Org. Özkök: Türkiye'nin 17 Aralık'ta müzakere tarihi alması "başarı"(!)
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Türkiye'nin 17 Aralık'ta AB'den müzakere tarihi almasını "başarı" diye değerlendirdi ve "Müzakere süreci tüm kurumların koordineli çalışacağı bir dönem olacaktır" uyarısında bulundu. Özkök, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Türkiye'nin AB üyeliğiyle gireceği hızlı değişim sürecine ayak uyduracak kadrolara sahip olduğunu söyledi.fusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cena
Çizgi Ötesi adlı dergide Orgeneral Hilmi Özkök'ün Harbiyeli öğrencilerle yaptığı bir söyleşiye yer verildi. Kara Harp Okulu öğrencilerinin sorularını yanıtlayan Orgeneral Özkök, Türkiye'nin AB üyeliği süreciyle igili değerlendirmelerde bulundu. Özkök, 17 Aralık zirvesinde alınan müzakere tarihi için, "başarı" nitelemesini kullanarak, "AB'ye girmek bir devlet politikasıdır ve halkımızın yüzde 75'i tarafından desteklenmektedir. Türkiye bütün zorluklarına rağmen kendi kartlarını iyi oynayarak 17 Aralık 2004 tarihindeki zirvede müzakere tarihi almayı başarmıştır" dedi.
BİZ BAŞINDAN BERİ DESTEKLEDİK
Müzakere tarihi alınmasıyla AB ile ilişkilerde uzun sürecek yeni ve zorlu bir sürece girildiğini belirten Özkök, "TSK olarak biz ülkemizin AB hedefini başından beri destekledik ve ülkemizin savunması ve güvenliğiyle ilgili görüşlerimizi yasal platformlarda dile getirdik. Müzakere süreci tüm kurumların koordineli çalışacağı ve ülkenin genelini ilgilendiren bir dönem olacaktır" şeklinde konuştu.
Genelkurmay Başkanı Özkök, Türkiye'nin AB üyeliğiyle birlikte gireceği hızlı değişim sürecine vurgu yaparken de, "TSK bu hızlı değişime ayak uyduracak nitelikte kadrolara sahiptir" dedi.
Özkök, AB'nin savunma ve güvenlik alanında kollektif değil, daha çok kriz yönetimini esas alan büyük çaplı birlikler yerine kriz anında biraraya gelerek olay bölgesine giden küçük çaplı birliklere göre yapılanmayı amaçladığını söyledi. Orgeneral Hilmi Özkök, AB'ye üyelik perspektifiyle doğru orantılı olarak kriz yönetim alanında değişiklik yapılmasının gerekmesi halinde bunu değerlendirerek gerekli düzenlemeleri yapacaklarını da ifade etti.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Türkiye'ye yönelik risk ve tehditleri, "Bölücü ve irticai faaliyetler, uluslararası terörizm, uyuşturucu trafiği ve yasa dışı göç, komşu ülkelerdeki istikrarsızlık, Kuzey Irak sorunu, kafkaslar, sU sorunu, kitle imha silahları" diye sıraladı.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Harbiyeliler ile söyleşisinin devamında savunma ve güvenlikten AB'ye, TSK'nın hedeflerinden iç ve dış tehdit tespitlerine, Atatürk ilke ve devrimlerinden çevre sorununa kadar çok geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Özkök'ün kapsamlı mesajlarının yer aldığı röportaj şöyle:
"ÇİZGİ ÖTESİ: Komutanım; müsaadelerinizle Çizgi Ötesi dergisi olarak sorularımıza başlamak istiyoruz. Dergimizi yakından takip ettiğinizi, önceki dönemlerde elektronik posta mesajları gönderdiğinizi biliyoruz, bu nedenle şükranlarımızı arz ediyoruz. Bu yoğun ortamda da Çizgi Ötesi'ni takip edebiliyor musunuz? Dergimiz hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
HARBİYELİLER EDEBİ YÖNLERİNİ GELİŞTİRMELİ
ORGENERAL ÖZKÖK: 'Yazmak Gelecekte Yaşamaktır' sloganıyla, 1993'ten beri yayın hayatını başarıyla sürdüren Çizgi Ötesi'ni ve benzeri diğer yayınları fırsat buldukça takip ediyorum... Özellikle, son yıllarda hızla kaybolmaya başlayan 'yazı yazabilme' yeteneğinin bu tür yayınlarla önemli ölçüde artacağına inanıyorum. Bu sebeple, tüm Harbiyelilerin dergiye katkıda bulunmasının çok önemli olduğunun altını çizmek istiyorum.
ÇİZGİ ÖTESİ: Bu yüzyılda TSK'da görev yapacak subaylarda bulunması gereken temel nitelikler neler olmalıdır?
SİLAHA BASARAK YAPTIĞIMIZ YEMİNE BAĞLIYIZ
ORGENERAL ÖZKÖK: Her şeyden önce, TSK mensupları olarak bizlerin en büyük rehberi, bu mesleğe girerken silâha el basarak namus ve şerefimiz üzerine yaptığımız yeminimizdir. Yeminimize bağlılık esastır. TSK personeli, TSK İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinde belirtilen ve asker kişilerde bulunması gereken niteliklere sahip, liderlik özellikleri gelişmiş, yeterli fizikî yeteneği kazanmış olmalıdır. Askerî personel, karşılaşılan sorunların karmaşık yapısını sistematik bir düşünce ile analiz edebilmeli, ortak bir vizyon oluşturmalı, bu vizyona yönelik hedefleri belirlemeli ve vizyonunu astlarıyla birlikte paylaşmalıdır. Ayrıca, TSK'nin her ferdi; Atatürkçü düşünce sisteminin takipçisi, O'nun İlke ve devrimlerini özümsemiş, millî çıkarları her türlü değerin üzerinde tutan, Türk vatanına, Türk milletine, Cumhuriyete, Bayrağa ve Türk diline sarsılmaz bir inançla bağlı olmalıdır.
Büyük Önder Atatürk'ün bizlere hedef olarak gösterdiği batı medeniyetinin bugünkü noktaya ulaşmasının temelinde; çok çalışma, yaratıcı ruh ve kanunlarla belirlenmiş kurallar yatmaktadır. Bu sebeple, aynı zamanda bir hukuk kurumu olan TSK'nın her ferdi; kendi hakkını ve hukukunu bilmeli, aynı zamanda astlarının hak ve hukukunu koruyan niteliklere de sahip olmalıdır. Doğruluk, dürüstlük, iyi ahlâklı olmak askerlikte ayırt edici müspet nitelikler değil, olmazsa olmaz niteliklerdir. Bu bağlamda altını tekrar önemle çizmek isterim ki, komutanlar; astlarının fikirleri bastırmamalı, kurutmamalı, tam aksine coşturmalıdır. Her lider; astlarının yeteneklerini, kişiliklerini çok iyi bilmeli ve her birine karakterleriyle uyumlu farklı yaklaşımlar uygulayarak örgütün verimliliğini artırmalıdır. Otoriter lider olmaktan ziyade ikna edici lider olmak için çaba sarf edilmelidir. Bu özelliğe ise çok çalışmakla, çok bilmekle ve ilkeli hareket etmekle sahip olunabilir.
Diğer taraftan, vatan için yaptığımız her şey, vatanımızı çok sevdiğimizdendir. İcra edilen bütün faaliyetler yurt sevgisi temeline dayandırılmalıdır. Yurt sevgisi, ömür boyu vatana hizmet bilincinin yerleştirilmesini ve ülkenin bekasına katkı sağlayan bir hizmet olarak değerlendirilmelidir.
BÖLÜCÜ TERÖR VE İRTİCA
ÇİZGİ ÖTESİ: Ülkemiz; bulunduğu jeopolitik konum itibariyle dünyada potansiyel tehdit bölgelerinin ortasında, büyük güçlerin çıkar mücadelelerinin merkezinde yer almaktadır. Bizi ileride nelerin beklediğini düşünüyorsunuz?
ORGENERAL ÖZKÖK: Özellikle 'Karar verme döngüsü' geçmişe göre çok daha hızlı dönmektedir. Bu hız, karargahların çalışma şekline ve ileriye dönük yapılacak değerlendirmelere de temel oluşturmaktadır. Nitekim Türkiye'nin konumuna baktığımızda, Türkiye jeostratejik ve jeopolitik olarak dünyanın en hassas bölgelerinden birisinde bulunmaktadır. Türkiye, içinde bulunduğu bu zor coğrafyada eskiden sadece simetrik tehditlerle karşı karşıyayken, günümüzde karşılaşılan risk ve tehditler simetrikten asimetriğe doğru geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Bu geniş yelpaze; bölücü ve irticai faaliyetler, uluslararası terorizm, uyuşturucu trafiği ve yasa dışı göçle mücadele gibi asimetrik özellikli risk ve tehditlerle, komşu ülkelerde oluşabilecek istikrarsızlıklar, K.Irak'ta ortaya çıkabilecek istenmeyen oluşumlar, Kafkaslardaki istikrarsızlıklar, su sorunu ve Kitle İmha Silahları (KİS) tehdidi gibi Türkiye'nin güvenliğini olumsuz yönde etkileyebilecek ve yüksek yoğunluklu bir çatışma ortamı oluşturabilecek simetrik risk ve tehditleri de kapsamaktadır.
HARBİYELİLERİN BEYİN FIRTINASI
ÇİZGİ ÖTESİ: Bu kapsamda; geleceğin komutanları, Harbiyelileri yetiştiren öğretmenlerimiz, takım ve bölük komutanları ile Harbiye'den beklentileriniz nelerdir?
ORGENERAL ÖZKÖK: Harbiyeliler yetiştirilirken özellikle; teknoloji ile uyumlu, onu kullanabilen, yaratıcı, karar verme ve uygulama yeteneği gelişmiş, çok çalışkan, ahlaki değerlere bağlı, fazilet sahibi, onurlu, hukukun üstünlüğüne inanmış, astın ve üstün hukukuna riayet eden ve mesleki nitelikleri yüksek bir insan profili esas olarak alınmalıdır. Bizim için önemli olan eğitim alan personelin bilgiyi araştırması, bilgiyi etkin olarak kullanması ve kullandıkça yeni bilgi üretebilmesidir. Ezberden kesinlikle kaçınılmalıdır. Ayrıca, geleceğin liderleri olan Harbiyelilere, analizlerini daha mükemmel yapabilmeleri için, vizyon, İstatistiksel Süreç Kontrol (İSK) (beyin fırtınası, sebep sonuç analizi vb.) teknikleri gibi modern sorgulama yöntemlerini, problemlere sistem yaklaşımıyla çözüm bulma gibi konuları öğretmeliyiz.
ATATÜRKÇÜLÜK FARI
ÇİZGİ ÖTESİ: Bir askeri öğrenciyi subaylığa ve mesleğinin zirvesine taşıyabilecek tüm aşamaları çok büyük başarılarla geçmiş bir başkomutanımız olarak; istikbalin komutanları, Harbiyelilere tavsiye edeceğiniz en önemli konular nelerdir?
ORGENERAL ÖZKÖK: 21'İnci yüzyılda TSK'ye komuta edecek komutan adayları olarak sizden beklenileni verebilmek maksadıyla; kendinizi yetiştirmek üzere öğrenci olarak bulunduğunuz bu dönemde her şeyden önce çok çalışmak zorundasınız. Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucuları olarak; dünyadaki gelişmeleri ve Türkiye'yi bekleyen değişim gerekleriyle tehditleri çok iyi etüt etmelisiniz. Bütün gayretiniz ve asıl hedefiniz, büyük önder Atatürk'ün işaret ettiği gibi, Silahlı Kuvvetlerimizi, Türkiye Cumhuriyeti'nin diğer kurum ve kuruluşlarıyla beraber, çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmaktır. Unutulmamalıdır ki, TSK'nın her ferdi; laik ve demokratik Cumhuriyet'e gönülden bağlı, çağdaş değerlerin ve dünyadaki gelişmelerin bilincinde olarak, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü ve bekası için içtiği anda bağlı kalarak büyük bir azim ve özveri ile çok çalışmak mecburiyetindedir.
Geçmişte olduğu gibi, bundan sonra da bütün faaliyetlerimizde bize şevk ve heyecan veren, yolumuzu aydınlatan ana rehber Atatürkçü düşünce sistemi olacaktır. Bu düşünce sistemi, sizler tarafından günümüze taşınacak olan Atatürk'ün düşünce sistemi olarak devinmelidir. Atatürkçülük bir arabanın farı gibidir, biz ilerledikçe o yolumuzu gene aydınlatıyor.
Son olarak; çevreyi korumak sıradan insanların işidir. Sizler çevreyi korumanın yanında onu geliştirmenin ahlak kabul edildiği bir mesleğin mensuplarısınız. Çevrenin ancak su sayesinde var olabileceğini unutmayarak, su tasarrufu üzerinde önemle durun.
SİGARA ANISI
ÇİZGİ ÖTESİ: Komutanım son olarak özel bir soru sormak istiyoruz. Harbiyeli Hilmi Özkök'ü ve Harp Okulu'nda unutamadığınız bir anınızı anlatabilir misiniz?
ORGENERAL ÖZKÖK: Harp Okuluna geldiğim gün beni ilk etkileyen okulun temizliği oldu. Bahçede içtiğim sigarayı atacak yada söndürecek yer bulamadım. Ancak ilk ay başında Harbiyelilere subay sigarası satıldığını gördük. Öğrenci olarak subay sigarası içmek çok cazip olacak ki ben de yarım kilo aldım ve sigara tiryakiliğim bu yüzden ateşlendi. Demek ki o yıllarda sigaranın zararları bugün ki kadar bilinmiyormuş.
Paylaşacağım sonuncu anım yaz eğitimlerine gittiğimiz Menteş Kampı'na ilk devre olarak bizim gittiğimizdir. Çadırlarda, ot doldurarak üstüne yattığımız yatak ve yastıklarda geçen ilk gecemiz unutulacak gibi değildi. İlk gece tatbikatında biz yabani domuzlardan, onlar da bizden çok korkmuştuk. Plajlar deniz kestaneleri ile o kadar doluydu ki, her Harbiyeli on tanesini toplayıp Takım Komutanına teslim etmeden denize giremiyordu. Zorluklarla birlikte yaşamayı ve onları aşma yolunu bulmayı daha o günlerde öğrenmeye başladık.
ANKA
ABHaber 02.05.2005