Siyaset28 Ağustos 2010 00:00

Küresel Simonlar; Ankara ve Haliç'teki Simonlar - Ali İhsan Gürcihan/Açık İstihbarat

Kendisini tanıdığım ve güvendiğim Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın her zaman olduğu gibi bu kitabı da bildiği doğruları dile getirmek adına samimi bir yaklaşımla yazdığına inanıyorum. Ancak içerisinde bulunduğumuz gergin ve çok kutuplu ortamı dikkate alarak yıllardır konuşulan, hissedilen ve Devletçe de bilinmesi gereken Fetullahçı yapılanmanın bir anda tüm dikkatleri çekecek  bir şekilde gündeme  gelişini bir de bu küresel sapma ve ayrışma açısından da değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. discount drug coupons click free discount prescription cardescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkohol

Küresel Simonlar, Ankara  ve Haliç'teki Simonlar

Ali İhsan Gürcihan - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

28.08.2010


Emniyet Müdürü Hanefi AVCI,yazdığı kitap ve yaptığı açıklamaları ile Fetullahçı yapılanmadan bahsedince ortalık ayağa kalktı.

Ne garip değil mi ?

Sanki ilk defa  duyuluyormuş gibi tüm yetkililer sözüm ona şaşırıyor.

Bugüne kadar hiç farkında değillermiş gibi de pişkinlikle inceleme başlatacaklarını ifade ediyorlar.                                                               

Kiminle ve hangi seviyeden kim hakkında başlatacaklar acaba …

Yıllardır süregelen Fetullahçı yapılanma söylemleri ve izlenimleri bilinmeyen bir konu olmamakla birlikte, görevdeki bir Emniyet Müdürü tarafından dile getirilmesi elbette çok anlamlı ve dikkate alınacak ciddi bir durumdur.

Eğer İstihbarat birikimli bir Emniyet Müdürü bunları biliyor ve açıklıyorsa Devlet’in hafızasında da kendisini hedef alan bu tür faaliyetler hakkında yasal ve meşru bir sorumluluk olarak çok daha fazla bilgi bulunması gerekmektedir.                                                                   

Umarım,olması gereken bu hafızayı birileri silmemiş, kayba uğratmamış  ya da daha ötesi  söylenen hareket hedefine ulaşıp hafızayı  tümden ele geçirmemiştir.  

Vatandaş olarak gerçekten sormak ve anlamak istiyorum.

Bu ülkede, her alanda yıllardır Fetullahçı bir hareket ve yapılanmadan bahsedildiğini bilmeyeniniz var mı idi ?

Devlet adamlarının ziyaret ettiği,açılışını bile yaptığı sözüm ona örnek gözüken bazı okullarla Hoca Efendi eğitim alanında söz sahibi olmadı mı ?

Basın, sağlık, sanayi ve ticaret alanında durum farklı mı ?

Esnaf, ticaret adamı ve sanayicinin büyük kısmı sıkıntı çekerken cemaat-siyaset dayanışması içerisinde olanların yarattığı gücün farkında değil misiniz ?                                                              

Fetullah’ın, din adamından öte bir misyonu olduğunu Papa da mı anlatamadı sizlere ?
 
Cumhuriyet’i, onun kuruluş felsefesini, Atatürk’ü ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmakla görevli bir kısım görsel ve yazılı basında yazılanlara, konuşulanlara ve özellikle konuşan uşaklara baktığınızda kim adına yıllardır nasıl bir psikolojik savaş yaptıklarını ve uzun soluklu, sinsice bir darbe hareketi yürüttüklerini anlamak mümkün değil mi ?
   
Bugüne kadar olanlar oldu da bundan sonra ne olabilir diye düşünürsek; sanırım zaten gergin olan ortam  karşılıklı iki noktadan biraz daha gerilmeye ve sular da biraz daha fazla bulandırılmaya çalışılacaktır.

Ortadoğu’da istenmeyen kontrol dışı ilişkilerin ve bozulan dengelerin "Hoca Efendi"’nin ve stratejik patronların hoşuna gitmediği artık ortadadır. Mavi Marmara gemisi olayı ve Gazze’ye yardım şekli konusunda, Hoca ve ortaklarının yaklaşımı bu hoşnutsuzluğu açıkça ortaya koymaktadır.

İşin bir de Ergenekon boyutu var ki uzayan giden, bir türlü sonuç alınamayan sözüm ona incir çekirdeğini de doldurmayan bu davanın kamuoyu üzerindeki olumsuz etkileri her geçen gün artmakta ve hükümet açısından da daha yıpratıcı ve suçlayıcı olmaktadır.

Ulusalcı ve Milliyetçi duruş gösterenler ile Silahlı Kuvvetler açısından amacına ulaşan iktidar ve güç odakları Silivri, Metris ve Beşiktaş üçgeninde yarattıkları bunca mağduriyetten sonra bu olumsuz durumu bir an önce birilerinin üzerine  yıkarak kenara çekilmek ve işin içerisinden de kolayca sıyrılmak istemektedirler.

Kısacası sadece bu iki mesele açısından baktığımızda bile; bu ülkede tarikat ve cemaat alt yapısı üzerinden Büyük Orta Doğu projesinin amacına uygun bir şekilde güç odağı yaratmış olanlarla onların eseri olarak güç odağı haline gelenler arasındaki uyumlu çalışma süreci artık bir sapma ve ayrışma noktasına gelmiş bulunmaktadır.

Ya da her iki taraf da birbirini kullanarak amacına ulaştığını düşündüğü için diğer tarafı bir an önce saf dışı bırakmak istemektedir.

Kendisini tanıdığım ve güvendiğim Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın her zaman olduğu gibi bu kitabı da bildiği doğruları dile getirmek adına samimi bir yaklaşımla yazdığına inanıyorum.

Ancak içerisinde bulunduğumuz gergin ve çok kutuplu ortamı dikkate alarak; yıllardır konuşulan, hissedilen ve Devletçe de bilinmesi gereken Fetullahçı yapılanmanın bir anda tüm dikkatleri çekecek  bir şekilde gündeme  gelişini bir de bu küresel sapma ve ayrışma açısından da değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.

Son söz olarak;

Ne maksatla ve nasıl olursa olsun kurşun, silahtan çıkarak yeni bir sürece girilmiş ve Fetullahçıları sorgulayacak yeni bir sayfa da açılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter ve laik yapısını yıkmak üzere Ilımlı İslam safsatası ile bu ülkede ümmetçi bir güç yaratanlar ve onların sayelerinde güç haline gelmiş olan din taciri sahte demokratların hesaplaşması düşünülenden çok daha zor olacağa benzemektedir.
         
Bakalım “Haliç’te Yaşayan Simonlar” kitabı daha çok hangi gücün işine yarayacak ve özellikle Ankara’daki Simonlar bundan nasıl etkilenecektir.

Bekleyeceğiz ve göreceğiz.


Açık İstihbarat @ 2010