Siyaset3 Mayıs 2005 00:00

ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI KARŞISINDA TÜRKİYE NE YAPMALIDIR? - Salih Mehmet ERSOY -

Avrupa’nın sahtekârlığına bakınız ki bir taraftan Trkiye’yi üyeliğe alacakmış gibi durmadan kendi şartlarını dikte ettirmeye çalışırken, diğer yandan ayni ülkeler kendi parlamentolarında “Ermeni Soykırımı’nı” tanımanın aymazlığına soyunduklarını görüyorz. Hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar asılsız olan böyle bir konuyu AB ülkeleri kendi parlamentolarında kabul ederken, hukuku göz göre göre çiğnedikleri de gün gibi aşikârdır. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenacialis walgreen coupon site cialis coupon

ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI KARŞISINDA TÜRKİYE NE YAPMALIDIR?

Avrupa’nın sahtekârlığına bakınız ki bir taraftan Trkiye’yi üyeliğe alacakmış gibi durmadan kendi şartlarını dikte ettirmeye çalışırken, diğer yandan ayni ülkeler kendi parlamentolarında “Ermeni Soykırımı’nı” tanımanın aymazlığına soyunduklarını görüyorz.

Hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar asılsız olan böyle bir konuyu AB ülkeleri kendi parlamentolarında kabul ederken, hukuku göz göre göre çiğnedikleri de gün gibi aşikârdır.

 


Şimdi soruyorum; suç işleyen kim olursa olsun, suçunu kabul etmeden ve tarafsız bir mahkeme önünde konu görüşülüp karara varılmadan bir insanı suç işledi diye itham etmek, acaba hangi hukuk kuralıyla bağdaşır  ki?    

Türkiye’yi suç işleyen bir imparatorluğun varisi gibi göstermek ve bunu yaparken siyasi rant elde etmeye çalışmak, utanmazlığın daniskası değil de nedir ?

Bu gün Türkiye hükümeti alenen gerek Ermenistan hükümetine ve gerekse dünyaya vermiş olduğu mesajla; “ ben her an yargılanmaya hazırım, yeter ki bizimle beraber Ermenistan hükümeti de elindeki arşivleri açarak birlikte tarafısz bir bilim adamlarından oluşan komitenin incelemsine verelim, biz kendi tarihimizi sorgulamaktan çekinmeyiz ” derken, bu sese kulak vermemek, dürüstlüğün ve faziletin bir gereği mi, yoksa sahtekârlığın daniskasıdır diye sormamız gerekmez mi ?     

Olay çok açık ve nettir. Bütün mesele, bu çirkin olayı kendi parlamentolarında kabul eden ülkeler, Türkiye’yi sözde Ermeni soykırım martavalıyla meşgul etmek ve istedikleri tavizleri koparmaktır. İşte Türkiye hükümetine düşen görev, Osmanlı Dönemine ait Ermenilerle ilgili tüm dosyaları tanzim etmesi ve BM’ e baş vurarak konunun BM’de görüşülmesini sağlaması gerekir. Bunu yaparken, bu güne kadar kendi parlamentolarında bu asılsız soykırım hikâyesini kabul eden ülkelere çok sert biçimde nota göndermek ve ayrıca bu ülkeleri, ellerinde delil olmadan Türkiye aleyhinde suçlamalarda bulundukları ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin itibarını zedeledikleri için onların BM kanalıyla suçlanıp kınanmalarını sağlamak sanırım yerinde bir başlangıç olacaktır. Hatta daha da ileri giderek Türkiye bu gibi ülkeleerle ikili ilişkilerini de gözden geçirip gerekirse dondurma kararı almalıdır. Sahtekâr adam, yüzüne tükürmekten anlamaz, ancak tokat attığınız  zaman daldığı gaflet uykusundan uyanabilir.

Ayni zamanda Türkiye, Ermenistan’la birlikte arşivlerinde bulunan Ermenilerle ilgili tüm dosyaları BM’e sunmalı ve BM’ in tayin edeceği tarafsız bilim adamları tarafından inclenmesine olanak sağlanması için BM’ in karar alması için yoğun çaba sarfetmesi şarttır..   

Herkes şu gerçeği bilmek zorundadır. Kimse kendi kendini hukukun üstünde sayamaz. Hukuka saygılı olanlar, siyasi mülahazalarla bir devleti yıpratma ahlaksızlığını gösteremez. Aksi takdirde dünyada yaşayan insanların orman kanunu ile baş başa kalmalarının ne sakıncası var ki ?