|
Allah bu millete öyle büyük zenginlik ve kaynaklar nasip etmiş ki,
Yabancıların tespitiyle, yeraltında 3 katrilyon dolarlık işlenmemiş
maden kaynaklarımız var.
Bor, Toryum, Uranyum, Altın, Gümüş, Bakır, Demir, Petrol, Doğal gaz,
Mermer yatakları vs. hazine üstünde oturmuş dilencilere benziyoruz.
Tamı tamına 3 katrilyon dolar.
Bütün bu kaynaklar, doğmuş ve doğacak olan, bu milletin tamamına ait,
yani hepimizin. Bir de bu kaynakların yabancıya peşkeş çekilmesine
müsaade etmez, Devlet millet ortaklığı ile işlersek, en az 1'e 10 değer
kazanır 30 katrilyon dolar eder.
Bu ne demek biliyor musunuz? Türkiye'nin nüfusunu onla
çarpın, kıyamet sabahına kadar bu milleti, bir eli yağda bir eli balda
bakar ve geçindirir.
Sadece Gümüşhane
ilimizin altındaki maden kaynaklarımızın değeri işlendiği zaman 120
trilyon dolar ediyor buda Türkiye'ye en az 100 yıl yeter.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş,
Gümüşhane'de katıldığı "Eko Analiz" programında çarpıcı açıklamalarda
bulundu.
Gümüşhane'deki altın rezervine ilişkin dedikodu çıkaranlara cevaben,
"Bu topraklar
altında bulunan servet sizlere aittir. Şimdi aleyhimize yazı yazan
kardeşim beni iyi dinlesin. Ben senin hakkını savunuyorum"
dedi.
Gümüşhane'de yerin
altında Türkiye'yi 100 yıl besleyecek altın madeninin olduğunu fakat bu
altın madenini işleten firmaların bunu gizlediğini vurguladı.
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, madenlerde eskiden yüzde 15
olan verginin AK Parti hükümeti döneminde yüzde 2'ye düşürüldüğünü,
buna rağmen Gümüşhane'de altın çıkaran firmanın geçtiğimiz yıl 38
milyon TL vergi ödediğini belirterek, madenin olduğu bölgede 1 ton
toprakta 126 gram altın olduğu halde firmanın bunu 10 gram olarak beyan
ettiğini söyledi.
Türkiye'nin son yıllarda yaptığı Kamu İktisadi Teşekkülleri'nin (KİK)
özelleştirmelerini de ağır bir dille eleştiren Prof. Dr. Haydar Baş, 38
milyar TL masraf edilerek özelleştirilen KİK'lerin 38 milyar TL'ye
satıldığını, satılan bu KİK'lerden satılmadan önce Devlete yılda 70
milyar TL vergi verdiklerini söyledi.
Devlet- millet olgusuna vurgu yapan Prof. Dr. Baş, şunları söyledi:
"Devleti güçlü
olmayan milletten asla bir şey olmaz. Sizin eğer devletiniz varsa
milletiniz var demektir. İki şeye çok önem veririm. Devlet ve millet
artı asker ve millet. Bu iki ana kurum kimi bekler, kimi korur: Milleti
bekler ve korur.
Devletiniz yok, ordunuz yok o zaman sizin adınıza millet denmez.
Yıllardan beri devlet ve ordu düşmanlığı yapılıyor. Ben bunu konuştuğum
zaman derin devletin adamı diyorlar. Eğer bu kurumlar olmazsa, millet
denilen kurum asla olamaz. Millet olarak tarih sahnesinde kalabilmemiz
için mutlaka bu kurumların devamı şarttır. Bu millete ömür biçenler
yanılıyorlar. Tarihin en güçlü milleti, en güçlü devleti ve en güçlü
ordusu bizimdir."
(Açık
İstihbarat : Yazının geri kalan kısmına, açık parti
propagandası içerdiği için, yayın politikamız gereği yer verilmemiş;
bilgi içeren kısmı aktarılmıştır.)
|