Siyaset24 Ağustos 2010 00:00

Bartholomeos'a Ceza Davası - Muammer Karabulut

Demek ki T.C. Anayasanın ihlal edildiği bu toplantılar devletin gözetiminde olmuştur. Sıradan bir hukukçunun bileceği üzere, T.C. Devletinde bu yetkiler cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar kurulu, TSK, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nde yoktur! Türkiye’de hiçbir kurum T.C. Anayasası’nda yazılı olmayan bir yetki veya yargılama için izin veremez, görmezlikten gelemez!.. cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons click free discount prescription carddiscount drug coupons site printable coupons for cialiscialis forum link cialis bez receptasymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenarenovation vejle site renova

Bartholomeos'a Ceza Davası

Muammer Karabulut - KontraErgenekon

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

24.08.2010


Ergenekon sanığı olarak Kocaeli-Kandıra F Tipi Cezaevinde suçumun ne olduğunu bilmeden beklerken;

14 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul’da ekümenik toplantı yapan, şeriat mahkemesi kuran ve tüzel kişiliği dahi olmadığı halde Hristiyan Kiliselerin paylaşımına ilişkin Vatikan ile İtalya’da “Ravenna Sözleşmesi” imzalayan Fener Rum Kilisesi başpapazı Dimitri Orhondoni’nin hakkında Anayasa’nın 2,3,4,6,9,10,11 ve 37 maddeleri, TCK’nın 219-1 maddesine muhalefet ettiği için suç duyurusunda bulundum!..

Silivri Cezaevinde 15 Ocak 2009 tarihinde kurulan mahkemede sanık olarak yargılanırken de müşteki sıfat ile Fatih Cumhuriyet Başsavcılığına çağrılarak ifadem alındı.

İfadem de özetle Fener Rum Kilisesi’nin;

1- Ekümenik toplantı yaptığını.

2- “Kutsal Sorgulama” adı altında şeriat mahkemesi kurduğunu.

3- Tüzel kişiliği olmadığı halde VATİKAN ile Doğu ve Batı kiliselerinin paylaşımına ilişkin antlaşma yaptığını,

bilgim ve gazete haberleri dahilinde belgelendirdim.

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı da 2 Temmuz 2010 tarihinde şikayetime konu olan belgeleri incelediğine ilişkin karar almıştır.

İlgili karar 13 Ağustos 2010 tarihinde elime geçti.

Fatih Cumhuriyet Başsavcısı,

“Fener Rum Patrikhanesi Başpiskopos’u Dimitri Orhondoni (Bartholomeos)nin 5187 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediği iddia olunmuşsa da, yapılan soruşturma sonucunda,

şikayetçi tarafından gerçekleştirdiği iddia olunan tüm toplantı ve görüşmelerin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yetkili organlarının bilgisi ve kontrolü altında gerçekleştirildiği,

şüphelinin yasadışı şeriat mahkemelerini oluşturduğu yada Türkiye Cumhuriyeti devletinin hükümranlık hakkını ortadan kaldırırcasına gizli olarak Vatikan devletiyle ‘Ravenna Sözleşmesi’ adı altında ikili sözleşmenin yapıldığını gösterir yönünde herhangi bir delil ve emarenin elde edilmediği görülmüş olup şikayetçinin soyut iddiası dışında şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğini gösterir somut, inandırıcı delil ve emare edilmediğinden, atılı suçtan şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapmaya yer olmadığına karar”

vermiştir.

Fatih Cumhuriyet Başsavcısı’nın verdiği karar, anayasası, kanunları, kazanılmış hakları ile yakından tanıdığım T.C. Devleti’nin bir savcısına ait olamaz, üstelik soyut dediği ve olmadığını iddia ettiği Vatikan devletiyle ‘Ravenna Sözleşmesi’ ni de ekte bilgilerinize sunuyorum.

Şöyle ki;

1- Fener Rum Kilisesi’nin siyasi ekümenikliği konusunda Pan-Ortodoks zirvesini 10 Ekim 2008 tarihinde İstanbul’da toplamış, yapılan yasadışı buluşmaya ilişkin aylar öncesinde suç duyurusunda bulunmuşum, haber 11 Ekim 2008 tarihli Hürriyet, Sabah, Milliyet, Star, Posta ve diğer tüm gazetelerde kullanmıştır…

2- Çoğu gazete gibi Milliyet Gazetesi de 30 Kasım 2008 tarihli fotoğraflı haberinde bile

Kıbrıslı Başkeşiş Efrem ve kendisi gibi Kıbrıslı Rum olan Arsenios ile birlikte, kendisine yöneltilen suçlamalara cevap vermek için önceki gün Fener Rum Patrikhanesi’nde Patrik Bartholomeos ve 12 kişilik Sen Sinod Meclisi önünde kendini savundu.


Diyerek yazmıştır.

Tekrarlamam gerekirse, Fatih Cumhuriyet Savcısı,

“iddia olunan tüm toplantı ve görüşmelerin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yetkili organlarının bilgisi ve kontrolü altında gerçekleştirildiği”

, için şikâyetimi inandırıcı bulmamıştır.

Çünkü Cumhuriyet Savcısı kararında da belirttiği gibi, Bartholomeos’a ilişkin suç isnatlarımı devletin T.C. Anayasası’na, kanunlarına bakacağına devletin yetkili organlarına sormuştur.

Demek ki T.C. Anayasanın ihlal edildiği bu toplantılar devletin gözetiminde olmuştur.

Sıradan bir hukukçunun bileceği üzere, T.C. Devletinde bu yetkiler cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar kurulu, TSK, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nde yoktur!

Türkiye’de hiçbir kurum T.C. Anayasası’nda yazılı olmayan bir yetki veya yargılama için izin veremez, görmezlikten gelemez!..

Ama Cumhuriyet Savcısı diyor ki, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yetkili organlarının bilgisi ve kontrolünde oldu!..

O zaman, o devlet T.C. Devleti olamaz!..

Ayrıca Cumhuriyet Savcısının Fener Rum Kilisesi ile Vatikan arasında

“Ravenna Sözleşmesi adı altında ikili sözleşmenin yapıldığını gösterir yönünde herhangi bir delil ve emarenin elde edilmediğini”

söylemesine karşın, benim sunduğum kanıt ise 13 Ekim 2007 tarihinde İngilizce, Fransızca, Almanca ve İtalyanca olarak 46 madde hazırlanmış olup, www.vatikan.va sitesinde hala duruyor!..

Üstelik ilgili antlaşma 2004 yılında başlamış, karşılığında iki azizin kemikleri İstanbul’a gelmiş ve Papa İstanbul’a davet edilmiştir.

Fatih Cumhuriyet Başsavcısı’nın devletini yetkili organlarına sorduğu Fener Rum Kilisesi’nin faaliyetleri konusunda, Türk Dışişleri Bakanlığı’nın görüşü ise yaptığım bir başvuru üzerine 14 Temmuz 2010 tarihinde şöyleydi;

“Sayın KARABULUT,

Devletimizin laik niteliği uyarınca hiçbir dini kuruma tüzel kişilik verilmesi mümkün değildir. Başvurunuzda da belirttiğiniz gibi, bu çerçevede, Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi de tüzel kişiliği haiz olmayıp, başvurunuzda değinilen bir “uluslararası anlaşma” akdetmiş olduğu yönünde bilgi Bakanlığımızda mevcut değildir.

Tüm bilgi ve belgelerden da anlaşılacağı üzere Fener Rum Kilisesi başpapazı suç işlemiştir, Fatih Cumhuriyet Başsavcısı da fiili suçu saklamak için, Bartholomeos’un faaliyetlerini devletin gözetiminde yapıldığını ifade ederken, suç olduğunun bildiği için de yaptığı uluslararası antlaşmayı ne yazı ki görmezlikten gelmiştir.

Eğer bugün insanlar işlemedikleri veya suçlarının ne olduğunu bilmeden aylarca cezaevinde yatıyorsa, T.C. Devleti’nin egemenlik haklarına karşı açık açık faaliyet gösteren Bartholomeos’ta yargılansın.

Eğer ben suçsuz yere yatarken, cezaevinde aslı suçlu olanlar hakkından bilgi ve belge ile ceza davası açıyorsam, bunu da kanıtlıyorsam, Türk adaleti bunu görmek zorundadır.

Eğer, Kurtuluş Savaşı’na yardım ettiği için Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’nın kurucusu Papa Eftim’in torunun olan Sevgi ERENEROL’u suçsuz yere iki yıla aşkındır cezaevinde yatırıyorsak, diğer tarafta işlediği suç tartışılmasız ceza gerektiren Bartholomeos’a dokunamıyorsak, üstelik suçunu saklıyorsak her türden değere İHANET EDİYORUZ demektir.

--------------------------------------------------------------------------------
16 Ağustos 201
Saygılarımla

Muammer KARABULUT

Ekler :

1- ‘Ravenna Sözleşmesi,

2- Bartholomeos’a Ceza Davası açılmasına ilişkin Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi’ne yollanan itiraz.



Açık İstihbarat @ 2010