Referandum Yolu Greyder Gibi Açacak-Dr.Ali Rıza Üçer
Referandumda Evet çıktığı taktirde idari yargı, önüne gelen davalarda kamu yararı, sosyal adalet, eşitlik, sosyal devletin görevleri, çevre, doğal kaynaklar ve kamusal mülkiyetin korunması gibi ilkelere dayalı karar veremeyecek!. levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponsdiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscialis walgreen coupon cialis discount cialis coupon
“Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.” 12 Eylül Referandumu, Madde 11
Referandumda Evet çıktığı taktirde idari yargı, önüne gelen davalarda kamu yararı, sosyal adalet, eşitlik, sosyal devletin görevleri, çevre, doğal kaynaklar ve kamusal mülkiyetin korunması gibi ilkelere dayalı karar veremeyecek. İdari yargı kararları yalnızca idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğu ile sınırlandırılmış olacak. Zurnanın zırt dediği yer de burası. ABD ve AB'nin referandumda hararetle "Evet" cephesi içerisinde yer almasının nedenlerinden biri de bu. Anayasa değişikliği gerçekleşirse elde kalan kamusal varlıkların ulus ötesi tekellere ve yerli uzantılarına peşkeş çekilmesinin önündeki yargısal denetim engeli de tümüyle ortadan kaldırılmış olacak.
**
Referandumda "Evet" çıkarsa Türkiye Cargill gibi ulus ötesi tekeller için dikensiz gül bahçesi olacak !
Ulus ötesi Cargill firması, Bursa ili Orhangazi ilçesinde 212 dekarlık birinci sınıf tarım arazisinde Bursa Valiliği İl İdare Kurulu'ndan aldığı inşaat ve imar ruhsatı izniyle 1998`de yatırıma başlayarak mısır işleme tesisi kurmuştu. Yüksek Planlama Kurulu, Cargill`in yatırım yaptığı araziyi `tarım dışı alan` ilan etti. Ancak 19 sivil toplum kuruluşunun başvurusu üzerine, Bursa 2. İdare Mahkemesi, yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu da 18 Nisan 2002`de Cargill`e verilen bazı izinlerin iptalini kararlaştırdı.
Cargill Firmasının yatırımına olanak sağlayan İznik Gölü Çevre Düzeni Planı Danıştay 6. Dairesinin 26.11.2002 tarih ve E:2002/4839.K:2002/5652 kararıyla iptal edildi ve bu karar İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca onaylandı. Plan idari yargı tarafından iptal edildiğinden, Cargill Firması yatırımının hukuksal dayanağı da ortadan kalktı.
Cargill'in gerek transgenik (genetiği değiştirilmiş organizma) yapay tatlandırıcı kota artırımı gerekse Türkiye'deki engelleyici yargı kararları sorunları nedeniyle ABD Başkanı George W. Bush'da özel hassasiyet gösteriyordu. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti sırasında konu gündeme geldi. Cargill’in Bursa Orhangazi’deki mısır işleme fabrikasının faaliyetlerini sürdürmesi için ABD Başkanının ricası üzerine 5.7.2005 tarih ve 2005/8944 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Cargill tesisleri Özel Endüstri Bölgesi ilan edildi. Bu karar üzerine açılan yeni davada; “hukuka aykırılığı belirlenmiş imar planlarının geçerli sayılması yolunda yargı kararlarını etkisiz kılacak yasal düzenlemelerin de yapılamayacağı” gibi gerekçelerle, Danıştay 10. Dairesi tarafından 8.2.2006 tarihinde Cargill Firmasının yatırım yapmasına olanak sağlayan Bakanlar Kurulu Kararının yürütülmesinin durdurulması kararı verildi. Cargill'in Danıştay İdari Dava Dairelerine yaptığı itiraz da red edilince 20 Ekim 2006'da Cargill tesisileri kapatıldı.
Ancak demokrasilerde çare tükenmiyordu, "üstünlerin hukuku yerine hukukun üstünlüğünü" savunduğunu her fırsatta dile getiren AKP hükümetinin girişimiyle 23 Kasım 2006'da Cargill tekeline af yolunu açan 5557 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun TBMM'de kabul edildi. Böylece, hukukun üstünlüğünü tesisi etmek için ABD Başkanı Bush'a verilen sözün gereği olarak Cargill şirketi kapatıldıktan 47 gün sonra 7 Aralık 2006'da yeniden faaliyete geçti. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Cargill'e özel af niteliğindeki yasayı Anayasaya aykırı olduğu için veto etmesinin ardından 31 Ocak 2007'de TBMM'de yasa aynen kabul edildi. Cumhurbaşkanı Sezer ve CHP yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gitti. Anayasa Mahkemesi, yapılan düzenlemeyi 20 Şubat 2007 tarihinde iptal etti ve Başbakan Erdoğan'ın sinirlenip meşhur "yolu greyder gibi açacağız" sözlerini sarf etmesine neden oldu. Daha sonra 7 Aralık 2007'de Bursa Bölge İdare Mahkemesi, Cargill ve Bursa Valiliği tarafından yapılan son itirazı da reddetti.
Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi "yolu greyder gibi açmak için" buna da yeni bir yasal düzenlemeyle karşılık verildi ve 27 Mart 2008 tarihinde Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nda bir değişiklik daha yapılarak, Cargill yeniden "hukuk içine" alındı.
AKP hükümeti, küresel güç odaklarının baskı ve telkinleriyle Cargill'e yol açarken idare mahkemesi, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararlarının yani hukukun ayağına dolanmasından çok rahatsızdı. Cargill'in yanı sıra Seydişehir Alüminyum, Kardemir, Petkim, Tüpraş, İskenderun, Mersin, Giresun, Hopa, Ordu, Rize, Sinop ve Tekirdağ limanları, 16 Orman Ürünleri Sanayi işletmesi ve 14 Sümer Holding işletmesinin özelleştirmesi hakkında Danıştay tarafından verilen özelleştirme karşıtı kararların tümü göz ardı edildi ve uygulanmadı. Ancak yargı kararlarının uygulanmaması süreci oldukça yıpratıcı, çatışmalı ve sıkıntılıydı. Şimdi 12 Eylül referandumunda Anayasa değişikliği gerçekleşirse sorun kökten biçimde halledilecek ve yürütmenin ayağına dolanan yargı denetimi önemli ölçüde engellenmiş olacak. Yani ABD/AB himayesinde gerçekleştirilen özelleştirme yağmasında ulus ötesi tekellere ve yerli uzantılarına greyder gibi açılan yollarla küreselleşmeye tüm hızıyla devam edilecek.