Bugün 23 Nisan - Habip Hamza Erdem
Oysa CHP’de Kılıçdaroğlu ‘olgusu’nun (fenomen de denilebilir) Türkiye’deki kimi yanlıș anlayıșları değiștirmesini beklemekteyim. Nuran Yıldız gibi hanımefendi ya da beyefendiler ise bu beklentilerin gerçekleșmesinin önündeki engeller olarak bir süre varlıklarını sürdüreceklerdir. Toplumsal zorunluluklar bu tür ‘idareci’leri ya eğitecek ya da silip süpürecektir. levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetesclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilo
|
Genel Kurmay Bașkanı Orgeneral İlker Bașbuğ’un göreve geldiği gün kaleme aldığım yazıda, Pașa Hazretleri’nin 23 Nisan günü Çocuk Bayramında bir çocuk saflığı ile konuștuğunu yazmıștım. Doğru bir stratejisi olmadığını, ‘demokrasiye bağlı bir komutan’ sıvazlamalarına kendisini kaptırdığını; ‘hukukun üstünlüğü’ palavları çözümleyemediğini gördükçe bir iki kez yine yazmak durumunda kaldım. En sonunda geçen yıl BBBBO tanısını koydum. CHP PM üyesi Nuran Yıldız hanımefendinin Bașbuğ değerlendirmeleri ise CHP PM’nin yapısı hakkında kimi ipuçları vermesi bakımından dikkate değer. Oysa CHP’de Kılıçdaroğlu ‘olgusu’nun (fenomen de denilebilir) Türkiye’deki kimi yanlıș anlayıșları değiștirmesini beklemekteyim. Nuran Yıldız gibi hanımefendi ya da beyefendiler ise bu beklentilerin gerçekleșmesinin önündeki engeller olarak bir süre varlıklarını sürdüreceklerdir. Toplumsal zorunluluklar bu tür ‘idareci’leri ya eğitecek ya da silip süpürecektir.
BUGÜN 23 NİSAN İlker Pașa bugün genel kurmay bașkanı oldu. Ve güzel bir 23 Nisan konușması yaptı. ‘Atatürkçülük’ vardı, Devlet-Ulus vardı, laiklik vardı ve ‘askerimizin durușu’ vardı konușmasında. Yeni bir șey var mıydı diye sorulacak olursa, o da vardı; ‘ABD ile tam bir uyum içinde olduğumuz’. Rahatladık. Çünkü, ‘malum çevreler’in zaman zaman ordumuz ile ABD arasında kimi anlașmazlıklar olduğunu ileri sürerek ordumuzu yıpratmaya çalıștıklarını duyuyorduk. ABD ile uyum içinde olmak AB ile uyumu da getiriyor beraberinde. Türkiye’yi AB’ye zorlayan, bu konuda elinden geleni esirgemeyen ABD değil mi zaten? Sözde Atatürkçülere göre de çağdaș uygarlık düzeyi sanılan. Bu düzey bugün küreselleșip, dünyanın geri kalanını da yuvarlaklaștırmaya çalıșmakta. İlker Pașa ișbu küreselleșmeyi veri alarak, bakıșımlı-bakıșımsız (simetrik-asimetrik) kimi teknik çözümlemeler de yaptı. Terör bakıșımsız gruba giriyor. Bakıșımlı grup ise ABD ve AB olsa gerek. Ve konușma metnine bakmayıp karșıya baksa bakıșacaklar gibi görünüyordu. Belki kaçamak bakıșıyorlardı bile. 23 Nisan’da birlik ve bölünmezlikten sözetmeden olur mu? İlker Pașa da sözetti. Tam bir 23 Nisan birlik ve bölünmezliğinden… Bir de 29 Ekim birlik ve bölünmezliği vardır oysa. Dünyayı yuvarlak değil de köșeli gören çözümlemelerle ulașılan. Köșebașlarından ikisi ABD ve AB ise bașka köșebașlarının da olabileceği. Atatürk’ün çağdaș uygarlık düzeyi derken Türkiye’nin kendisi için bir köșebașı olmasını anlatmaya çalıștığı. Cumhuriyet’in birlik ve bölünmezlik anlayıșıdır bu. Somut değil soyut. Görünürde olduğundan çok yüreklerde ve yürekten olan. Ulusun devleti ile bütünleștiği. Türkiye’deki Kafkas kökenli yurttașların İstanbul ve Ankara’da Çerkez ya da Gürcü olduklarını haykırmalarının zevkle izlenebildiği... Türkiye Cumhuriyeti’nin kazanımlarından olan ve gurur duyulan. Arkasında ABD ve AB’nin olmadığı.. Ve arkasında ABD ve AB’nin olduğu ‘birlik ve bölünmezlik’ söylemi 23 Nisan konușmalarına yakıșsa da 29 Ekim konușmalarına yakıșmaz. Çünkü arkasında ABD ve AB’nin olduğu her anlayıș ‘bakıșımsız gruplar’ yaratmaktadır da ondan. Hem ABD ve AB ile uyum içinde olup hem de ‘bakıșımsız gruplar’dan yakınmak olmaz. Olursa 23 Nisan konușması olur ama 29 Ekim konușması olmaz. Daha zaman var demek. Bakalım İlker Pașa 29 Ekim’de nasıl konușacak?
|
||||