Kürt Bölgesine Türk Barış Gücü/ Savaş Süzal
<p> </p> <p> <font size="4">Hani bizim komşularla sıfır sorun tezinin mimarı Dışişleri bakanı var ya çok merak ediyorum Türk askerinin başına mavi miğfer geçirilerek Kuzey Irak’ta barış gücü aldatmacasıyla Kürtleri korumaya göndermeye ne diyecek ve ne düşünüyor? Suriyeli Esat bile uyarıyor. Hani bir zamanlar İsrail ile aralarında arabuluculuk yapmaya soyunduğumuz Suriye devlet başkanı Esat. </font></p> <p> </p> <p> </p><div style="display:none">kamagra <a href="http://exlim.net/wj/page/kamagra-gel-6V4.aspx">kamagra wikipedia</a> kamagra gel</div>
Bölgede ne zaman bir sessizlik ve beklenmeyen bir şey olsa bizim başımıza patlayacak kabak beni hep korkutur. Geçenlerde Irak’taki ABD kuvvetlerinin komutanı ve bizim basın tarafından çuvalcı general diye bilinen Orgeneral Ray Odierno’nun yaptığı açıklama tüylerimi diken diken etti. Amerikalı General, 2011 yılında Amerikan kuvvetleri Irak’tan çekilirse yerini Birleşmiş Milletler Barış gücünün alması gerektiğini söyledi. Bilin bakalım kim olacak bu barış gücü?
Şimdi Amerika’nın bir yere tek başına girmesine rağmen olayı kolektif hale getirip ihaleyi Afganistan’da olduğu gibi NATO’ya ve Birleşmiş Milletlere yıkmasına alıştık. Bizim başbakan da ne diyor, NATO gelsin bize yardım etsin. Olur, yani Amerikan kuvvetleri gelsin bizi işgal etsin demenin Fransızcası. Amerikalı çuvalcı general aslında vaktinden önce öttü. Bu açıklamaları bir iki gazete küçük olarak gördü. Gerçek ise Türkiye’nin geleceğini karartacak kadar büyük.
Önce bir süredir hepimiz biliyoruz ki ABD Irak’tan çıkışta bizi Kürtlere bekçi olarak bırakmak istiyor. Bu aralar Barzani ile Davutoğlu’nun ve Erdoğan’ın kardeş olmaları da bu yüzden. Kürtler Amerikan kuvvetleri Irak’tan çıkar çıkmaz, Sünnisi Şiisi tüm Arapların başlarına çökeceğini biliyor.
Nasıl çökmesinler, petrolün üzerine oturdular şimdi de bölgede kendi sınırları içine bazı bölgeleri katmak istiyor. Bağdat hükümeti bu talepleri kabul etmediği gibi petrol konusunda da henüz tam anlaşmış değil. Orada birde PKK denen bela var. Bu gurup bize olduğu kadar halen aşiret mantığını terk etmemiş olan Barzani ve Talabani Kürtlerini de rahatsız ediyor. Zaten Kürt kardeşliği dışında şeyh ve ağa mantığına da karşı ve büyük darbe vurdu terör örgütü PKK
Bu durum bölgedeki herkes tarafından biliniyor. Amerika ise Afganistan olayını bitirmek için Irak’tan çıkmak zorunda. Bir zamanlar ABD kuvvetlerinin birkaç cephede çarpışır teorisi de bir süre önce çökmüştü. Yani Afganistan’da elini kuvvetlendirmek için Irak’tan çıkmak zorunda bir gurubu Afganistan’a kaydıracak. Zaten bir bölümünü de halen kaydırıyor.
Biliyorsunuz İsrail’inde başı kalabalık Kürt kardeşlerine yardım edebilecek durumda değil. Onlar daha büyük bir bela ile İran’ın nükleer tehdidi ile boğuşuyor. İşte tüm bu nedenlerle bir dönem Türk askerinin başına çuval geçirtmiş olan Amerikalı general şimdilerde Erdoğan hükümeti sayesinde Türk halkının başına bu çuvalı geçirmek istiyor.
Sanmayın bu dâhiyane fikirler Amerikalı generalin kendi fikri. ABD, Irak’a girerken bizim başımıza öreceği çorabın ölçüsünü bile hazırlamıştı. Odierno yalnızca bir emir kulu.
Hani bizim komşularla sıfır sorun tezinin mimarı Dışişleri bakanı var ya çok merak ediyorum Türk askerinin başına mavi miğfer geçirilerek Kuzey Irak’ta barış gücü aldatmacasıyla Kürtleri korumaya göndermeye ne diyecek ve ne düşünüyor? Suriyeli Esat bile uyarıyor. Hani bir zamanlar İsrail ile aralarında arabuluculuk yapmaya soyunduğumuz Suriye devlet başkanı Esat.
İsrail denince aklıma geldi, hafta başında İsrail Başbakanı Netanyahu Washington’daydı ve Obama ile görüştü. Sonuçta her ikisi de aynı açıklamayı yaptılar. Hani bizimkilerin ağzı açık bekledikleri Mavi Marmara veya Gazze konusunda ağızlarından tek kelime çıkmadı. Anlamak mümkün değil, nasıl ABD ile İsrail’in arasının kötü olabileceğini düşünürler. Bu da Amerika’yı bu gurubun hiç tanımadığını gösteriyor. Dışişleri Bakanı Davcutoğlu’nun Willard oteli lobisinde IMF konusundaki değerlendirmeleri de hiç aklımdan çıkmıyor ya.
Gelelim konumuza. Türkiye şu anda büyük bir tehlikenin kıyısında dolanıyor. Yani tam şu anda bıçağın sırtına yürüyoruz. Geleceğimiz torunlarımız için çok tehlikeli bir Türkiye bırakacağız. Ampul takımımı? Onlara ve işadamı olan çocuklarıyla Türkiye artık dar gelir, tüm dünya ya açılırlar. Ha diyorsanız ki Anayasa mahkemesi kararı, bırakın Allah’ınızı severseniz. Dünya’da hukukçulardan oluşmayan bir mahkemenin verdiği karar ne kadar dikkate değer? Ya başka ülkelerin anayasalarına bir bakın. Bizim gibi her 10 senede bir anayasa yapan dünyada kaç ülke var dersiniz?
Bu bizim hani Erdoğan diyor ya Demokrasi oyununun bir parçası. Onlar demokrat dedikçe bizimkilerde gerçekten ülkede demokrasi var sanıyorlar. Aslında herkes işin farkında. Gerisi laf salatası.