İstihbarat5 Temmuz 2010 00:00

Ajanların İtiraf Telaşı : Edelman Yalan Söylüyor; Berkan Doğru Söylese de Farketmez - Açık İstihbarat Özel

"Ergenekon" davasında yargılanan bazı isimleri ofislerinde nasıl tehdit ettiğinin ortaya çıkmayacağını zannediyorsan yanılıyorsun. (Bkz : Ergenekon tutanakları 21 Kasım 2008 tarihli 17. celse) AKP Büyükelçiliği'nin Ergenekon'dan tutuklanmasını istediği  88 kişinin listesini, 22 Ocak'taki dalga öncesinde  AKP hükümetine verdiğinizi bizzat Fehmi Koru tarafından Kanal 7'de açıklandığını  unutacağımızı düşünüyorsan yanılıyorsun. "AKP'ye yakın çevreler  darbeye inandırmak için sahte belge getirdi" yalanını şöyle değiştirmeni tavsiye ederiz...   cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilobuscopan link buscopan plus

Ajanların İtiraf Telaşı: Edelman Yalan Söylüyor; Berkan Doğru Söylese de Farketmez

Açık İstihbarat Özel

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun


Geçen haftayı tek kelimeyle özetleyin deseler şöyle derdik :

"İtiraflar Haftası"

Bu ülkenin her türlü çemberden geçmiş vatandaşları  olarak eniştenin öpüş zamanını da tarzını da kestiremediğimizden ve artık çok da yadırgamadığımızdan belki gözden kaçtı ama geçen hafta üç önemli kişinin üç kritik itirafı satır aralarından sırıttı gözümüze.

Önce İsmet Berkan çıktı sahneye ve Fetullahcı camianın yayın organlarından birine zamanında MİT'in kendisine ajanlık teklifinde bulunduğunu ifşa etti.

Bu teklif karşısında çok midesi bulandığına ve hatta teklifi kabul etmediğine de inanmamızı bekledi.

Daha da ilginci kendisinin nasıl MİT ajanı olmadığına inanmamızı bekleyen Berkan; aynı röportajda durup dururken Ankara'da bir başka gazetecinin ismini vererek, "zaten onun MİT ajanı olduğunu herkes bilir" diyerek garip bir ifşaatta da bulundu.

Burada durup şu ayrımı yapmamız gerekiyor :

MİT görevlisi iken gazeteci görevini üstlenen ve bunu başarı ile yerine getirene profesyonel denir. Mesleğini icra etmiştir.

Gazeteci iken MİT ajanı olana ise meslek maymunu denir. Mesleğine ihanet etmiştir.

İsmet Berkan profesyonel bir istihbratçıyı deşifre ederken , kendisinin bir meslek maymunu olmadığına inanmamızı bekliyor.

Hadi bizi bırakın okurlar bile Berkan'a inanmamış olacak ki, bakın bir kaç okur ilgili haberin altına nasıl imalı , "Atma İsmet Berkan, biz seni tanırız" mesajları bırakıyor...hem de Berkan'ın çıkmak bilmediği Cihangir'den selamlarla..

halk 23 Haziran 2010 Çarşamba 23:54

sayın berkan, başbakanla putinin soçi görüşmesi ile ilgili tek satır yazabilmişmi acaba? yada ergenekonda yargılananların başbakanın bulaştığı olaylarla ilgili ifadelerine yer verebilmişmi? efendim? bence siz o ajanlık teklifini kabul etmişsiniz :) ve şu an görevdesiniz ;)

Dursun Gezer 23 Haziran 2010 Çarşamba 23:22

Kendileri birinci elden çalışır. Şenkal gibi taşeronun ajanı olmaktansa doğrudan Şenkal'ın patronları hesabına çalışır. Naber İsmet, açtırma kutuyu söyletme kötüyü. Cihangir'den selamlar?...Anladın mı?

İsmet Berkan'ın kendisini aklarken, kendisi ile alakasız bir ismi deşifre eden bu röportajı sonrasında MİT görevlilerinin kimliklerini deşifre edilmesi ile ilgili bir yasal tatbikata uğrayıp uğramayacağını göreceğiz.

Tahminimiz uğramayacağı yönünde.

Nedeni malum:  İsmet Berkan "gazeteci", biz de keriziz ve bu ülkede yasalar sadece kerizlere karşı işletilir.

İsmet Berkan'ın bu garip röportajını Cezayir (bazıları Fransız der) sokağında ayazda kalmasına bağlayacaktık ki, bir baktık  eski gözağrımız Edelman, Berkan'ın ifşaatlerini gölgede bırakacak bir itirafta bulundu.

Zamanın Ankara gülü  eski ABD Büyükelçisi Edelman ; Çetin Doğan'ın kızı ve damadına yaptığı açıklamada, AKP'ye yakın isimlerin ABD'yi sahte belgelerle darbe olasılığına inandırmaya çalıştığını açıkladı.

Bak sen...

Türkiye'de son 3 yıldır darbe paranoyası üzerinden insanların hayatları karartılıyor, ülkenin temel taşları yerlerinden oynatılıyor Edelman hazretlerinin aklına "sahte darbe belgeleri" yeni geliyor...

Ve bir hamle ile kendini Ankara'da yaşanan süreçten sıyırıp; İsmet Berkan misali, "ben masumum, onlar bana sahte belge getirdi" savunmasına yatıyor. 

Yemezler Edelman!

O dönem Ankara'daki "cornucopia" günlerini.........

Ankara'da buluştuğun insanları ve mekanları.....

Zamanında "Ergenekon" sürecine belge taşıyıp da, süreç dönünce "ABD Büyükelçiliği bu işin arkasından çekildi" diye orada burada konuşanları...

FBI'ın "önleyici dava" konseptini nasıl uyguladığını.......

ABD Büyükelçiliğine yakın isimler üzerinden Ankara'da hangi sahte/dezenformasyon belgelerinin dolaştırıldığını ve bu belgelerin Ankara ve İstanbul'da  "darbe heveslisi" avlamak için nasıl kullanıldığını bilenler...

YEMEZLER EDELMAN!

O yüzden zamanında darbe fokurdatanların başında gelip, sonra İsmet Berkan misali bu işten sıyrılabileceğini zannediyorsan yanılıyorsun.

"Ergenekon" davasında yargılanan bazı isimleri ofislerinde nasıl tehdit ettiğinin ortaya çıkmayacağını zannediyorsan yanılıyorsun. (Bkz : Ergenekon tutanakları 21 Kasım 2008 tarihli 17. celse)

AKP Büyükelçiliği'nin Ergenekon'dan tutuklanmasını istediği  88 kişinin listesini, 22 Ocak'taki dalga öncesinde  AKP hükümetine verdiğinizi bizzat Fehmi Koru tarafından Kanal 7'de açıklandığını  unutacağımızı düşünüyorsan yanılıyorsun.

"AKP'ye yakın çevreler  darbeye inandırmak için sahte belge getirdi" yalanını şöyle değiştirmeni tavsiye ederiz...

"Hem AKP'yi, hem Genelkurmay'ı avucumuza almak için biz sahte belge ürettik, dolaştırdık"

daha doğru bir cümle olacaktır kanaatimizce. 

Dürüstlük, mesleğinin itibar ettiği bir kişilik özelliği değil o yüzden dürüst olmanı beklemek abes ama en azından bu sözde itiraflarını daha akıllı ve üsturuplu sallayabilirsin.

Hazır söz bir CIA (daha doğrusu ABD Devleti) ajanından açılmışken, bu garip itiraflar haftasının son vakasına getirelim sözü.

Yaşar Kemal'e.

Bu değerli romancımız; zamanında bir CIA ajanının kendisine ; "İşçi Partisi'nden ayrıl, seni yükseltelim" teklifinde bulunduğunu açıkladı. Zamanın İşçi Partisi'nden sözediyoruz tabiki.

Memleketteki bereketi görüyor musunuz?

Cihangir'den, Çukurova'ya kadar eli kalem tutana MİT'den CIA'ye iş teklif eden edene.

Bir de buna Ankara'da görev alıp da, durup dururken "sahte belge vicdanı" tutan resmi ajanları eklediğinizde tablo daha da renkleniyor.

Soru şu:

Zamanın müstakbel MİT ajanı İsmet Berkan'dan; CIA ajanı Edelman ve zamanın müstakbel CIA ajanı Yaşar Kemal'e herkes neden itiraflarda bulunmak için bu haftayı seçti.

Daha bu memlekette çok karpuz kesip kelek çıktığına şahit olacağımızdan; bu 

"ben ajan değilim o ajan"
"ben sahte belge hazırlatmadım, onlar hazırladı"
"ben CIA ajanı olabilirdim, olmadım"


pür telaşı niye?

Acaba diyoruz...

Bir yerlerde sağlam bir liste dolaşmaya başladı da, bu arkadaşlar bu listeye karşı ön mü alıyor?

Bu gidişle karışan izlerin sadece ata ve ite olduğu günleri bile arayacağız.

Gerçek at ve itlerin izlerinden vazgeçtik ; bir de at kılığında itlerle, it kılığında atların izleri başımıza bela.

Açık İstihbarat


Açık İstihbarat @ 2010