GDO'da Somut Rapor - Çapar Kanat
Toprağa geçen o bakterinin insana geçtiği konusunda kuşkuluyum ve GDO’ ya hayır diyorum. Hakim soruyor: Toprağa geçen bakterini insana geçtiğine dair bir rapor var mı elinde? Efendim yok çünkü GDO üreten firmalar artık kendi ürünleri konusunda herhangi bir araştırma yapılmasına müsaade etmiyorlar. coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acneclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilorenovation vejle site renovabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusdiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards
|
Hukuk’ ta kuşku sanık lehine yorumlanır. Bu Roma hukukunun temelidir. İnsan vicdanında da kuşku sanık lehine yorumlanması gerekir. Bu yorum insanlar içindir. Hepimiz hukukçu olmasak, hukuk fakültelerinde okumasak
bile hemen hemen sosyal bilim lisansı veren
fakülteleri bitirenlerimiz azıcık da olsa almış oldukları yarım veya
bir dönemlik hukuk dersinin verdiği mantığı GDO’ ya
yanlış olarak uyguluyor ve soruyorlar : Bereket elimizde veya bilgi dağarcığımızda delil (rapor)
var hemen anlatıyoruz: Tarım zararlılarına karşı genetiğine bakteri
eklenen Mısır tohumunun ekiminde aynı bakterinin toprağa
geçtiği konusunda tesbit ve rapor var. Hakim soruyor, başka deliliniz var mı? Sanığın avukatı hemen söz alıp: Mağdurların avukatı söz alıyor: Eldeki delil durumunda yeterli kanıt olmadığından beratine karar veriliyor. Bu berat kararını verenler arasında ülkemizin Tarım Bakanlığı’ da var! Hukuktaki ‘’ şüphenin sanık lehine yorumlanması’’ mantığı maalesef gdo’ da demagoji yapılarak uygulanıyor. Şüphenin üzerine gitmekle şüphe ortadan kaldırılabilir, hukuktaki gibi şüphenin şüpheli lehine kendi fikir dağarcığımızda gdo için yorumlanması ile değil. Buzdolabına koymayı azıcık bir zaman için unuttuğumuzda
yemeği yemeden önce bir tadına bakarız. Biz de diyoruz ki gıda da şüphe ondan uzaklaşmamızı gerektirir. Sevgide de şüphe bizi sevdiğimizden uzaklaştırmıyor mu? Ülkemizde GDO konusnda kamu bürokratlarının ortaya
koyduğu mantık şu; Verirler
verirler bal gibi verirler; Efsa’ nın başındakiler ile GDO
üreten firmalar irtibat kurduklarından , FDA’ nın (Amerikan Gıda Ve
İlaç Kurumu) başına getirilen insan o GDO’ lu sektörden atanırsa GDO’
nun zararlı olmadığına dair ‘’ilimsel’’
fetvayı kolaylıkla verirler. Şimdi kene mücadelesi için tabiata kuş bırakıyorlar. Şimdi de o batı ülkeleri gdo’ nun azıcığı, ABD ise tamamı zararsız diyen ‘’ilimsel’’fetvalarını dünya’ ya yayıyorlar. Gıdada kuşku ondan uzaklaşmayı gerektirir. Ülkemizde
telif hakları yasası patentli gdo’ lu veya patentli gdo’ suz tohumların
kopyalanmasını (ertesi sene tekrar çiftçilerce kullanılması)
yasaklıyor. Hoş, ülkemizde bu yönde yapılacak araştırmaya Tarım Bakanlığı’ nın veya Tubitak’ ın bütçe ayıracağına inanmıyorum. Çünkü GDO ‘ lu ürünlere iktidarımızın maalesef tüketicilerin kuşkularına aldırış ettiği yoktur. GDO’ nun ortaya çıkış amacı 15-20 yıl sonra şimdiki üretilen gıda’nın yetmeyeceği verim artırıcılık sağlama, tarım toprakları miktarı sabit kalırken insan nüfüsunun artmakta olduğu, bu sebebten üretilecek gıda miktarının ancak GDO ile mümkün olabileceği. Yaşadığımız şu günlerde ve geçmişte Afrika’ da veya çok geri kalmış bölgelerde bir deri bir kemik insan ve çocuk fotoğrafları hepimizin hem bilgisayarlarımızın hem de kendi hafızamızda var iken GDO gladyatörlerinin açlığı umursadıkları konusunda bu tür açıklamaları gözlerimi yaşartmıyor iğrendiriyor! Hayvansal gübre veya bitkisel artıkla toprak
islahının % 100 lük verim artışı bilinmekte iken bu husus göz ardı
edilmektedir. Hangisinde var hangisinde yok ayrımına gitmeksizin Mısır, mısır nişastası, mısır unu, mısır glikozu, mısır glikozundan yapılan baklava, tatlılar (pastahaneler de), çikolata, kolalı ve asitli içecekler, hazır mantı (kıyma yerine soya koymaktalar), şekerlemeler( mısır glikozu koymaktalar ucuz olduğundan) Cipsler (cipsler de kullanılan gdo’ lu pateteslere yeni izin verildi) ‘ den uzak duruyorum. İşte gdo’ lu ürün yememeye ‘’ GDO ‘’ orucu denilmektedir. FSD (Fikir sahibi damaklar) ve Slow Food Grubu bu ‘’ GDO Orucu’’ nu başlattı, devam ediyor, devam da edecek. GDO’ lu ürünlerin üretimi ülkemizde yasaklanana kadar! Genetiği Değiştirilmiş ürünler yemememiz, ‘’Gdo Orucu’’ tutmanız dileklerimizle.
|
||