burası Türkiye.

Başbakan'ı karşısına alan tek bir gazetecinin, AKP iktidarı yüzünden işinden olan tek bir gazeteci ile ilgili soru sormadığı bir ülke.

Önce yiğit, AKP'den sonra bulut olan gazetecilerin ülkesi.

Ve bu ülkede; nispeten daha tarafsız ve muhalefet konumunda olan bir gazetenin genel yayın yönetmeninin sansür kriterlerine bakar mısınız?

Yuvacan'a göre; "3-5" yazıyı sansürleyince bir şey olmaz. "3-5" yazıyı sansürlemek bir gazeteye sansürcü damgası yapıştırmaya yetmez.

"3-5" yazı sansürlemeyi sansürden saymayacak ve bunu açıkca beyan edecek kadar sansürü kendi içinde meşrulaştırmış bir genel yayın yönetmeninden daha güzel bir "olağan faşizm" örneği olabilir mi?

Bütün "faşistler" Silivri'ye tıkılmış, bütün "demokratlar" iktidarda. "Olağan faşizm" ise damarlarımızda.

Açık İstihbarat

Açık İstihbarat @ 2010