Küresel Şebekeler25 Haziran 2010 00:00
Avustralya'da Maden Şirketi Vesayeti
“Maden şirketlerine hükümetimizin kapısını açıyoruz. Onlardan bize açık görüşlü yaklaşmalarını umut ediyoruz” dedi. Gillard seçimle işbaşına gelmediğini hatırlatarak en kısa zamanda erken seçime gidileceğini de belirtti. Bu açıklamanın ardından madencilik devlerinden Rio Tinto’nun hisseleri yüzde 1.7, BHP Biliton’un hisseleri yüzde 1.3 oranında değer kazandı. BHP Biliton, değişimi memnuniyetle karşıladığını, yeni hükümetle çalışmaya istekli olduğunu duyurdu. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acne
|
Avustralya’da 12 yıllık sağ iktidara 2007’deki seçim zaferiyle son veren solcu Kevin Rudd, başbakanlık koltuğundan parti içi sessiz bir ‘darbeyle’ uzaklaştırıldı. Rudd’un ekonominin belkemiğini oluşturan maden sanayine ağır vergiler getiren yasa tasarısı hazırlamasının ardından gelen darbeyi Başbakan Yardımcısı Julia Gillard organize etti. Dün İşçi Partisi liderliğiyle başbakanlık görevlerini Rudd’dan devralan 48 yaşındaki Gillard, Avustralya’nın ilk kadın başbakanı oldu. Son dönemde halk desteği düşüşe geçen Rudd, çevreciliğiyle tanınıyordu. Ancak küresel ısınmayla mücadele için şirketlerin karbondiyoksit salınımı sertifikası alışverişi yapmalarına yönelik yasayı parlamentodan çıkaramadı. Büyük madencilik şirketlerineyse milyarlarca dolarlık gelirlerine rağmen vergi ödememe suçlaması yöneltip 2012’den itibaren yüzde 40’a varan vergi koymak için tasarı hazırladı. Üstelik tam da seçimin yaklaştığı sırada... Başta BHP Biliton olmak üzere, önde gelen maden şirketleri, hükümete karşı kazan kaldırıp, Rudd aleyhine propagandaya başlamıştı. Bunun üzerine ‘Rudd’un zedelenen imajı yüzünden seçimi kazanma ihtimalinin kalmayacağı’ kaygısı İşçi Partisi’ne yayılırken, Gillard harekete geçti. İlk mesajı madencilere Çarşamba akşamı olağanüstü toplanan parti grubu oybirliğiyle yeni genel başkanlık seçimi yapılmasını kararlaştırdı. Alaşağı edileceğini anlayan Rudd toplantıyı terk derken, Gillard oybirliğiyle yeni lider seçildi. Kadın başbakan, ilk basın toplantısında, Rudd liderliğinde hükümetin iyi yönetim yolundan saptığını, bu nedenle harekete geçme ihtiyacı duyduğunu savundu. Maden şirketlerine hükümet karşıtı reklamlara ara vermeleri çağrısı yapan Gillard, “Maden şirketlerine hükümetimizin kapısını açıyoruz. Onlardan bize açık görüşlü yaklaşmalarını umut ediyoruz” dedi. Gillard seçimle işbaşına gelmediğini hatırlatarak en kısa zamanda erken seçime gidileceğini de belirtti. Bu açıklamanın ardından madencilik devlerinden Rio Tinto’nun hisseleri yüzde 1.7, BHP Biliton’un hisseleri yüzde 1.3 oranında değer kazandı. BHP Biliton, değişimi memnuniyetle karşıladığını, yeni hükümetle çalışmaya istekli olduğunu duyurdu. İlk kadın başbakan Britanya’nın Galler bölgesinde doğan ve çocukken akciğer rahatsızlığı geçirince ailesiyle ülkenin göçen Gillard, Avustralya’nın 87 yıl sonra yurtdışında doğmuş ilk başbakanı oldu. Meslekten avukat, eğitim ve işçi haklarıyla ilgili bakanlıkları yürütmüş, eli maşalı Gillard, evli ve çocuklu değil, kuaför sevgilisiyle beraber yaşıyor. ‘Devrik lider’ Rudd ise, eşi ve çocuklarıyla medya mensuplarına yaptığı veda açıklamasında gözyaşlarına hâkim olamadı. Kyoto Protokolü’nü imzalamak ve Avustralya yerlilerinden özür dilemek gibi icraatlara imza atmış Rudd, “Avustralya halkının bana verdiği görevi en iyi şekilde yerine getirmekten gurur duyuyorum” derken, selefi ve partisi hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Yerlilerden özür dilemişti ‘Kevin Rudd van Nistelroy’, ‘Kelvinatör’, ‘Ruddy Duddy’ ‘Ruddkit’ gibi lakapları olan Avustralya Başbakanı, yoksul babasının çiftliğinde geçirdiği çocukluğunda kazandığı çevre bilincine sadık bir lider. Griffith bölgesinden 1998’de vekil seçildiğinde ilk işi Brisbane Havaalanı’na ek asfalt döşenmesine karşı çevreci hareket başlatmak oldu.;; Sanat okulu mezunu, sıkı teknoloji tutkunu. Twitter’dan Facebook’a tüm iletişim kanallarını kullanıyor. 1981-1988 yıllarında çalıştığı Dışişleri’nde Mandarin’i sökerek sıkı Çin uzmanı oldu. İşçi Partisi’nin lideri seçilince ‘eğitim şart’ sloganı ve otomotiv sanayiinde üretcileri ürküten ama doğanın yüzünü güldürecek vaatlerde bulundu. Yarattığı değişim dalgasıyla 2007 seçiminde Liberalleri çökertip iktidara geldi. Başbakan sıfatıyla ilk resmi imzasını Kyoto Protokolü’ne attı. Şubat 2008’de neredeyse 150 yıl gecikmiş borcu ödeyerek 1869-1969 yıllarında çocukları zorla alınmış, Avrupalı beyaz sömürgecilerin elinden her türlü şiddete maruz kalmış Aborjinlerden özür diledi. Irak işgaline ülkesinin katkısına son verirken, ‘terörizm merkezi’ dediği Afganistan’a katkılarını esirgemedi.
|
||||