Dicle Üniversitesi’nde Kadro İlanı Bilmecesi? - İhsan Kırımçak
Dicle Üniversitesi’nde Kadro İlanı Bilmecesi?.. Bildiğiniz üzere 28/04/2005 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde Dicle Üniversitesi’nin 50 kişilik kadro ilanı yayımlandı. Dışarıdan bakan kişiler, kurumlar, “ne güzel işte, bir bilim kurumumuz 50 kişilik bir akademik orduya daha sahip oldu,” diye düşünebilir, bakabilir. Doğrusu da budur. Böyle olması gerekir.levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetesnew prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponscoupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsbuscopan link buscopan plusdiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards
Bildiğiniz üzere 28/04/2005 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde Dicle Üniversitesi’nin 50 kişilik kadro ilanı yayımlandı. Dışarıdan bakan kişiler, kurumlar, “ne güzel işte, bir bilim kurumumuz 50 kişilik bir akademik orduya daha sahip oldu,” diye düşünebilir, bakabilir. Doğrusu da budur. Böyle olması gerekir.
Gerçekler hiç de öyle değil; gülünç, acı, yürek karartıcı ve kanatıcıdır. Otuza, kırka yakın yardımcı doçent, doçent ve profesör düzeyinde öğretim üyesi bulunan; öğretim üyesi başına yılda 3-5 saat ders düşmeyen kimi bölümlere (Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya-Biyoloji bölümleri; Tıp Fakültesi Fizyoloji Bölümü gibi) yeni öğretim üyesi kadro ilanı verilirken; yani kişilere göre kadro ilan edilirken; 1 ya da 2 öğretim üyesi bulunan, kimilerinde hiç öğretim üyesi bulunmayan (Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih Bölümü; Eğitim Fakültesi Matematik Öğretmenliği Bölümü; Mühendislik Mimarlık Fakültesinin çoğu bölümleri) bölümlere kadro ilanı verilmemektedir.
Dicle Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi’nin Makine Bölümünde Azeri kökenli tek bir doçent var. Bu kişinin profesörlüğü için ilan verilmiyor. Bu kişi şu sıralar başka bir üniversiteye geçmek için uğraşıyor. Bu bölümün birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfı olmak üzere dört bölümü mevcuttur. Bu hoca da gittikten sonra bölümde derslere, varsa, araştırma görevlileri; ya da dışarıda mühendislik görevi yapan kişiler girecektir. Ağalar için ne gam?! Öğrenciler de üniversite kampüsünde günü birlik, “biji apo” diye gösteriler yaparlar…
Dilim varmıyor ama, söylemek gereğini de kaçınılmaz buluyorum: Kadro ilanı verilen kişiler ya gelinler-damatlardır, ya fethullahçı dincilerdir, ya buram buram feodalite kokan aşiret mensuplarıdır, ya müteahhit yakınlarıdır, ya ilkel bir hemşehrilik güdüsüyle özellikle Mardin/Diyarbakır kökenlilerdir, ya da etnik bölücülerdir. Dicle Üniversitesi’nde Atatürkçülere, Atatürk milliyetçilerine, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve üniter yapısını savunanlara bırakalım kadro ilanını; bu kimseler ya soruşturma konusu yapılıyor ya da tehditle ve zorla üniversiteden uzaklaştırılıyor. Şu anda birçok yurtsever öğretim üyesi kendilerine başka üniversitelerde kadro aramanın derdine düşmüşlerdir. Üniversite her geçen gün kan kaybetmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti dışarıdan AB-ABD emperyalistleri, Ermeni Diasporası, Patrikhane-Pontus-Rum zehirleri; içeriden Cumhuriyet karşıtı, gerici, irticacı A(rap)K(ürt)Partisi iktidarı tarafından kuşatılmışken; “Cumhuriyetin Kaleleri” bir bir ele geçirilirken, Türk bayrakları yakılırken, siz hiç Dicle Üniversitesi Senatosu’nun bu sorunlarla ilgili bir basın açıklaması ya da basın bildirisi yaptığını duydunuz mu, gördünüz mü, okudunuz mu?
Gericiliğe, etnik bölücülüğe, ikinci cumhuriyetçilere karşı kararlı bir savaşım veren, tüm Atatürkçülerin sevgisini ve saygısını kazanan eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nu uyduruk gerekçelerle görevden alan güç ya da güçler, her ne hikmetse, hakkında sayısız soruşturma açılan Dicle Üniversitesi rektörünü görevde tutmaya devam etmektedirler. Çok düşündürücü?..
Dicle Üniversitesi gerici, etnik bölücü, çıkar sahibi kişilerin yataklandığı ve beslendiği bir hanedan üniversitesi olmamalıdır. Dicle Üniversitesi’ni, bir “Cumhuriyet Üniversitesi” görünümüne sokacak Fatih Hilmioğullarına gereksinim vardır.
Yazdıklarımın gerçekliğini, idareciler ve uşaklarının (irticacı ve etnik bölücüler) dışındaki öğretim üyeleriyle bağlantı kurarak öğrenebilirsiniz, görebilirsiniz.
Keşke bu ilkel tutum, davranış ve durumlar olmasaydı da ben de bunları size yazmamış olsaydım.
Saygı ve sevgilerimle…
İhsan Kırımçak