Bu Mantıkla Terörle Mücadele Buraya Kadar - Açık İstihbarat
Zamanında bir başka Genelkurmay Başkanının kurmay ekibine bir not yayınlamıştık. Büyük Türk düşünürü, yüce entellektüel, her gördüğü yeniliği ilerleme zanneden, kasaptaki ete soğan doğramayan ama kasapla köfte ekmek yiyen zat-ı muhterem Harp Akademileri'ndeki konuşmasında "farklı düşünme" adına bir örnek vereyim derken matematik ve mantık seviyesini de bütün çıplaklığı ile ortaya sermişti. Aşağıda o notumuzun tam metnini bulabilirsiniz. coupons for cialis 2016 blog.nvcoin.com prescription drug cardsbuscopan link buscopan plusarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cena
|
İlker Başbuğ'un dün (05 Temmuz 2010) Arena'da yayınlanan röportajını masaya yatırıp, onlarca noktasını eleştirebiliriz. Bu ülkede kurmay aklının tıkanmışlığına, kireçlenmişliğine ve körelmesine yönelik onlarca cümleyi cımbızlayıp ; yıllardan beri öne sürdüğümüz "Genelkurmay TSK'yı yönetemiyor" tezimizin altına yeni eklemeler yapabiliriz. Yapmayacağız. Resim ortada. Sözün bittiği yerde daha fazla lafa gerek yok. PKK'yı Çanakkale'de Türk Ordusu'na saldıran ordularla eş gösterecek bir söylem içerisinde olan Genelkurmay Başkanları; "ordu" yerine koydukları teröristlerinin siyasi uzantılarının kendilerine "sert konuşmasını" da sineye çekecekler artık. Dünkü konuşmadan sadece bir an ; Türkiye'de eğitimin öğrenciye temel mantık kavramlarını aşılamada ne kadar yetersiz kaldığı ve Türk insanının muhakeme yeteneğinin vatandaştan, Genelkurmay Başkanına; Başbakan'dan bakanına nasıl dumura uğradığını ortaya koydu. Hatırlarsınız Erdoğan geçenlerde "Herkes bir işçi alsa bir milyon kişiye iş bulunur" diye bir dahiyane formülle ortaya çıkmıştı. Her işveren bir kişi işe alacaktı ve böylece Türkiye'nin işsizlik sorunu çözülmüş olacaktı. Lafazanlık insanı rakamlar dünyasından uzaklaşır ve rakamların dünyasından uzaklaşan gittikçe kendi lafazanlığına muhtaç kalır. Erdoğan Türkiye'de 10 veya daha az işçi çalıştıran işletme oranının Türkiye'deki işletme sayısının çok büyük bir yüzdesini oluşturduğunu bilseydi veya bildiğini analiz etme yeteneği olsaydı; bir çok işletme için 1 ekstra işçinin istihdam seviyelerinde en iyi ihtimalle %10, en kötü ihtimalle ise %30-%50 istihdam artışına denk düştüğünü bilirdi. Düşük kur politikası altında ezilmiş bir ekonomide işçi çıkarmamaya çalışan bu işletmelere 1 işçi daha al demekle küfür etmek arasında ince bir çizgi var ve Tayyip Erdoğan bu çizginin ve yediği 1 milyon küfrün farkında değil. Çok geçmeden AKP hükümetinden yeni bir dahiyane fikir fışkırdı. Bu sefer fikrin fışkırtanı , AB'den sorumlu bakan olup da, kendisi hakkında yazılan eleştirilere dava açan ; AB standartlarınden kendisi bile nasiplenmemiş olan Egemen Bağış'tı. Bağış; profesyonel ordunun istihdam yaratacağı tezini savundu. Profesyonel ordunun maliyetleri, sosyolojisi, stratejisine girmiyoruz bile. Profesyonel ordunun yaratacağı istihdamın, ordu mevcudunun azalması ile işsizler ordusunda yaşanacak artış ile dengeleneceğini göremeyen bir bakandan sözediyoruz. Bu ülkeyi temsil etsin diye altına onlarca imkan serdiğimiz bakan. Ve bu dahiyane analizler , tespitler kervanına dün Arena'ya verdiği röportajla Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ da katıldı . Başbuğ mealen şöyle dedi: "TSK'nın terör örgütünü bitiremediği tezi yanlıştır. Bugüne kadar yaklaşık 26.000 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Terör örgütünun mevcudunun 5 bin olduğunu varsayarsanız, TSK terör örgütünü 5 kere bitirmiş demektir" Tekrar okuyun, yanlış okumadınız. Matematiğin bu kadar fütursuzca kullanıldığı bir başka örnek vardır elbet ama bu kadar yakına düşenine biz rastlamadık. Ülkenizin Genelkurmay Başkanının terör örgütünü bitirme matematiği ve bunla bağlantılı muhakemesi bu ülkeyi sevenler adına üzücü, düşmanları adına çok sevindirici bir noktada. Bu mantıkla bakarsak; yaklaşık bir 4500 terörist daha sonra PKK'yı 6. kez bitireceğimizi müjdeleyecekleri günler de yakındır. Darısı 7. PKK'nın başına. Zamanında bir başka Genelkurmay Başkanının kurmay ekibine bir not yayınlamıştık. Büyük Türk düşünürü, yüce entellektüel, her gördüğü yeniliği ilerleme zanneden, kasaptaki ete soğan doğramayan ama kasapla köfte ekmek yiyen zat-ı muhterem Harp Akademileri'ndeki konuşmasında "farklı düşünme" adına bir örnek vereyim derken matematik ve mantık seviyesini de bütün çıplaklığı ile ortaya sermişti. Aşağıda o notumuzun tam metnini bulabilirsiniz. Başbuğ'un terminolojisi ile PKK'nın "insan kaynağı" sorunu olup olmadığını bilemeyiz ama her 5 bin teröristte bir PKK'yı bitirdiğini zanneden Genelkurmay Başkanları; Her işletmenin bir kişiyi alması ile istihdam sorununun çözüleceğini zanneden Başbakanları; Profesyonel ordu ile Türkiye'de işsizlik sorununa çare bulacağını zanneden Bakanları, oldukça Türkiye'nin çok ciddi bir insan kaynağı sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Açık İstihbarat
|
|||||||