|
Türk
Tarihi, tarih yazıcılığımızda genellikle Hun kabile
konfederasyonlarından başlatılır.
Onlardan öncesine ise, eski Türk tarihini anlatan akademik yayınlarda
pek yer verilmez.
“Hun ve Göktürkler öncesinde
Türkler ne yapıyordu?” sorusunun üzerinde hep bir örtü ve
gizem vardır.
Bilim ve Ütopya Temmuz 2010 sayısında, bu örtüyü kaldırma yönünde çok
önemli bir adım atıyor.
MÖ 2000’li yıllardan itibaren Türk topluluklarının tarihini, Çin’in ilk
yazılı belgeleri olan felsefe, fal, şiir, tıp,
devlet tüzüğü, tarihi eserler ve arkeolojik kazılarda bulunan eski
kitaplara, bambu yazılarına, tunç yazılarına
dayandırarak akademisyenlere, araştırmacılara, okurlara
sunuyor.
Çin’in resmî kaynakları olan Shih-chi (Tarih
Hatırası) ve Han-shu (Han Sülalesi Tarihi) adlı kitaplardan Türk,
İngiliz, Amerikalı ve Çinli birçok tarihçi, Sinolog ve Türkologun
araştırmalarına ve eserlerine yer verilen, sağlam ve bilimsel düzeyi
oldukça yüksek bir araştırmayla okurlarına sunuyor.
Uygur
kökenli değerli tarihçi Doç. Dr. Erkin Ekrem’in aynı zamanda tez konusu
olan bu çalışması Türk tarihinde yeni çığırlar açacak.
Başta
tarihçiler olmak üzere bilim dünyamızın, devletin bilimsel
kuruluşlarının ve yurttaşlarımızın incelemesine ve dikkatine sunuyoruz.
Eski Türkler araştırması, Türklerin uygarlığa geçişinde çok önemli
izlerle karşılaşmamıza neden oluyor.
Bu sayımızda, Asya halklarının ortak yaşama kültürünün tarihin
derinliğine nasıl kök saldığını, bu kültürün devlet kuruculuğuna giden
yolunu göreceksiniz.
Sadece bu kadar da değil…
Türkçenin Çinceye etkilerini, muhtemel bir proto-Türk kavmi olan ve
demiri kullanan Choulular’ın kökeninin Batı olup olmadığını, Hunların
öncülü Jung ve Ti kavimlerinin Chung-shan adlı örgütlenmeyi nasıl
kurduklarını, Hunların
proto-Türk, proto-Moğol, proto-Tunguz ve Çinlileri ortak bir konfederal
yapıda birleştirdiklerini ve daha
sayamadığımız pek çok konuyu Temmuz sayımızda okuyacaksınız.
“MÖ 2000’lerde Türkler” dosyamız, bir
yönüyle Asya’da Devlet Teorisi’nin, Türk ve Çin tarihleri açısından
devlete ve uygarlığa geçiş adımının devamı niteliğinde.
İki halkın tarihi hem iç içelik, hem karşıtlık, hem de kendisine has
özgünlükler taşıyor. Bu bakımdan da çok yönlü ve zengin bir mirasa
sahibiz. Çin’in ilk imparatorluklarını meydana getiren, kuran
kavimlerin içinde önemli bir Türk birikiminin de olduğuna da yeri
gelmişken değinelim.
Dosyamıza Mimar Sinan
Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl da makalesiyle
katkıda bulunarak konunun analitik bir değerlendirmesini yaptı ve
tarihsel yaklaşımda bir perspektif sundu.
|