İstihbarat15 Temmuz 2010 00:00
Dursun Çiçek Olayını Anlamak - Açık İstihbarat Özel
"Abileri", "Ablaları" onlara "belge" paslıyor, bu kurye bozuntuları da kalemlerini kırıp bunların üzerinden bize gazetecilik taslıyorlar. Ezberleri de diz boyu olduğu için, ne bu sızdırılan "belgeleri" büyük resme yerleştirme , ne de gerekli soruları sorabilme yeteneğine sahipler. Dursun Çiçek olayını da bu nedenle ezberlerinin ve abilerinin onlara çizdiği sınırların ötesinde yorumlama yeteneğine sahip değiller. Halbuki Dursun Çiçek olayını anlamak için bir kaç noktayı yanyana koymakta fayda var discount drug coupons site printable coupons for cialiscleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg
|
Dursun Çiçek olayı kafaları karıştırdı. Asker savcılığın Dursun Çiçek'i ; "terfi alamadığı için orduyu zor durumda bırakacak belge hazırlayıp servis eden ihtiraslı komplocu subay" konumuna sokan ve Erzincan Davası'nda sanık olan muvazzafları sağlam bir limana çekmesinin ardından ; "Vurun Askere" cephesinden farklı sesler gelmeye başladı. Osmanlı örneğinden yola çıkarak Öcalan'a paşalık sıfatı verilmesini ve ordunun lağvedilmesini savunacak kadar kişisel iktidar sorunlarını kalemine yansıtan kırma kalem Mümtazer Türköne bile ; "O artık bizim Dreyfus'umuz; ona sahip çıkmalıyız" ifadeleri ile Dursun Çiçek'in günah keçisi yapılarak , diğer isimlerin aklanmaya çalışıldığını iddia etti. Dursun Çiçek hangisini tercih ederdi bilemeyiz... Askeri savcılık tarafından yakıştırılan, "terfi edemediği için sahte belge düzenleyip sızdıran ihtiraslı subay" tipolojisini mi... Mümtazer Türköne gibi bir omurgasız tarafından sahip çıkılmaya mı... Kafaların karışması normal. Çünkü "Ergenekon" sürecinin uzmanı diye lanse edilen ve her gün televizyonlarda artık kabak tadı veren ezberlerini kusan isimler birkez olsun "Ergenekon" duruşma salonuna uğramış değil. "Abileri", "Ablaları" onlara "belge" paslıyor, bu kurye bozuntuları da kalemlerini kırıp bunların üzerinden bize gazetecilik taslıyorlar. Ezberleri de diz boyu olduğu için, ne bu sızdırılan "belgeleri" büyük resme yerleştirme , ne de gerekli soruları sorabilme yeteneğine sahipler. Dursun Çiçek olayını da bu nedenle ezberlerinin ve abilerinin onlara çizdiği sınırların ötesinde yorumlama yeteneğine sahip değiller. Halbuki Dursun Çiçek olayını anlamak için bir kaç noktayı yanyana koymakta fayda var : 1) Zamanın ABD Büyükelçisi Edelman ne dedi : "AKP'ye yakın isimler bize ordunun darbe yapacağına inandırmak için sahte belge getirdiler." (Bkz: Edelman'ın Çetin Doğan'ın kızı ve damadının sitesine verdiği demeç) . Edelman bu ifadesi ile o dönemde oynadığı rolden sıyrılmaya çalıştı. Yalan söyledi. Kendi ürettiği belgeleri ; başkalarının ürettiği belgeler üzerinden perdelemeye çalıştı. (Edelman'ın söylediği yalanla ilgili haberimizi okumak için tıklayın ) 2) "Ergenekon" iddianamesinin eklerinde ne var? AKP'nin kendi özel istihbarat örgütünü kurmak için bazı emekli paşalara götürülen tekliflerle ilgili konuşma tapeleri. 3) O dönemde Ankara'da ne var? MİT'de üst düzeyde görevler alabilmek için AKP nezdinde kulis yapan , adamlar devreye sokan emekli subaylar ve bunları AKP kadroları ile tanıştıran aracılar. 4) Bu emekli subaylar AKP'nin gözüne nasıl girer? Ordu içinden, ordunun planlarına ait olduğu iddia edilen belgeleri AKP'ye taşıyarak ve "ben sizi ordu ile aranızı yaparım" vaadleri vererek 5) Bu isimler arasında bugün "Ergenekon" iddianameleri ile yargılanan isimler var mı? (Dursun Çiçek dışında) 6) "Ergenekon" sürecinde intihar eden subaylar arasında yukarıdaki kaba hatlarını çizdiğimiz tabloya uyan isimler var mı? 7) Dursun Çiçek'in "ben birimimde tek Denizciydim, biz ABD'yi Karadeniz'e sokmadık" vurgusu, TSK içinde AB-D merkezli yıllardır kaynatılan "TSK'nın sinir merkezi neresi olacak?" tartışmasında nereye denk düşer? (TSK'nın sinir merkezi neresi olacak tartışmaları ile ilgili aşağıdaki iki yazımızı okuyabilirsiniz : Darbe Tartışmasının Gizlediği "TSK'nın Sinir Merkezi Neresi Olacak?" Çekişmesi - TSK'nın Çekirdeğini Karadan Havaya Kaydırma Operasyonu - JeoKritik / Açık İstihbarat Hayrullah Havaya; Fetullah NATO'ya Yöneliyor...Hayırdır! - Behiç Gürcihan) 5, 6 ve 7. sorunun cevabını bulduğunuzda; Dursun Çiçek ismi üzerinden yaratılan tabloyu anlamanız daha da kolaylaşacaktır. Dursun Çiçek'in sözkonusu belgeler altındaki imzasının gerçek olup olmadığı, Çiçek'in bu belgeleri yazıp yazmadığı büyük resim açısından çok önemli değil. O "hukuk" sürecinin işi. Önemli olan; AKP'nin gözüne girmenin bir zamanlar çok moda olduğu... Bu modaya birilerinin kendilerini fazla kaptırdığı... Bu moda severlerin çok iyi tespit edilerek, belli vaadlerle belli arabalara koşuldukları... Ve kendi kazmaya çalıştıkları kuyuya bugün kendi düştükleri... Ve o kuyudan çıkmaya çalışırken etlerinden ve sütlerinden tekrar tekrar yararlanıldığıdır. "Ergenekon" süreci leb-i derya karakteri ve herkesin her türlü hesaplaşmasını tıkıştırabileceği çingene bohçası özelliği ile atların, itlerin, at rolü yapan itlerin ve it rolü yapan atların favorisi olmaya devam etmektedir. Sonunda bütün ülke hep beraber "masumların" assolist olduğu bir koro halinde Sezen Aksu'nun şarkısını söylemek zorunda kalabiliriz; "Masum Değiliz Hiçbirimiz" Açık İstihbarat
|
||||