Siyaset23 Temmuz 2010 00:00

Kampanya Gözyaşları - Ali İhsan Gürcihan

Peki,gözyaşlarının samimiyetine inanmak mümkün mü ? Kanımca, referandumla ilgili planlı ve etkili  propaganda tekniğinden başka hiçbir şey değil. Bir yandan demokrasinin askıya alındığı 30 yıl önceki askeri idare döneminde gerçekleşen haksız ölümlere göz yaşı dökeceksiniz, öte yanda daha dün 2008 yılında Silivri Cezaevinde Kuddusi OKKIR adlı vatandaşımızın göz göre göre ölümüne sessiz kalacaksınız. naproxennatrium site naproxen kruidvatsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenarenovation vejle renovation skive renova

Kampanya Gözyaşları...

Ali İhsan Gürcihan - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

22.07.2010


12 Eylül’ün yanlışlarını tasvip etmek mümkün mü ?

Hele,30 yıl sonra bugün….

Sanırım tasvip eden kimseyi bulamazsınız.

Eğer gerçekten varsa,insani duygulardan yoksun, çağdışı zavallı bir insan demektir.

Kimsenin böyle bir geçmişi tasvip etmediği bilindiği halde, 12 Eylül’den sözde hesap soracağım diye atıp tutan Başbakan, gerçekten hesaplaşmak yerine sadece duygu istismarı ile işi saptırarak her zaman olduğu gibi kolay yoldan  insanların zihnini bulandırıyor.
                                                                                                 
Kanımca,30 yıl öncenin hataları üzerinden kin üreterek kendine taraftar toplamaya, duygu istismarı ile EVET oyunu arttırmaya  gayret ediyor.Her zaman olduğu gibi bir kesimi düşman ilan edip kutuplaştırarak,ayrıştırarak  kendi tarafını güçlendirmeye çalışıyor.

Kısacası aynen TARAF GAZETESİ’nin yaptığını yapıyor.

Peki,gözyaşlarının samimiyetine inanmak mümkün mü ?

Kanımca, referandumla ilgili planlı ve etkili  propaganda tekniğinden başka hiçbir şey değil.

Bir yandan demokrasinin askıya alındığı 30 yıl önceki askeri idare döneminde gerçekleşen haksız ölümlere göz yaşı dökeceksiniz, öte yanda daha dün 2008 yılında Silivri Cezaevinde Kuddusi OKKIR adlı vatandaşımızın göz göre göre ölümüne sessiz kalacaksınız.

Hem de ne olduğu bir türlü ortaya konamayan sözde bir örgütün kasası diye tutuklanıp, tüm çabalara rağmen gerekli tedaviyi göremeden  ve de savunmasını bile yapamadan ölüme gönderilen sıradan varlıksız bir vatandaşımız Kuddusi OKKIR.
                         
Bir yanda babasının cenazesine katılması için izin verilmedi diye Ertuğrul Günay üzerinden 30 yıl öncesi askeri bir rejimi suçlayacaksınız, öte yanda 2010 yılında sözüm ona demokratik bir ortamda Prof.Haberal’ın babası ölünce yapılan aynı muameleyi görmeyeceksiniz.

Ondan sonra da,göz yaşları dökerek işin samimiyetine inanmamızı bekleyeceksiniz.

Ölüme ve haksızlığa gerçekten üzülsek de,ağlasak da,çok açık ortadadır ki yapılan bu konuşma ve duygusal istismar sahnesi referandum propagandasını daha etkin hale getirmek için düşünülmüş ve hazırlanmıştır.
                                                         
Evet Başbakan ;                                                                                  

Her insan gibi yaşanan hissi durum o an için doğal bile olsa; vatandaşların duygularını istismar için maksatlı olarak yaratılan bu sahneye ve dökülmesi beklenen KAMPANYA GÖZYAŞLARININ samimiyetine  inanmamız  mümkün değildir …          


Açık İstihbarat @ 2010